Milli şef (Almanca Führer anlamına gelir) döneminden sonra çok partili hayata geçildikten sonra, “Seçimle indiremezsen tankla devirirsin” düstürunu benimseyen CHP ve onun ekseninde iş tutan vesayet odakları tarihte hiç olmadıkları kadar çaresiz, zayıf ve bitikler!

17 yıllık AK Parti iktidarı, yaptığı ekonomik devrimler ve sağladığı özgürlüklerle halkın gönlünde büyük bir yer edindi.

Dile kolay! Üç darbe girişimi, bir kalkışma ve sayın Cumhurbaşkanına 15 Temmuz’da fiili süikast girişiminin yanı sıra, sayısız itibar suikastları!

Tüm bunlara rağmen ayakta kalmayı başaran ve sadece Türkiye için değil, Afrika, Arap dünyası ve hatta Latin Amerika’nın ezilen halkları için “”gerçek bir “Lider” fotoğrafı çizmiş bir adam!

Recep Tayyip Erdoğan, isminin yanıbaşına herhangi bir titr almaya ihtiyaç duymaksızın bir liderdir. Onu türlü entrikalarla tüketmeye çalışanlar, ruhlarındaki karanlıkların girdabında kendileri boğuldular. İşte Fethullah Gülen, namı diğer FETOŞ! Bağlıları hapishanelerde ömür tüketirken, kendisi ABD’nin, ruhuna karşılık, temin ettiği lüks villada bedbaht ömrünün son günlerini geçiriyor. Bittiğinin farkında! Güçsüzlüğünü idrak etmiş belli!

İşte HDP ve “Seni başkan yapmayacağız diyerek 6-7 Ekim olaylarında halkı sokaklara döken ve 50 kişinin ölmesine sebep olan” Selahattin Demirtaş ve sırtını dayadığı PKKPYD!

Kendisi hapishanede yaptıklarının bedelini öderken, PKKPYD terör örgütleri ise binlerce kayıp vererek, ABD’nin kucağında zillet içindeler!

Allah mutlak adil’dir ve müminlere karşı çok merhametlidir.

CHP’nin durumu malum. Hala bir Cumhurbaşkanı adayı bile çıkartamadılar. Kılıçdaroğlu’nun Erdoğan korkusu yüreğinde alev topu gibi olmuş. Genel Başkanı olduğu partisinin Cumhurbaşkanı adayı olmaya bile yüreği yetmiyor.

Halk 17 yıldan bu yana siyasi istikrarı AK Parti iktidarlarıyla birlikte tattı. Öngörülebilir ekonomik bir politikası olan, stratejik olarak doğru adımlar atan bir yönetime sahip ve ülke sanayisi Cumhuriyet tarihinde hiç olmadığı kadar güçlü bir Türkiye var.

Bunun adına yeni Türkiye deniyor. Evet “Yeni Türkiye!”  Artık Amerika’dan telefonla arayan bir dışişleri müsteşarı hükümetleri değiştiremiyor. Zira uzun zamandan beri gerektiğinde ABD Başkanını telefonda bekleten bir Lider var!

AB’ye ayar çeken, Alman heyetine randevu vermeyen, Fransa Cumhurbaşkanının,telefonla görüşebildiğinde bile kendisini önemli hissettiği, Hollanda’ya kızdığında elçisini geri çeken, İsrail’e “Sen katilsin!” diyebilen bir Tayyip Erdoğan gerçeği var.

Merkez Bankası döviz rezervi 150 Milyar Dolar. Devlet sürekli teşvik ve hibe proğramlarıyla istihdam ve iş imkanlarını artırıyor. Büyüyen ve güçlenen bir Türkiye var!

Sosyal paylaşım konusunda sıkıntılarımız elbette var. Ancak buna mukabil, Devletin gücü arttıkça, o nispette halka ekonomik iyileşmelerin yansıması hususunda umudumuz ve inancımız tamdır.

AK Parti siyasal bir harekettir. Çok bileşenli bir partidir ve tabanındada, yönetim kadrolarındada bir çok farklı gruplardan insanlar bulunmaktadır. Muhafazakar, liberal, sosyalist, kapitalist, zengin, fakir v.s

Böylesine zengin bir katılım çeşitliliğine sahip olan bir partide elbette herkesi mutlu etmek mümkün değildir. Zaman zaman yanlışlar yapılmaktadır. Yerel yönetim ve Milletvekili aday tercihlerinde tabanın vicdanıyla ters düşülmüş müdür? Evet vakidir.

Lakin şunuda hesaba katmak gerekir: AK Parti’nin kaptan pilotu sayın Cumhurbaşkanıdır. Uçakta her kesimden yolcular vardır ama mühim olan Pilotun kim olduğu değil midir? Bu uçağı güvenle uçurup, sağlıklı şekilde yere indirecek olan uçağın pilotudur.

Uzun süreden beridir, her türlü saldırılara, dış güçlerin ve onların işbirlikçileri hainlere rağmen Devletimizi ve milletimizi güvenlik içerisinde tutabilen ve onu gözü gibi koruyan Recep Tayyip Erdoğan 24 Haziran seçiminde, yeniden ve en güçlü şekilde Başkanlık koltuğuna oturmalıdır.

Bu hem Türkiye ve hemde Ortadoğu coğrafyasının geleceği bağlamında bir kader seçimi olacaktır. Hani Gezi kalkışmasında bir artist ne diyordu hatırlayalım “Arkadaşım mesele ağaç değil hala anlamadınız mı?”

Bende diyorum ki: Kardeşler mesele Cumhurbaşkanlığı meselesi değil! Mesele vatan ve istiklal meselesi. Hala anlamadınız mı?

Şimdi soruyu yineleyelim “24 Haziran seçimleri neden önemlidir?”

Cevap malum oldu sanırım…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.