Darbe kelimesi bizim kuşak için oldukça yabancıydı. Hayatımızda hiç darbe görmemiştik, bilmiyorduk! Sokağa çıkma yasağı, olağanüstü hal, ekonomik buhran, siyasal problemler hep söyleniyordu büyüklerimiz tarafından… Televizyonlardan izlemiş, kitaplardan okumuştuk darbenin ne olduğunu… Ta ki 15 Temmuz hain darbe girişimine kadar…

15 Temmuz gecesini gelin hep beraber hatırlayalım…

Saat 22.00 sularıydı… İstanbul’da o günkü adıyla Boğaziçi ve Fatih Sultan Mehmet köprüleri askerler tarafından kapatılıyordu… Kapatılıyordu ama ne bir sebep, ne bir gerekçe vardı… Tam bu esnada sosyal medyada birçok spekülasyon meydana geliyordu. Kimine göre asker tatbikat yapıyordu, kimine göre ise bir takım ihbarlar vardı… Ama bir gerçek vardı… Bazı şeyler olağan dışıydı… Tam bu esnada Ankara'da ise eş zamanlı olarak F-16 savaş uçakları alçak uçuş yapmaya başlamıştı. Jetler geçiyordu vızır vızır başımızın üstünden…

Evet! Ters giden bir şeyler vardı…

Saat 22:30 civarında Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından bütün emniyet mensupları acil olarak göreve çağrıldı. Tüm bunlar yaşanırken sosyal medyada yavaş yavaş darbe çığırtkanları hortlamaya başladı. Vatandaşların bir kısmı “yıl olmuş 2016... Bu zamanda da darbe olur mu?” diyorlardı…  Ama gelen haberler ne yazık ki tam da bu yöndeydi. Bu hareketlilik yaşana dursun Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) binasına askeri bir helikopterle ateş açılıyordu… Artık bunun bir darbe girişimi olduğu açıktı!

15 Temmuz medyanın da önemli bir imtihanıydı…

Bundan önceki darbelerde Türkiye tek kanallıydı. 1990’lı yıllara kadar yalnızca devletin yayın organı olan TRT vardı. İnternet yoktu, sosyal medya yoktu. Medyaya el koymak ve susturmak oldukça kolaydı. Darbe bildirisi televizyondan okundu mu herkesin haberi oluyor ve süreç hızlı bir şekilde işliyordu.

Ama yıl 2016’ydı... Onlarca ulusal televizyon kanalı ve radyo istasyonu vardı. Üstüne üstlük internet siteleri ve sosyal paylaşım ağları da cabasıydı. Darbe girişimi gecesi TRT’de de hareketli saatler yaşandı. Stüdyoyu basan bir grup FETÖ’cü asker, haber spikeri Tijen Karaş'a “Yurtta Sulh Konseyi” adına asla hatırlamak istemediğimiz darbe metnini silah zoruyla okuttu. Ülkesini, devletini, milletini seven herkes şoktaydı ve bu hain darbe girişimini asla kabul etmiyordu. Bir güruh ise el ovuşturmaya başlamış, banka ATM’lerinin önlerinde para çekme, süpermarketlerde alışveriş yapma yarışına girişmişti bile…

 15 Temmuz gecesi medyanın önemi bir kez daha ortaya çıktı!

FETÖ’nün asker kılıklı teröristleri devletin her organını zapt etmeye ve halka korku salmaya başlamıştı. İşte tam bu esnada belki de gecenin gidişatını değiştirecek bir olay yaşandı. Marmaris'te bulunan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, CNN Türk canlı yayınına görüntülü telefon görüşmesi ile bağlandı. Milyonlarca kişi Türk medya tarihinin belki de en önemli ve en hayati olayına şahit oldu!...

Erdoğan, bu darbe girişiminin Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından yapılmadığını ifade etti ve bütün halkı; vatanı müdafaa adına meydanlara, köprülere ve hava limanlarına davet etti. Bir yandan bütün camilerden sela okunmaya başladı ve bugüne kadar her türlü engel karşısında dimdik duran ve mücadeleden asla yılmayan büyük Türk milleti ise devletinin bekası için canını feda etmeye ant içti.

Türkiye Büyük Millet Meclisi bombalandı, yayın kuruluşları basıldı…

Bu gece TBMM’ye bombalar yağdırılması tarihimizin kara bir lekesi olurken, CNN Türk’ün yayınının kesilmesi, Hürriyet’in basımının durdurulması, Digiturk'un yayınlarının bloke edilmesi, Türksat Gölbaşı tesislerinin bombalanması medyanın görevini yapamaması ve halkın doğruları öğrenememesi adına darbecilerin son çırpınışlarıydı.

 Darbe girişimi gecesi FETÖ’cü askerlerin olanca baskı ve çabalarına rağmen Anadolu Ajansı büyük bir başarı ve fedakârlık örneği gösterdi. Bütün medyayı besleyen ve doğru haber akışını sağlayan Anadolu Ajansı en net ve açık bilgiyi aktaran yayın organı oldu. Darbe gecesinin aydınlanmasını sağlayan Anadolu Ajansı görevini layıkıyla yerine getirdi. Sosyal medya ise 15 Temmuz gecesi etkin bir rol oynadı. Özellikle Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın televizyondan yaptığı hayati çağrı sosyal paylaşım ağlarında büyük yankı uyandırdı. Kısacası medyanın ne kadar önemli olduğu bir kez daha ortaya çıktı!

Peki 15 Temmuz nedir bizler için?

15 Temmuz; bir halkın yeniden doğduğu gündür.

15 Temmuz; bir milletin kahramanlık destanı yazdığı gecedir.

15 Temmuz; Türkiye’nin yeniden dirilişinin, yeniden yükselişinin başladığı andır.

15 Temmuz, bir milattır!

15 Temmuz şehitleri, gazileri her zaman baş tacıdır. 15 Temmuz gecesinin simge ismi Ömer Halisdemir, mücadelenin adıdır. Vatan tüm şehitlerimize, tüm gazilerimize minnettardır.

15 Temmuz’ların bir daha yaşanmaması en büyük temennimizdir. Yüce Allah bir daha bizlere böyle bir gece yaşatmasın inşallah…

Haftaya kadar kalın sağlıcakla…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Müslim akcan 2018-07-15 08:15:47

Rabbim bir daha yaşatmasın o kötü günü

Avatar
Feyyaz Aydıntaş 2018-07-15 00:07:59

Hocam kalemine sağlık. İyi ki varsın.

Avatar
Altan koşar 2018-07-15 11:58:41

Bu gece köprüdeyiz hocam. Unutmadık. Yüreğine sağlık

Avatar
Azmi Keleşoğlu 2018-07-15 15:36:29

Kalemine sağlık hocam. Rabbim böyle kötü bir geceyi bir daha yaşatmasın inşallah

Avatar
Serkan Süleyman Şahin 2018-07-15 16:47:02

Medya elinden geleni yaptı. Hepsini tebrik ederim.

Avatar
Yaşar Doğru 2018-07-15 22:41:18

Unutursak kalbimiz kurusun!!!

Avatar
Aysel kılıç 2018-07-15 16:20:42

bizim için çanakkale neyse 15 temmuz da odur.

Avatar
Halis Başoğlu 2018-07-16 08:35:26

Dün köprü gerçekten çok güzeldi. Biz birlikte güzeliz.

banner623

banner624