Arşiv: git
ARA
 
70′li yılların tüzüğüne göre yargılanacaklar!
 20.03.2012 20:05
İstanbul Esenyurt’ta bir alışveriş merkezi şantiyesinde çıkan yangında 11 işçinin hayatını kaybetmesi ve Adana’da baraj kapağının patlaması sonucu 6 işçinin hala kayıp olduğu ölümlü iş kazaları, iş güvenliği yasasını tekrardan gündeme getirdi.

İş Güvenliği Uzmanı Fırat Şükrü Eker “Bizdeki asıl sorun tüzüklerimiz. Bizim tüzüklerimizi 3 tanesi 70’li yıllardan kalma. Ne yazık ki bu kazada o tüzüğe göre değerlendirilecek” dedi.

Metin ALGÜL

metin.milat@gmail.com

Son dönemlerde yaşanan iş kazalarının en üzücü ve en büyüklerinden bir tanesi Esenyurt’ta inşaat şantiyesinde çıkan yangın sonucu 11 işçinin hayatını kaybetmesi oldu. Bu kazanın sonucunda 11 kişi gözaltına alındı ve mahkeme kararı ile 6 kişi tutuklandı. Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) Başkanı Fatih Acar da geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamada iki işçinin yangından sonra sigortalandığını teyit etti.

İvme Yönetim Danışmanlık Genel Müdürü ve İnşaat Yüksek Mühendisi olan Fırat Şükrü Eker, inşaat firmasının hem maddi hem de manevi olarak ceza alacağını söylüyor. A Sınıfı İş Güvenliği Uzmanı da olan Eker’e göre Çalışma Bakanlığı’nın yapacağı inceleme sonrası inşaat durdurulabilir veya kapatılabilir. Eker, söz konusu ölümlü bir iş kazası olduğu için Türk Ceza Kanunu’na göre ölüme kusurla sebebiyet vermekten dava açılacağını; ailelerin hem maddi hem manevi tazminat davası açabileceklerini ve SGK’nın da tazminat ödemelerinden oluşacak mağduriyetini işverene dava açarak karşılayacağını söylüyor.

Ancak inşaat şirketinin 70’li yılların tüzüğüne göre yargılanmasını eleştiren Eker, 70’li yıllarda yüksekte çalışma sınırının 3 metre olduğunu hatırlatarak “Bunları adım adım değiştirmemiz gerek” diye konuşuyor.

İstanbul’da yaşanan son yangın olayını nasıl değerlendiriyorsunuz?

İnşaat sektöründe son yıllarda yaşadığımız iş kazalarından en büyüklerinden bir tanesini Esenyurt’ta yaşadık. Ben yangından sonra hemen bölgeye gittim ve benim ilk tespitlerime göre de yangının çıkma sebebi çadır ortamında işçiye bir barınma imkanı sağlanmış olması. İnşaat alanında aynı zamanda konteynerlar da var. Bazı çalışanlar buralarda kalırken bazıları da çadırlarda kalıyordu. Buradaki başka bir sıkıntıda fazla sayıda insan çadırda barınıyordu. İş Sağlığı Güvenliği Mevzuatı’nda kişi başı 12 metreküp hava hakimiyeti gerekiyor. Demek ki 60 metreküp alanda 5 kişiyi barındırabilirsiniz. Bu çadırlar buna elverişli değil. Bunun yarattığı sıkıntılar sağlıklı kalma koşulunu zorlaştırıyor. Bunun dışında 50 kişinin bir arada kaldığı yerde insanları tahliye etmek de, yangına müdahale etmek de zorlaşıyor. Yeterli sayıda yangın söndürücünün olmaması da böyle felaketleri getiriyor.

BAKANLIĞIN ARA ARA DENETİM YAPMASI GEREKİYOR

Peki, bu inşaatlar hiç denetlenmiyor mu?

İnşaat yönetmeliğinde inşaat alanını denetleme izni yok ama iş kanununa göre işveren denetimden sorumludur. Yeni çıkacak İş Sağlığı Güvenlik Kanunu da bunu söylüyor. İşveren gerekli risk analizlerini yapmak, uygun ekipmanı sağlamak ve oradaki uygulamayı denetlemek zorunda. Örneğin; çok güzel bir koğuş yaparsınız ama orada iş sağlığı güvenliği açısından yine sorunlar olabilir. Isıtma sorunu olabilir, hava kalitesinde sorunlar olabilir. Planlama, uygulama ve denetimden işveren zaten sorumludur. Bunun dışında Bakanlığın yine de ara ara denetim yapması gerekirdi. Ancak binlerce inşaat ve şantiye var. Bakanlığın bunların hepsine yetişmesi de zor. Asıl sorumluluk işverenin kendisindedir.

Yangında sonra mahkemeye sevk edilen 11 kişiden 6’sı tutuklandı. İnşaat firması bu yangından sonra nasıl cezalar alabilir?

Hem maddi hem de manevi olarak ceza alacaklar. İlk olarak kamu davası açılacak. Burada ölümlü bir iş kazası olduğu için Türk Ceza Kanunu’na göre ölüme kusurla sebebiyet vermekten dava açılacak. Bu çok önemli bir dava çünkü 1 değil 11 kişinin öldüğü bir kaza yaşandı. Bunun dışında bir de ailelerin açacağı dava var. Aileler hem maddi hem de manevi tazminat davası açabilecekler. Bir de Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) orada yaşanan iş kazasından dolayı ödemeden dolayı oluşacak mağduriyetlerini işverene dava açarak karşılamaya çalışılacak. Çalışma Bakanlığı’nın her yıl yayınladığı ceza tarifeleri var. Burada uyulmayan her bir önlem, sigortasız çalıştırılan işçi, diğer uygunsuzluklar ile ilgili çeşitli para cezaları var. Bunun dışında idari cezalar var. Örneğin, o şantiye kapatılabilir veya geçici olarak yapılan iş durdurulabilir. Buna Çalışma Bakanlığı’nın müfettişleri karar verecek.

Türkiye’de en çok hangi sektörlerde iş kazası oluyor?

Tabii, metal sanayinde ve fabrikalarda iş kazası sayısı daha fazla. Ancak ölümlü iş kazalarında inşaat sektörü son verilere göre yüzde 33 ile birinci sırada. İş kazasında gerçekleşen her 3 ölümden biri inşaat sektöründe gerçekleşiyor. İnşaatın ardından ise madencilik ve taşımacılık sektörü geliyor. İnşaat sektörü bu konuda yıllarca birinciliği kimseye bırakmadı.

İNŞAAT SEKTÖRÜNDE ÇALIŞANLAR EĞİTİMSİZ

Neden inşaatlarda iş kazası fazla?

Çünkü geçici görülen bir iş… Bu yüzden de yeterli ilgiyi göremiyor. Çünkü ödenen paranın karşılığı imalata tam yansımıyor gibi görülüyor. Bunun dışında işçi tarafı da çok istekli değil, işçiler çok düşük paralara çalışıyor. Eğitim seviyesi düşük, mevsimlik işçiler çok fazla ve sektörün de getirdiği sıkıntılarda var. İnşaat sektöründe hava şartlarıyla da bir mücadele var. Bunlardan dolayı inşaat sektöründe iş kazaları daha fazla yaşanıyor.

AVRUPA’DA BİRİNCİ SIRADAYIZ

Türkiye iş kazalarında dünyada nasıl bir konumda?

Ölümlü kazalarda Avrupa birincisiyiz, dünya içerisinde ise üçüncü olduğumuzu tahmin ediyoruz.  Bizdeki asıl sorun tüzüklerimiz. Bizim tüzüklerimizi üç tanesi 70’li yıllardan kalma. Ne yazık ki bu kaza da 74 yılı tüzüğüne göre değerlendirilecek. Örneğin 74 yılındaki bakış açısına göre yüksekte çalışma sınırı 3 metre. Yasa üst düzey belirleyicilik bizim için sorun tüzükler ve bu tüzükleri adım adım değiştirmemiz gerekiyor.

YENİ YASADA İŞÇİ YOK, ÇALIŞAN VAR

Peki, yeni çıkacak yasa ile şimdiki yasa arasındaki farklar neler?

En önemli fark yeni çıkacak İş Güvenliği Yasası’nın müstakil bir kanun olması. Çalışma Bakanlığı daha önce bu konuları İş Kanunu içinde çeşitli maddelerde değerlendiriyordu. Şimdi o maddeleri orada çekiyoruz ve yeni bir kanunda tekrardan maddeleştiriyoruz. Bir diğer önemli konuda Avrupa Birliği uyum yasalarından gelen noktalar vardı. Bunlar yeni kanunda tekrar yerini buluyor. Eski kanun 2003 yılına ait. Yeni çıkacak kanun 2012’de ve son yenilikler de bu kanunda yerini bulmuş olacak. Yeni yasada işçi kelimesi kalkıyor ve bunun yerine “çalışan” dediğimiz kavram geliyor. Çalışan deyince sadece işçi değil, devlet memurları, esnaf kesimi de bunun içine giriyor. Hem devlet hem özel sektörde çalışanlar bu kapsama alınıyor. Yeni çıkacak yasada bir başka yenilik de 50’den fazla işçi çalıştırıyorsanız iş sağlığı konusunda daha fazla yükümlülüğünüz vardı. Hekim çalıştırmanız, uzman çalıştırmanız gerekiyordu. Şimdi yeni yasaya göre bir firma 10 kişi ve üzeri eleman çalıştırıyorsa bütün bu yükümlülükleri yerine getirmek zorunda. Bu önemli bir yenilik çünkü iş sağlığı konusunu biraz daha tabana yayıyor. Yeni yasada maddi cezalarda da bazı yeni tanımlamalar var. Verilen cezalar artıyor. Bir de risk yönetimi dediğimiz bir konu var. AB üye ülkelerinde mecburi olan risk yönetimi yeni kanunla burada da mecburi hale geliyor. Risk yönetiminde işveren planlamada, uygulamada risk analizi yaparak iş sağlığı güvenliği konularını ele almak zorunda.

Yeni çıkacak yasa işçilere ne tür haklar getiriyor? İşçiler çıkacak yeni yasa ile beraber kendilerini daha fazla rahatta hissedebilecekler mi?

İlk olarak sahipsiz olmadıklarını ve işçiler arasında bir ayrım gözetilmediğinin farkına varacaklar. Ancak genelde bu tür yasalar işveren açısından yenilikler getiriyor. Dolayısıyla gerçekten işini iyi yapmak isteyen işverenlerin hepsi iş sağlığı güvenliğini prosedürlerine koymak zorundalar. En ufak bir firma 10 kişi ve üzerinde eleman çalıştırıyor. Bu yüzden işçiye daha fazla ilgi gösterileceğini düşünüyorum.  Yeni yasada işçinin de yükümlülükleri var. İşçi işverenin koyduğu kurallara uymak zorunda, verdiği malzemeyi kullanmak zorundadır.

Yeni çıkacak yasada bir işçi beğenmediğini bir işi reddetme hakkına sahip mi?

İşçi yakın ve ciddi bir tehlike gördüğü zaman işten kaçınma hakkına sahip. Kaçınma hakkını kullanırken işveren bildirmesi gerekiyor.

Yeni yasa ne zaman çıkar?

Bu yaşanan olayların tetiklemesiyle beraber yani Haziran ayına kadar yeni İş Güvenliği Yasası’nın yasalaşacağını düşünüyorum.

EN FAZLA İŞ KAZASI İNŞAAT SEKTÖRÜNDE!

Uluslararası Çalışma Örgütü’nün (ILO) rakamlarına göre dünyada her yıl yaklaşık 2.2 milyon insan, iş kazaları ve meslek hastalıkları nedeniyle yaşamını yitiriyor. Yaklaşık 270 milyon iş kazası gerçekleşiyor, 160 milyon insan meslek hastalığına yakalanıyor. İş kazalarında rekor ise inşaat sektöründe… Ülkemizde karşılaşılan ölümlü iş kazalarının yüzde 33’ü inşaat sektöründe gerçekleşiyor. İnşaatı; madencilik, metal, tekstil ve taşımacılık gibi sektörler izliyor. Türkiye’de 1945 yılında yürürlüğe giren İş Kazaları, Meslek Hastalıkları ve Analık Sigortaları Kanunu’ndan bu yana iş kazası ve meslek hastalığı sonucunda ölen ve sakat kalan işçilerin kaydı tutuluyor.1946′dan 2010 yılına kadar iş kazaları sonucu ölen işçilerin sayısı 59 bin 300’e ulaştı. Son 10 yılda toplam 10 bin 723 işçi, her yıl ortalama 1.072 işçi hayatını kaybetti. Sosyal Güvenlik Kurumu verilerine göre 2010 yılında 62 bin 903 iş kazası ve 533 meslek hastalığı vakası meydana geldi. Bu vakalardan 1 bin 454 kişi hayatını kaybederken 2 bin 85 kişi ise sürekli iş göremez raporu aldı. Türkiye’de iş kazalarının en fazla yaşandığı il 7 bin 991 kaza ile İstanbul geliyor. Daha sonra ise 7 bin 942 iş kazası ile İzmir ve 7 bin 580 ile Bursa geliyor. 2011 verileri ise henüz yayınlanmadı.

 
 
 
 




    Ad Soyad
    Mesajınız
 
 
Bu habere henüz yorum yapılmamıştır...







Tüm hakları saklıdır © 2012
Sitemiz sadece internet üzerinden yayın yapar.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.