Buradan devletimizi idare eden yetkili mercilere sesleniyorum. Duyduk duymadık demeyin. Bu yasa yuva yıkıyor. Aile içi şiddet haberleri sosyal medyanın da marifeti ile gündemden düşmez oldu. Yuva mahremiyeti tu kaka. Toplumumuzun çimentosu olan bu kurum bu şekilde kireçlenmeye devam ederse bir süre sonra ne yuva kalır ne de aile.

Ailenin korunması ve kadına karşı şiddetin önlenmesi amacı ile çıkarılan bu yasa, şiddeti önleyemediği gibi çatır çatır yuva da yıkıyor. Etrafımıza baktığımızda görebileceğimiz o kadar çok kötü örnek var ki, hangi birini aktarayım.

Yasa ile yuva yıkma gibi bir garabetle karşı karşıyayız. Yasa ile ne yuva kurulur nede yuva yıkılır. Bu yanlıştan derhal dönülmeli. Yoksa yarın bugünden daha beter olacak.

Hukukçu değilim. Yaşanmışlıkları hekim gözü ile aktarıyorum. Hasta geliyor. Anlatıyor içini döküyor. Yuvanın içindeki soğukluğun sebebini kendi lisanı ile aktarabildiği kadar anlatarak yardım istiyor. Yuvasını çocuklarını korumak için yaptığı fedakarlıkları sıralıyor. Abartısı hatası olabilir. Hakim savcı veya avukat değiliz elbette.

Kadın veya erkek fark etmez. Yuvanın iki temel taşından biri yerinden oynadığında yasa koyucu sadece hanımın ifadesine itibar ederek pozitif ayırımcılıkla işi çözeceğini zannederek bu kanunu düzenlemiş.

Uygulamada mağdur olan taraf hep erkek gibi gözüküyor. Ama sonuçları itibarı ile hem erkek hem de kadın ve daha da önemlisi yuvalarımızın çimentosu çocuklarda bu sonuçtan olumsuz etkileniyor.

Toplumumuzda psikopat ve kişilik problemi olan insan oranı yüzde yirmilerde.

İşin içine birde şeytanı katarsak.

Alın size bela.

Rahmetli büyükbabam mahallede muhtar azalığı yapardı. Bazı aileler veya yakınları gelir ve arabuluculuk yapmasını isterler ve o da yapardı. Ben çok iyi hatırlıyorum. Bir öğretmen ve ebe iki çocuğu ile birlikte geldiler ve mesele neydi bilmiyorum ama sorunlarını çözebilmişti. Çocukları kucaklayan anne ve babanın sevinç gözyaşlarını hala unutamam.

Problemli yuvalarda çözüm ortağı olduğumda bende çok mutlu oluyorum.

Sağlıklı yuvaların sayısını artırmak için yasalar kadar sosyal çözücülükler de işin içinde olmalı. Özellikle diziler ve kamu spotları ile toplum bilinçlendirilerek Pat-çat larla yuvalar örselenmemeli.

Bir kez yara aldı mı tamiri zor oluyor. Yuva sıcaklığını kaybettiği zaman onu tekrar eski haline getirmek mümkün olmuyor.

MR tetkiki ile gelen sağlık

Gazetelerin yazdığına göre ülkemiz MR tetkiki ile sağlık aramasında dünya birincisi olmuş. Yıllık MR tetkiki sayımız 10 milyonu aşmış. Allah SGK kurumumuza ve devletimize yardım etsin. Bu alanda dünya rekoru şimdilik elimizde. Hep yazar dururum ve de bu gidişle yazmaya devam edeceğim. Tetkikler teşhise giden yolda sadece bir aracı olabilir.

Hastalarımızı iyice dinleyerek anlayarak şifa yoluna koyulursak sonuca ulaşabiliriz. Yoksa cihazlar tahliller filimler ve teknolojinin sağlığa sunduğu imkanlara trene bakar gibi bakarız maalesef.

Bu bakış da bizi arzu ettiğimiz sonuca ulaştırmaz.

Geçen hafta Silivri’den gelen bir hastamızın elinde 3 MR vardı. İki aydır bel ağrısından muzdarip olan 53 yaşındaki hastamızın ifadesine göre iki ayda gittiği hekimlerden bir tanesi dahi muayenesini yapmamış. Eldeki üç MR ile verilen acil ameliyat kararından çekindiği için geldiğini belirten hastamızı muayene ettim.

Bel fıtığı boyun fıtığı hastalarımızda muayene çok önemli. Muayene bulguları ile ancak ameliyata karar verilir. Hastamızın nörolojik muayenesinde önemli bir bulguya rastlamadığım için tedavi protokolünü oluşturdum. Dün telefonda söyledikleri beni ziyadesi ile mutlu etti.

Bel fıtığı ile ilgili tavsiyelerimi tekrar ederek tedavisine devam etmesini önererek telefonu kapattım.

Değerli dostlar aman ha dikkat. MR ile sağlık kazanılmıyor. Aklımızı kullanarak öncelikle hastalanmadan önce mevcut sağlığımızın kıymetini bilelim. Sağlığımızı bozan kötü alışkanlıklar, stres, yanlış beslenme ve uyku düzensizliğine karşı uyanık olalım.

Masa başında anlatılmadan ve anlaşılmadan verilen ameliyat kararlarına hemen uymayarak soruşturalım. Dünyada lider olduğumuz MR tetkiki isteme rekoru ile sağlığımızı kazanmamızın mümkün olmadığını bilelim.

Şunu da bilelim. Sadece İstanbul’umuzdaki MR cihazı sayısı tüm İngiltere’dekinden fazla. Sağlık ve mutluluk dileklerimle.


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Av. Yaşar ARAZ 2017-11-18 21:58:36

Hocam kaleminize sağlık. kadın dostunu eve almak için 6284 s. yasadan faydalanmış. Bunları haber veren 13 yaşında evde kalan oğlu. gerisi rezalet...

Avatar
Orhan Özekinci 2017-11-18 22:58:38

Sevgili hocam bahsettiğiniz kanunun çok muzdaripelri var bu yasa bir çok ailenin yuvasını yıktı.ve bu kanun ile beyan yasası pozitif ayrımcılık ve haciz ile elinden alınan babalar sizi bu kanayan yaraya parmak bastığınız için teşekkür ediyorum

Avatar
Sevim uyan 2017-11-19 21:40:29

Maalesef tesbitleriniz doğru bu yasa yuva yıkıyor