24 Haziran öncesi çalışmalarını hızlandırdılar, her seçimde olduğu gibi karalamadıkları ne siyasetçimiz, ne de bürokratımız kaldı. İktidarı ve istikrarı bozmak için taban tabana zıt ideolojileri dahi birleştirdiler. Hükümet lehine konuşan kim varsa, birlikte linç etmeye başladılar. Türkiye siyasetine damga vuran partiyi ve liderini yıkmak için yaptıkları gizli anlaşmaları şimdi herkesin gözü önünde yapıyorlar.

Artık uyanınız, uyandırınız, uyumayınız…

Bir mağdur edebiyatının arkasına sığınmışlar ki sormayın gitsin.

Ne kadar çok eziliyorlarmış da haberimiz yokmuş!

Hep ezilen taraftalar! Hep mağdurlar!

Ezilen ve mağdur hallerinin iktidar olduklarında nasıl bir hale geleceğini tahmin etmek çok da zor değil. Aynı yerden beslendikleri bazı sanatçı bozmaları, sosyal medya üzerinden tehditlere başladı bile… “İntikam alacağız!” diye ortalıkta rahatça dolaşıyorlar. “Siz kimsiniz, kimi tehdit ediyorsunuz, neyin intikamını alıyorsunuz?” diye bunları sorgulayan da yok.

Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu…

Aslında bunlar gibi tehdit etmeyi bir görev sayan, hepsini özgürlüklerini doya doya yaşayacakları(!) Kuzey Kore’de bir hafta tatil yaptırmak gerekir. Anadolu insanının yıllarca kanını emen, emperyalizme ses çıkarmayanların bugün tam bağımsız olma yolunda ilerleyen bir ülkenin vatandaşlarından alabilecekleri tek şey, milletin kocaman bir şamarı olacaktır.

Erdoğan nefretiyle hepsi aynı trene doluştular.

Tren istedikleri yere varır mı?

Varmaz, varmayacaktır da…

Ama bunlar istedikleri her renge girebilme özelliğine sahipler.

Bir bakmışsınız en koyu milliyetçi…

Bir bakmışsınız en koyu sosyalist…

Bir bakmışsınız en koyu muhafazakâr olup çıkmışlar.

Bu kadar ideolojik farklılaşmanın tesiriyle yakın zamanda zihin yanması yaşayıp birbirlerine gireceklerinden de hiç şüpheniz olmasın.

En ilginç olan ise 28 Şubat mağdurluğundan yıllarca yararlanan partinin de kendine bağlı tüm sivil toplum kuruluşlarıyla birlikte bunların hizmetine girmesidir. Erdoğan’la birlikte yakaladıkları saadeti bozmak için ellerinden geleni artlarına koymuyorlar. Erdoğan’ı yıkıp saadete ulaşacağız derken temelsiz kalıp yok olup gideceklerinin farkında değiller…

28 Şubatta nerede olduklarını ve nerelere geldiklerini bu arkadaşlara hatırlatmak gerekiyor!

Bir tarafta da beraber genel başkanlığına aday oldukları partiyi bırakıp, yeni kurulan partiye dâva transfer edenler mevcut. Sırtlarında olan dâva yükünü ilk fırsatta atarak kendilerini hafiflettiler. Zihinleri yakan bu hadisede “Nerde kaldı sizin davanız?” diye kimse sorgulamıyor. Ümitlerinin ümitsizliğe, aydınlıklarının da karanlığa doğru iyi bir şekilde yol aldığının farkında değiller.

Sırtlarından indirdikleri davanın onları bugünlere getirdiğini bu arkadaşlara hatırlatmak gerekiyor.

Genel olarak hayata, insanlığa her şeye muhalif partimizi de saymaya gerek yok. Belki de aralarında duruşu hiç değişmeyen tek partimiz diyebiliriz. Duruşlarından ve geleneklerini hiç bozmadıklarından dolayı milletimiz her seçimde kendilerine bol bol teşekkür(!) ediyor. Sadece muhalefette kalmak en büyük hedeflerini oluşturuyor! Şu an millete güzel görünme çabasıyla yaptıkları inceliklerin de onları kurtarmayacağı muhakkak.

Muhalefette kalma hedefiyle iktidar olunamayacağını bu arkadaşlara hatırlatmak gerekiyor.

Derler ya, biz 40 kişiyiz, 40’ımız da birbirimizi tanırız diye; hesap o hesap. Acaba Erdoğan’ın başına gelenler bunların başına gelseydi şu an durumları ne olacaktı kim bilir?

O yüzden kimse mağdur rolünü üstlenmesin. Bu ülkede gerçek bir mağdur varsa, o da yıllarca yıkmak için yapmadıkları şey kalmayan Recep Tayyip Erdoğan’dır.

Erdoğan’a yapılanları neden görmüyorlar ya da duymuyorlar? Anlamak mümkün değil!

Seçim öncesi daha canlı ve daha heyecanlı olmak gerekir. Ezmeden, ezilmeden bu ülke için yapılanları herkese anlatmak gerekir. Kimse kusura bakmasın; derdimiz devlet, vatan, millet ve bayraktır.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.