Okullar açıldı. İyi dilek ve temennilerin yanında oldukça hararetli tartışmalar da beraberinde geldi. TEOG’un kaldırılması, şimdilik yeni sınav sisteminin belirsizliği, ders kitaplarındaki garabet derken akılları karıştırmaya müsait bir ortam yine mahir eller tarafından oluşturulmaya çalışılıyor.

Okulların ilk günü öğrencilere ücretsiz ders kitaplarının yanında 15 Temmuz ve şehitler anısına hazırlanan bir kitapçıkları da dağıtıldı. Elbette 15 Temmuz’un açık ve gizli destekçileri bu kitapçıktan rahatsız oldular.

15 Temmuz kitapçıkları ile okullara siyaset sokuluyor diyerek hedef şaşırtmak isteyenler 15 Temmuz ve siyaset ifadelerini bilinçli olarak yan yana kullanıyorlar. Amaçları; 15 Temmuz ruhunu incitmek, değerini düşürmek.

Elinde kitapçık ile okullara koşan veliler var. Okulda siyaset yapmayın diyerek kitapçıkları çöplere atanlar oldu. Bunlar zaten bütün hafta boyunca göz önünde idi.

Okula nefes nefese gelen velilerin 15 Temmuz akşamı nerede olduğunu tahmin etmek çok da zor değil.

15 Temmuz siyaset değil bir milletin tarihten aldığı güç ile vatanına sahip çıkma gecesidir. Çarpıtmak isteyenlerin kime hizmet ettiği de aşikâr.

Ders kitaplarındaki kirli eller

Ders kitaplarının içinde yer alan akla ziyan metinler, karikatürler tek tek orta çıkıyor. Neden tek tek çıkıyor, malum olan şu ki kitapların sayfaları açıldıkça görülüyor bu çarpık zihniyetin kirli elleri.

Şimdi düşünmek gerek. 15 Temmuz öncesi ders kitaplarında neden böyle şeyler yoktu?

Kitap inceleme komisyonları var. Öğretmenlerden, akademisyenlerden, uzmanlardan kurulu bir inceleme komisyonu bir kitabı iki ay gibi bir sürede inceliyor. Sonra Talim Terbiye’de bir araya gelerek ortak bir inceleme daha yapılıyor.   

Daha sonra üst kurul da incelemesini yapıyor ve ortaya çıkan rapor neticesinde kitabın basımına karar veriliyor.

O zaman düşünülmesi gereken nokta şu; bu kadar kişinin gözünden kaçma ihtimali var mı bu kasıtlı metinlerin?

Sanmam. Bir kişinin gözünden kaçsa birinin görmesi gerekmez mi?  Elbette herkes alanına göre inceliyor kitapları. Türkçeci imlâ noktalamaya bakıyor, kitabın alan öğretmeni kazanımlar noktasında ve bilgi doğruluğu açısından inceleme yapıyor. Yani kitaptaki bir metin en kötü ihtimalle dört kişi tarafından kesin olarak okunuyor.

Dört kişinin dikkatinden kaçan bu metin diğer üyeler tarafından da görülmeyip baskıya gidiyorsa kitap bir yerlerde aksaklık var demek ki.

Kitabı inceleyen komisyon belli. Mesela Sosyal Bilgiler kitabında yer alan metin özellikle kaleme alınmış. Kasıt apaçık ortada. Metni yazandan başlayıp tüm komisyona gerekli yaptırımlar uygulanmalı.

Komisyon üyeleri özellikle mi seçildi mi gibi soru işareti için de biraz daha üstlere çıkmakta fayda var.

Kitapların sayfaları açıldıkça bizleri kirli ellerin daha ne gibi oyunları karşılayacak göreceğiz. Hainlerin oyunları bitmez. Bu yüzden 15 Temmuz ruhu unutulmasın. Bu ruhu incitmeye çalışanların da yaptıkları yanlarına kâr olarak kalmasın.


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.