Bunca seçim geçirdim, ayıptır söylemesi, bunca seçimin sonucunu en baba anket şirketlerinden daha büyük isabet oranlarıyla bildim…

Seçmenin nabzını tutma işlerinde mahir bir vatan evlâdı olarak bilinirim…

Her seçime birkaç hafta kala da, gözü budaktan esirgemeden ayrıntısına kadar tahmin verdim.

Şükür, bugüne kadar da hiç şişmedim.

Ne var ki…

Kardeşim…

Yemin olsun, ben böyle zor bir seçim dönemi görmedim!..

xxx

Cumhurbaşkanlığı seçiminin nasıl biteceğini kestirmek zor değil;

İlk turda, hadi olmadı ikinci turda Recep Tayyip Erdoğan.

İlk turda biterse az farkla, ikinci tura kalırsa büyük farkla…

Diğeri zor.

Yani Parlamento.

Bir kere…

İlk üçteki bütün partilerde acayip bir “aday” tartışması var, “vekil adayı” listelerine bu kadar yoğun itirazların olduğu, memleketin “memnuniyetsizliklerden” dolayı bu kadar kaynadığı bir dönem olmuş mudur, bilemiyorum.

“Liste” meselesi hangi partiyi nasıl etkiler, hangi parti için ne kadar önemlidir, kestirmek çok zor.

Sonra…

Seçmenin oy verme motivasyonunu hangi faktörler daha çok etkiliyor, bunu da anlamakta güçlük çekiyorum.

“Aile ekonomisi” mi, “milli güvenlik ve bekâ” mı, “Lider’e ve hizmetlere vefa” mı?..

“Kişisel kırgınlık ve kızgınlıklar mı?”

Bir de…

Gençler ne düşünüyor, genel eğilim nasıl…

Gençliğin bir “kendi halinde” kesimi var;

“İşinde, gücünde, dersinde”, tartışmalara fazla girmez, göze batmak istemez bir büyük gençlik kitlesi…

Gençliğin bir de “aktif” kesimi var…

Her bulundukları ortamda “sosyal mesajlar” vermeye çalışan, bir siyasi hareketin, ideolojinin “neferi” gibi gayret gösteren gençler…

Sokaklarda, caddelerde, kafelerde, AVM’lerde nabız tutmaya kalkıştığınızda, siyasi kanaatini belirtmeye heves edenler, genellikle bu kesimdekiler oluyor ve çoğunlukla da “Sıkı Muhalif” görüşler öne çıkıyor.

Bunlara baktığınızda gençlerin büyük oranda “muhalefete” oy vereceğini düşünüyorsunuz…

Acaba gerçekten öyle mi?

Yoksa…

Sonuca esas etki, “sessiz gençler”den mi gelecek?..

Bu seçimde, AK Parti’ye oy vermeyi düşünenler fazla heyecanlı görünmüyor…

Sanki, “Oyumu verir, görevimi yaparım, fazlasına da karışmam arkadaş!” havası var.

Bir ortama girdiğinizde, etrafınızı “sıkı muhalifler” sarıyor…

Karşılıklı olarak epeyce konuşuyor, zaman zaman da tartışıyorsunuz…

Dikkatimi çeken şu ki…

Bakışlarından, hallerinden,  “İktidarı desteklediklerini” çıkarttığım vatandaşlar bu tartışmalara pek girmiyorlar.

Birilerini “ikna” etme gayretlerinin çok fazla olmadığını gözlemliyorum.

Oysa…

Bugüne kadarki birçok seçim öncesinde, öne çıkmaya, “mesaj” vermeye çalışırlardı…

Daha görünür, daha “hararetli” idiler.

Şimdi…

 “Öfke fırtınası”ndan etkilenmeden sandığa ulaşmayı düşünüyor gibiler.

 Kestirmekte güçlük çektiğim…

“Sessiz ve derinden giden” bu kitlenin oranı nedir?..

“Sessiz pozisyonda” sandığı bekleyenlerin, “İstediğiniz kadar bağırın, çağırın, tehdit edin… Ben sandıkta ne yapacağımı biliyorum!” diyenlerin oranı çok fazla olabilir.

İktidarı kuşatmış bulunan “kibirli” tiplerden ve başka şeylerden şikâyetçi olmakla birlikte, “Memleketi bunlara da teslim edemeyiz ki arkadaş, iki günde perişan ederler her tarafı!” diyenlerin, alışıldık heyecanı yansıtmaması tabiidir.

  AK Parti’yi beğenmekten çok “muhalifleri beğenmemek” üzerinden tercih belirleyenlerin sessizliği, “yıkım ekibi”ni yanıltıyor, boş hayallere sürüklüyor olabilir.

Öte yandan…

HDP’nin barajı aşıp aşamayacağı da belirsiz…

Rahat bir şekilde aşarsa, tablo “İktidar” açısından sıkıntılı bir hal alıyor.

Kıl payı aşabilirse, kritik bir durum oluşuyor.

Birkaç puan farkla aşarsa, bambaşka bir vaziyet ortaya çıkıyor.

AK PARTİ VE 300…

Yönetilmesi son derece güç bir Türkiye tablosu meydana gelir, AK Parti “300 Vekil”in altında kalırsa.

 “Cumhur İttifakı” elbette değerlidir ama sonuçta, her partiyi kendi vekil sayısı ilgilendirir.

İktidar açısından, ittifakı oluşturan partilerin elde edecekleri “toplam vekil sayısı”ndan çok, AK Parti’nin ne kadar sandalyeye sahip olacağı önemlidir.

AK Parti’nin tek başına 300 vekili aşıp aşamayacağını kestirmek gerçekten güç.

Yukarıda bir yerlerde, “milli güvenlik” meselesinden bahsetmiştim; “Milli Duygular” ve kararı çok önceden alınmış, “Kandil Operasyonu” seçim sonuçlarını ne oranda etkiler?.. Tam olarak bilemiyoruz…

Belediyeler…

Memleket coğrafyasının neredeyse tamamında “yerel yönetimleri” elinde tutan AK Parti’nin bu güçten ne kadar istifade edebildiğini kestirmek de kolay değil.

Belediyelerin büyük bir bölümünün, 24 Haziran için “gayretli bir şekilde çalışmadıklarını” söyleyen Ak Partililerin sayısı az değil.

Teşkilât…

“Kapı kapı dolaşma” işinde hâlâ büyük eksikliklerin olduğunu, rast gele sorduğumuz vatandaşların genellikle “Kapımıza AK Parti’den gelen olmadı!” cevabını verdiklerini görüyorum.

Bu misaller hep bana rastlıyor olabilir… Bilemiyorum, siz kıymetli okuyucularım ne derler; “Yeni Türkiye’ye anlatmak için kapınıza gelen oldu mu?”

Birçok şey yazılabilir, söylenebilir…

“Memnuniyetsizlik”, “eksiklik”, “hata”

Birçok “sıkıntıya” dikkat çekilebilir.

Sonuçta 16 yıldır “aralıksız” iktidarda olan bir partiden bahsediyoruz…

 “Yıpranmalar”, “yorulmalar”, “kişisel kırgınlıklar”, “menfaat hesapları” vesaire…

Hepsi olur bu kadar süre içinde…

AK Parti açısından baktığınızda çok şey söylenebilir…

Birçok sıkıntı dile getirilebilir…

Ancak…

“Sakin” vatandaşlarımızın, “300’ü aşmaya kâfi” desteği vereceklerini düşünüyorum.

Da…

Emin değilim!

MUHALEFET…DİPSİZ KUYU!

Diğer taraftan baktığınızda ise…

Yani, Muharrem İnce ve diğerleri…

CHP ve diğerleri…

Muharrem İnce ve diğerleri…

CHP ve diğerleri…

 “Kızgınlık, öfke, nefret, sıkılmışlık, hırs, ihtiras” gibi “olumsuz” duyguların fırtınasına kapılmış gidiyorlar.

“Macera peşinde olmayan” vatandaş, bunlara niçin meyletsin?..

Propaganda faaliyetlerinin merkezine “asıp kesmek, yıkıp sökmek” gibi “haşin” duyguları alan…

Ve bu arada da…

“Nabza göre şerbet” olsun diye “namaz-niyaz şov”lara girişen bir zihniyete meyletmek için hangi “reel” gerekçe var?..

Bir de kim bunlar?..

Muharrem İnce ve diğerleri…

Onların isimlerini biliyorsunuzdur mutlaka…

Peki,   “ekiplerindeki” diğer isimlerden ikisini, üçünü sayabilecek durumda olan var mı?..

Yok…

Ekiplerinde “göz doldurabilecek” birileri  varsa da, bunların kimler olduğunu biz bilmiyoruz…

Siz bilmiyorsunuz…

“Karanlığa”, “Dipsiz Kuyu”ya oy istiyorlar!..

Hırs, aklı bastırırsa…

Muhalefetin dediği olabilir!..

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Hüseyin Zavalsız 2018-06-12 01:17:36

Binanın #TEMELi #İNCE olunca #DEMİRTAŞtan yapılsa bile # İYİ olmaz. Yolumuza Devaam

Avatar
Nasıl 2018-06-12 13:30:36

Ak parti 45 civarı alırsa mecliste çoğunluğı nasıl alacak. Bu seçim en çok akpartiyr zarar

Avatar
Adnan KOCALAR 2018-06-12 16:45:48

Akparti Allah'ın izniyle 327 vekil alıyor.

Avatar
ali dal 2018-06-12 22:36:40

kaygıya gerek yok öbür seçimlerde doğuda perde yoktuki birde bizde ramazan yorgunluğu var onlarda yokturya