24 Haziran seçimleri birçok önemli ismin siyaset arenasından tasfiyesinin de süreci... Kurusıkı atarak kitleleri kendilerine inandıracaklarını zannedenlerin, geçmişte sandıkta nasıl dışlandıklarını defalarca gördük…

Erdoğan  "Millet bahçeleri yapacağız, Millet kıraathaneleri yapacağız, İstanbul Boğazı'nın altından hem raylı sistemle, hem de araçlarımızla geçeceğiz" dediği zaman, bunların gerçekleşeceğini biliyoruz... Hepimiz hem Kanal İstanbul'un, hem de Çanakkale Köprüsü'nün yapılacağını da biliyoruz. Eğer Erdoğan bu coğrafyanın en büyük havalimanının yapılacağını söylüyorsa, bu hava limanı yapılıyor...

Meydanlarda cumhurbaşkanı ya da milletvekili olmak için kitleler önünde kurusıkı atanların toplumdaki yeni siyaset algısını hiç unutmamaları gerekiyor...

Artık karalama kampanyaları yapanlar, karalar bağlar… Millet, projelerin kampanyalarını istiyor!

Türkiye Cumhuriyeti siyasi tarihinin en güçlü hatibini, prompterla vurmaya çalışacak kadar çaresiz…

Meral Akşener’in ‘prompter gitti, kalakaldık’ itirafında olduğu gibi, Erdoğan’ı da prompterla vuramazsınız, çünkü o siyasi tarihimizin en güçlü hatibi… Duraksadığı bir an varsa konuşmalarında o da tezahürat anlarıdır. Mitinglerinize malzeme, gazetelerinize manşet yapmaya çalışırsanız, bugün olduğu gibi gerçek bambaşka bir şey çıkar, yüzkarası bir durum yaşarsınız.

Erdoğan’ın diploması, FETÖ’nün ortaya attığı, Kemal Kılıçdaroğlu’nun dar siyasi söylemlerinin, geniş karalama kampanyalarına bir malzeme…

Yıllar sonra Muharrem İnce’ye çiğnetmeye çalışarak bir yere varamazsınız. Hele ki kendi milletvekiliniz bile “Öğrencimdir. Onu dört yıl ben okuttum. Diploması gerçektir” derken…

Ayrıca, Muharrem İnce’nin çok övündüğü diplomasını Oxford veya Harvard’dan almadığını da birinin hatırlatması gerek, benim babam da tarih öğretmeni ama diplomasını evde bir kere hatırlattığını hatırlamıyorum…

FETÖ’nün 2011’den bu yana diz çöktürmeye, etkisiz hâle getirmeye çalıştığı Erdoğan’ı, FETÖ’den hiç vuramazsınız. Hele ki, Erdoğan’ı devirmek için giriştiği her darbe denemesinde en büyük destekçisi CHP olmuşken…

Silah bıraktırmak için denenen çözüm sürecine “PKK nasıl silah bırakır?” diye tepki gösterip, fiili olarak ülkemizi bölmeye giriştiklerinde “Hendekçi arkadaşlar” güzellemesi yapan; örgütün Suriye kolu PYD’ye terörist diyemeyen, Afrin harekâtına karşı duran ve bugün bile Kandil’in yönlendirmelerine muhatap olan bir partinin adayı ya da üyesi olarak, Erdoğan’ın PKK ile mücadelesini ağzınıza bile alamazsınız. Hele hele Diyarbakır mitinginde “Kahrolsun PKK” sloganları attırırken…

Ve ekonomi… Yıllarca istikrardan sonra Dolar ve Euro’nun belirli süreçlerden sonra şer odaklarının zorlamasıyla oynamasından Erdoğan’ı sorumlu tutacak olursanız, 2002’de gırtlağına kadar borca batmış bir Türkiye’yi dünyanın 16. büyük ekonomisi yapan Erdoğan’ı, buradan hiç vuramazsınız.

Sözde özgürlükçü, lafta en demokrat adayımız Muharrem İnce, “Mitinglerimi yayınlamıyor” yalanlarıyla TRT çalışanlarını hedef yapıp, saldırtıyor.

Meral Akşener de mevzuyu daha başka bir boyuta taşıyor. O, Cumhurbaşkanı seçilirse TRT’yi satacak. Devletin ‘resmî ve millî’ bir yayın kuruluşu olmayacak yani.

Öfkesi o denli büyük ki, muhtemelen TRT’yi satmakla kalmayacak, içindekilere de bir şey yapacak. Konuşmalarından belli…

İnce ve kendisinin, saldırganlara hedef yaptığı TRT çalışanlarının tepkilerini Adana mitinginde alaya almış;

“Çıktı çalışanları, heuuvvvvvvvvvvv, heuuvvvvvvvvvvv şeklinde ağlaşa ağlaşa anlattılar. Şimdi kendileri beuuvvvvv şeklinde gidiyorlar.”

İşte bu kadın, Cumhurbaşkanı adayı.

Bu seviyesizliğe, bu kine, bu nefrete, siz ne dersiniz bilmem ama…

Akşener’i heuuvvvvvvvvvvv derken tekrar tekrar dinleyin.

Bakalım size de Pensilvanya’daki şarlatanın dümenden ağlamalarını ve peşinden giden zibidilerin çıkardıkları ağlama efektlerini hatırlatacak mı?

Haksızlık yapmayalım…

Ekonomiyi düzeltecekler, adaleti düzeltecekler, işsizliği düzeltecekler, eğitimi düzeltecekler…

Siyasi jargonda ne varsa hepsini düzeltecekler… Ne yapacaksın kardeşim dendiğinde de hepsinin o işlerin uzmanı arkadaşları var ve bir komisyon kuracaklar…

La git derler…

Erdoğan her mitinginde yeni yapacağı projelerden bahsediyor, ki söylediklerini muhalefet adaylarıda içten içe biliyor yapacağını. Şimdi halk yapana mı güvenir yoksa karalama kampanyaları üzerinden acınayacak hale gelenlere mi? Halk güçlü kadrolarla Türkiye’ye sınıf atlatanlara mı güvenir yoksa bilinmeyen arkadaşlara mı?

Kısacası Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın kıymetini bilmeliyiz...

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Yasin Keskin 2018-06-09 11:08:57

Bu millet 24 Haziran’da tüm bu şer odaklarına gereken dersi verecek. Bunların kanı bozuk.

Avatar
Remzi 2018-06-09 08:28:09

faizler battı dediğimiz yunanistanın beş katına çıkmış. dolar çıldırmış, işsizlik almış başını gidiyor. eğitim yerlerde sürünüyor. biz millet bahçesi yapıyoruz. hadi hayırlısı.

banner624