28 Şubatçı İslamcılar!

Ufuk Coşkun 12.01.2017


FETÖ yayın organlarından Zaman Gazetesi, 16 Ocak 2014 tarihinde "28 Şubat'tan beter" manşetiyle çıktı. Güya dün irtica kisvesi altında yapılan fişleme ve tasfiyeler bugün paralel yapı yaftasıyla gerçekleşiyormuş! Ardından 28 Şubat'ın yıldönümünde “17 yıl sonra 28 Şubat hortladı!” manşetini attılar. Sonrasında “28 Şubat devam ediyor” şeklinde birbirini takip eden peş peşe manşetler, haberler... Tabi manşetlerle başlatılan bu alçak algı operasyonuna destekler de gelmeye başladı. 

Firari FETÖ militanı Ekrem Dumanlı: “12 Eylül ve 28 Şubat yönetimlerinin yapmadığını AKP yapıyor.” Bu haini ziyaret eden Mustafa Kamalak; “28 Şubat süreci bütün alçaklığına rağmen şimdikinden daha onurluydu.” HDP'li Hüda Kaya: “28 Şubat bugün daha vahşi bir şekilde devam ediyor.” HDP Grup Başkanvekili Çağlar Demirel de: “Şu an yaşananın bir darbe süreci olduğunu bir kez daha ifade ediyorum” diyerek Erdoğan aleyhine yürütülen algıya destek verdiler. Devam edelim… 

Hasan Cemal: “Askeri darbelerden sonra yaşananları şimdi Erdoğan'ın sivil darbesinde yaşıyoruz. OHAL'e sivil darbe hukuku da diyebilirsiniz.” Ahmet Altan: “Askeri darbe dönemlerinde yapılanları AKP yapıyor. Erdoğan başkan olursa, kaçınılmaz son iç savaştır.” Selahattin Demirtaş: “Tayyip Erdoğan tek adam rejimi inşa etmeye çalışıyor.” Ve Kemal Kılıçdaroğlu: “Gerçek darbe 20 Temmuz'da yapıldı Çünkü OHAL kararı alındı. 1 Milyon mağdur var. Ülke 1930'lu yıllardan daha kötü halde!” Liste uzayıp gidiyor… 

Lakin buraya kadar her şey normal… Çünkü FETÖ etrafında kenetlenen içerideki teslimiyetçi şer ittifak cephesi başından beri Türkiye'nin verdiği bağımsızlık mücadelesine karşı düşmanca bir algı üreterek milleti yıldırma yolunu tercih etti. Şimdi bu koroya bazı İslamcılar da dâhil olmaya başladı! Örneğin Ahmet Taşgetiren, “28 Şubat'lar gelmesin, o zaman 'Yeşil sermaye' falan gibi ürkek tanımlamalar yapmakla yetinmeyip, 'Tehlike' ilan ettikleri alanlarla iltisaklı tüm dünyanın üzerine karabasan gibi çökebilirler ve 'Ak Parti de böyle yapmıştı'yı gerekçe olarak kullanabilirler” dedi. Hakan Albayrak ise; “Benim partimin iktidarında, devletin, muhaliflere karşı 28 Şubat dönemindekinden daha müsamahasız görünmesi gücüme gidiyor. Bunu kendimize yakıştıramıyorum” diyerek tepkisini ortaya koydu. Korkarım bu gidişle 28 Şubat'ı övdüklerine de şahit olacağız! Şimdi başından beri “Zaman” merkezli 28 Şubat üzerinden üretilen algı operasyonlarını tekrar gözden geçiriniz. Fark görebildiniz mi? 

Bu arkadaşlar 28 Şubat'ın hangi ellerle yürütüldüğünü ve Müslümanların o dönem nasıl bir zulme maruz bırakıldığını FETÖ'nün ise tüm bu olan bitenler karşısında sergilediği darbeci tavrı bilmiyorlar mı? Biliyorlar tabi! Peki, FETÖ'nün yıllardır bu ülkenin masum çocuklarını devşirdiğini, onları CIA'nın köpeği yapıp kendi ülkelerine düşman ettiğini bilmiyorlar mı?  Biliyorlar! Peki, bu arkadaşlar FETÖ'nün Evanjelist, Tapınakçı, Kabalist, Siyonist formatlı ‘Ilımlı İslam Projesi'nin İslam'ın Protestanlaştırılarak özünden uzaklaştırılması projesi olduğunu bilmiyorlar mı? Nasıl bilmezler çünkü gerçek tüm çıplaklığıyla ortada. Peki, bu arkadaşlar FETÖ'nün 15 Temmuz'da bu ülkenin bağımsızlığına, şerefine, namusuna göz diktiğini masum sivil vatandaşlarımızın üzerine bomba yağdırdığını, kurşun sıktığını, tank yürüttüğünü, 248 vatandaşımızı şehit ettiğini de mi bilmiyorlar? Hem de çok iyi biliyorlar! Peki, nedir mesele? 

Bu ülkenin ehl-i vicdan sahibi insanları takdir eder ki; Erdoğan, 28 Şubat darbecilerinin mağdur ettiği Müslümanların gasp edilmiş tüm haklarını iade ettiği gibi bu ülkede yaşayan farklı kesimlerin de yıllardır gasp edilen haklarını iade etmiştir. Nedim Şener bile kendilerinin tahliye olmasında Erdoğan'ın dahli olduğunu ifade etti. O halde FETÖ ile yürütülen bu mücadele neden bazı İslamcıları rahatsız ediyor? Bu arkadaşlar ne oldu da Kemalist CHP zihniyetiyle kol kola Erdoğan muhalifliği yapmaya başladılar. Acaba başkanlık karşıtı yeni ittifakın içerisinde mi yer almayı tercih ettiler? Erdoğan, 7 Haziran'da CHP ile yapacakları koalisyon planını bozup erken seçim kararı alınca gizliden gizliye ona kin beslemeye başlamışlardı! Anlaşılan o ki eski Suriye politikasıyla başaramadıklarını içeride üstlenecekleri yeni vazifeyle(başkanlık sitemini engelleme) telafi etme niyetindeler. Biz başkanlık sistemini şahıs üzerinden değil ülkemizin elini güçlendirecek, istikrar ve zenginlik getirecek bir model olarak görürken bakınız Ahmet Taşkoyan meseleyi CHP'nin gösterdiği adayın seçilip seçilememe ihtimali üzerinden değerlendiriyor. Sefalet dedikleri bu olsa gerek! 

Oysa bizler şu sıralar kendi adımıza, kendimiz için bir yol çizme aşamasındayız. Yıllardır bu ülkede her kesimden insanı mağdur eden, dışlayan, yok sayan, insanlığımızı paçavraya döndüren, eli silahlı, güçlü, nüfuzlu üstelik devletin her türlü imkanından yararlanarak kirli tezgahlar tertipleyen ülkede kaos ortamları oluşturan, en mahrem bilgileri dışarıya servis ederek ülkeyi başkalarının kontrolüne vermek isteyen ve bundan asla vazgeçmeyen bir zihniyetin/örgütün/siyasi partinin vs karşısında hak, hukuk, özgürlük, ahlak ve erdem diyoruz. Bu kararı milletçe verdik. Siz bu tür çabalarla başkanlık sistemini engelleyebileceğinizi mi düşünüyorsunuz?


Etiketler: