"Özellikle son günlerde bazı medya organlarında 5-10 yıl önceki bazı konuşmalar, sanki bir yerden düğmeye basılmışçasına, bir gün biri, bir gün başka biri çıkarılıyor. Bazısı çarpıtılıyor, bağlamından koparılıyor, başka şekle getiriliyor. Sürekli bir şekilde televizyon, sosyal medya ve yazılı medyada yer verildiğini görüyoruz. “

(“Fitne ateşi”ni söndürmeye gayret eden Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ’ın  konuşmasından)

“Bir yerden düğmeye basılmışçasına” diyor Hükümet Sözcüsü Sayın Bozdağ.

Düğmeye basan yer neresi ve “esas” amaç ne?..

“Diyanet’i yıpratmak?”

Bu  “yan” amaçlardan biri olabilir de…

“Esas” amaç ne?..

Aslında “kimin” zeminin kaydırmak istiyorlar?..

Ve…

Türkiye’yi nereye götürmek istiyorlar?..

Eski konuşmaları “bir yerden düğmeye basılmışçasına” cımbızlamak, çarpıtmak, bağlamından kopartarak belli medya organları aracılığıyla gündeme getirmek…

Böylece ortalığı bulandırarak “işi bitirmek”, 28 Şubat sürecinde bolca şahit olduğumuz taktiklerdendi!..

Türkiye’nin geleceği açısından belirleyici olacak 2019 yılına doğru giderken, yeni ve bu kez çok daha ustaca ayarlanmış bir “28 Şubat Operasyonu”nu  plânlıyorlar!..

Üstelik…

“Plânları” 2019 seçim sonuçlarına da bağlı değil tamamen; farklı senaryolara uygun “plânlarının” olduğunu görüyoruz!..

Günü geldiğinde “kullanmak üzere” birikim yaptıklarını ortaya koyan nice “veri” dikkat çekiyor.

“DAEŞ terör örgütüne silah gönderildiği” iftirasına yaslanan “MİT Tırları Operasyonu”ndan bu yana yaşananları dikkatle tâkip edin, göreceksiniz…

“Milli Görüş Düşmanı” 28 Şubat çevrelerinin; özellikle de Darbe’nin failleri arasında yer alan  “28 Şubat Medyası”nın Saadet Partisi’ni bu kadar öne çıkartmasının sebebi ne olabilir?..

Rahmetli Erbakan’a yaptıklarından dolayı gerçekten de “pişmanlık” mı duyuyorlar acaba?..

“Adil Düzen”i mi istiyorlar?..

“D-8”i mi istiyorlar?..

“İslam Dinarı”nı mı istiyorlar?..

Tank tamir işini bile İsrail’e verenler…

“Yerli Savunma Sanayii”nin gelişmesini mi istiyorlar?..

Rahmetli Erbakan neleri istemişse, onları mı istiyorlar?..

Bunlara ancak “aptallar” inanır!..

Tarihimizin en kritik seçimlerine yaklaşırken, -yıllanmış kayıtlar üzerinden- “Hacılı, hocalı tartışmaları” gündeme getirmek ve bu tartışmaların içine Sayın Erdoğan’ı da çekmeye çalışmak suretiyle, neyi elde etmek istiyorlar?..

Haklarını gasp ettikleri “kadın”ımızı öne sürerek, nereye varmak istiyorlar?..

Son tartışmalardan büyük memnuniyet duymalarının sebebi ne?..

 “Kur’an ve Sünnet tam olarak neleri emrediyorsa, onlar hâkim olsun!” mu istiyorlar?..

“Medrese” kökenli gelenekçi din adamları ile “Fazlur Rahman ekolü mensupları” arasındaki derin çatışmanın, bu kritik süreçte yüzeye çıkartılmasının sebebi ne?..

Kim, nereye çalışıyor?..

Bu süreçte, “Yargı”da da, 15 Temmuz kahramanlarını derin endişelere sevk eden bir takım “ilginç” gelişmelerin yaşanmasına ne dersiniz?..

Sayın Erdoğan’ın  “gerçek dostları” tarafından da yakından takip edilen “Şeker “Fabrikaları-Özelleştirme” tartışmaları, hangi zihniyete yarıyor?..

Bazı 28 Şubat unsurlarının, “Zamanında söylemiştik, dinlemediniz, bakın her konuda haklı çıktık!” yollu “zırva”larıyla öne çıkartılması...

Sayın Erdoğan’a “yüzde yüz destek verir” pozlarında takılan  “nevzuhur” zatların,  “çatlak büyüten”, “zemin aşındıran”

Konuşmaları, yazıları…

Listeyi uzatmak mümkün ama “pazar pazar” gerek yok…

Yakın geçmişteki “strateji hataları”ndan ders çıkartmış olan “Dış Güdümlü 28 Şubat Zihniyeti”nin, hedefine ulaşabilmek için “ince ayar” çalışmalar yaptığını görüyoruz…

Bu çalışmalarla, salt “Günlerini gösteririz!” çerçeveli “retorik” ile başa çıkılamaz!..

BUNDAN SONRA NELER OLUR?

“Bundan sonrası”na, Sayın Bekir Bozdağ’ın dikkat çektiği noktalardan “başlayarak” devam edelim:

-Eski kayıtları, bir yerden düğmeye

basılmışçasına, çarpıtarak, bağlamından kopartarak servise sokmaya devam edeceklerdir!..

-28 Şubat medyası gücünü kaybetmemiştir, aksine “ilişki ağını” genişletmiş ve etkinliğini arttırmıştır.

-28 Şubat zihniyeti, sosyal medyayı etkili bir şekilde kullanmaktadır!..

-28 Şubat zihniyeti, dışarıda da etkin bir pozisyondadır. Türkiye’yi hedef alan “dışarıdaki şer odakları”yla ilişkilerini amaca uygun şekilde kurgulamaktadır!..

-28 Şubat’ın 5’li çetesi de, faaliyetlerini farklı görünümler ve faklı çatılar altında etkin bir şekilde sürdürmektedir!..

-Sivil toplum alanındaki “nitelikli” ve “ses getiren” faaliyetler, daha çok “28 Şubat çevreleri” tarafından gerçekleştirilmektedir!..

-28 Şubat zihniyeti, bir vakitler kavgalı olduğu “bazı politikacıları” da yanına almış durumdadır!..

-Eskiden “topyekun savaş” kafasıyla hareket eden bu zihniyet…

Şimdilerde…

-“Böl, parçala ve yut!” taktiği ile mesafe almaya çalışmaktadır!..

-Hedef unsurların aralarındaki problemleri derinleştirmek, çatışan taraflardan bazılarıyla yakın ilişkiler kurmak…

Günü geldiğinde, bugün yakın olduklarını da yemek…

28 Şubat zihniyeti bu taktiği uygulamaktadır!..

-FETÖ ve PKK’nın yurt dışındaki “yıpratma” faaliyetleri, 28 Şubat zihniyetini ziyadesiyle memnun etmektedir!..

***

Pekiii…

Bütün bu işlerin sonu nereye varır?..

28 Şubat zihniyeti hedefine ulaşabilir mi?..

Türkiye’yi o eski karanlık günlere götürebilir mi?..

İş elbette kolay değil ama…

“Uyanık” olursak başarılı olamazlar Allah’ın izniyle…

“Bir yerden düğmeye basıldı” gerçeğini atlamamak çok mühim.

Ve tabii…

Gaza gelmemek!..

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Millet 2018-03-18 01:19:17

Sayin yazar eyer ,28 şubat sivil ayağj olan yazili ve görsel medyayi ysrgilamadilar yine onlar sahneye çiktilar onun içindirki biran bunlari devletin yüce makamlari yargilasin hesap sorsun yoksa halimiz ,, 28 şubattan beter oluruz

Avatar
Avni 2018-03-18 03:47:07

Aynen katılıyorum, gaza gelmemek lazım burda hedef Türkiye yi iç çatışma ile yok etmek ne yazıkkı bunu deneyecek ler içerideki uzantılarıyla beraber çok dikkat etmek daima teyakkuz da olmak su uyur düşman uyumaz pirensibiyle hareket etmek ve hiç gevşememek, devamlı teyakkuz da olmak şart.