Arşiv: git
ARA
 
Başbakan Selam Tevhid Terör Örgütü Üyesi mi?
 26.02.2014 00:00


Mehmet Ali Tekin
Milat

 

Yeni Şafak ve Star Gazetelerinin yayınladığı, dinleme skandalıyla ilgili haber, Türkiye’de büyük yankı uyandırdı.

 

Haber, özetle şöyleydi:

 

‘Paralel yapının, Selam Terör Örgütü bahanesiyle, aralarında siyasiler, bakanlar, gazeteciler, işadamları, sanatçılar, bürokratlar ve sivil toplum yöneticilerinin de bulunduğu, EN AZ Yedi BİN KİŞİYİ dinlediği, ortaya çıktı.

Paralel yapının en karanlık komplosu, deşifre oldu. Darbe çetesinin, hayali terör örgütü isimleri üreterek, Başbakan Erdoğan, yakın çevresi, siyasetçi, gazeteci, yazar, STK temsilcileri ve işadamlarının da aralarında bulunduğu binlerce kişiyi, 3 yıl boyunca, dinlediği ortaya çıktı.’

 

Gazetelerde bu haberler çıkıp, sosyal medyada yaygınlaşınca; öğleden sonra, HSYK 3. Dairesi, İstanbul'da üç yıl boyunca 7 bin kişinin dinlediği iddiasını, jet hızıyla gündemine aldı. Hâkim ve savcılar hakkındaki şikâyetleri inceleyen HSYK 3. Dairesi, 7 bin kişinin dilendiği iddiası üzerine, hareket geçti. Basında çıkan haberleri ihbar kabul ederek, dosya açan 3. Daire, konuya ilişkin yarın bir toplantı yapacak. HSYK dinleme kararı veren savcılar hakkında, soruşturma açtı.

 

Sayın Bülent Arınç, Bakanlar Kurulu toplantısından sonra yaptığı basın toplantısında, bir soruya verdiği cevapta şöyle diyordu:

 

Cumhuriyet Savcısı Adem Özcan ve Adnan Çimen. İkisi de TMK 10'uncu maddesine göre yetkili savcılardır. Bir hayali ihbar üzerine, 4 sayfalık. 'Selam ve Tevhid Terör Örgütü' ile ilgili bir soruşturma başlatarak, aldıkları hâkim kararlarıyla, bazı dinlemeler yapmışlar. Burada kapsamı, niteliği, şüphelilerin kimliği, çok sayıda kişi hakkında teknik ve fiziki takip kararı alınmış. Dosya, ellerinden alındıktan sonra, yerlerine gelen savcılar tarafından, ortaya çıkarılmış. Böyle bir terör örgütünün olmadığı, dosyanın incelenmesinde de bir terör eylemi ya da terör planlamasının olmadığı görülmesine rağmen, 2011'den bu yana, teknik ve fiziki takiple, birçok kişinin takip edilmesi sonunda, dosyaya dahil edilen ve bir kısmı kamuoyunda tanınan kişiler olması sebebiyle, farklılık arz eden ve başsavcılarının da haberi olmayan bu soruşturma, her yönüyle dikkat çekmiştir.’

 

Bütün bu hatırlatmalardan sonra gelelim meramımıza:

 

Sayın Bülent Arınç Bey yaptığı açıklamada şöyle diyordu:

Bir hayali ihbar üzerine, 4 sayfalık. 'Selam ve Tevhid Terör Örgütü' ile ilgili bir soruşturma başlatarak, aldıkları hâkim kararlarıyla bazı dinlemeler yapmışlar.’

 

Sayın Bülent Arınç açıklamasının devamında Böyle bir terör örgütünün olmadığı, dosyanın incelenmesinde de bir terör eylemi ya da terör planlamasının olmadığı görülmesine rağmen,…’diyor.

 

Oysa Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi 17 Ağustos 2013 tarihinde ‘Selam ve Tevhid Terör Örgütü’nün lideri olmama karar vererek, bana 12.5 yıl hapis cezası verdi.

 

Selam Tevhid Terör Örgütü, 2000 yılında, günümüz Paralel Devlet yapılanması benzeri, devlet bürokrasisine çöreklenmiş KARANLIK GÜÇLER tarafından, Selam Gazetesi ve çalışanlarını SUSTURMAK için, uydurulmuş bir örgüttür.

 

Bu KARANLIK GÜÇLER, o kadar güçlüler ki; uydurdukları bu 'Selam ve Tevhid Terör Örgütü'  vasıtasıyla; onlarca ailenin ve dolayısıyla yüzlerce kişinin, hayatını kararttılar.

 

Bunlardan biriside benim. Güya 'Selam ve Tevhid Terör Örgütü' LİDERİ OLMAK suçlamasıyla; 2000 yılı Mayıs ayında, Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından tutuklandım ve Eskişehir Özel Tip Cezaevine konuldum.

SELAM GAZETESİ ÇALIŞANLARINA, Ankara Terörle Mücadele Şubesi’nde ağır işkenceler altında,'Selam ve Tevhid Terör Örgütü' ZORLA KABUL ETTİRİLDİ ve bu örgüt kapsamında; Gazeteci Uğur Mumcu’yu öldürmekten dolayı, 18 kişi çeşitli cezalara çarptırıldık. 3 kişiye İDAM CEZASI verildi. İdam cezası daha sonra kaldırıldığı için ÖMÜR BOYU AĞIRLAŞTIRILMIŞ HAPİS cezasına dönüştürüldü.

Hasan Kılıç ve bana 12.5 yıl hapis cezası verildi. Yaklaşık 5.5 yıl Eskişehir Özel tip Cezaevinde hapis yattık ve Mahkeme 2005 yılı Temmuz ayında, Topluma Kazandırma Yasası’ndan yararlandırılmamıza karar vererek, tahliyemize karar verdi ve cezaevinden çıktık.

 

Yargıtay 9. Ceza Dairesi bu kararı bozarak, dosyayı tekrar Ankara 11 Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderdi. Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi 17 Ocak 2013 tarihinde Yargıtay’ın bu kararını onaylayarak; bize vermiş olduğu CEZA İNDİRİMİNİ kaldırdı ve dosyayı, 9. Yargıtay Ceza Kurulu’na gönderdi. Dosya hâlen bu dairede incelemede ve 19 Mart 2014 tarihinde, kararını açıklayacak.

 

Söz konusu 9 Ceza Dairesi, kararı onaylarsa; Hasan Kılıç ve ben 4 yıl 2 Ay daha, cezaevinde hapis yatmamıza karar vermiş olacaktır.

 

Sayın Başbakan, birçok bakan, MİT müsteşarı Hakan Fidan’ı 'Selam ve Tevhid Terör Örgütü'  kapsamına sokarak; yıllarca dinleme yapan, PARALEL YAPI ile SELAM GAZETESİ çalışanlarına KOMPLO KURAN KARANLIK GÜÇLER’in maksadı aynıdır.

 

Dün, kendi çıkarlarına zararlı gördükleri SELAM GAZETESİ çalışanlarını, TERÖR ÖRGÜTÜ ilan ettirmeyi başaran KARANLIK GÜÇLER…

 

Bu gün de kendi çıkarlarına zararlı gördükleri Sayın Başbakanımız Erdoğan ve Bakanlarını, TERÖRİST İLAN EDEREK iktidardan indirme KOMPLOSUNU kurmuşlardır…

 

Sayın Başbakanımıza KURULAN 'Selam ve Tevhid Terör Örgütü' KOMPLOSU deşifre edildi…

 

Peki, SELAM GAZETESİ ÇALIŞANLARINA KURULAN 'Selam ve Tevhid Terör Örgütü' komplosu ve mahkeme kararlarıyla, hayatları karartılan ON SEKİZ KİŞİ, sizce gerçekten suçlu mudur?

 

Mehmet Ali Tekin

tekin.mehmetali@gmail.com

 

 

 

 
 
 
 




    Ad Soyad
    Mesajınız
 
 
Bu habere henüz yorum yapılmamıştır...







Tüm hakları saklıdır © 2012
Sitemiz sadece internet üzerinden yayın yapar.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.