Arşiv: git
ARA

 
Cemaatin sözcüsü kimdir?
 21.09.2012 00:00
AK Parti'ye ya da bu partinin ana damarı olan siyasi görüşe ağır hakaretlerde bulun. Hizmet'e ait gazete, televizyon, radyo, internet portalı, twitter, facebook ve bil umum kitle iletişim araçları ile Cemaat’in dışındaki Müslümanların kalbini kırk parçaya ayır.

Erdal Şimşek
Milat

 

 

Yetmedi, hakarete varan eleştirilerde bulun. Bu da yetmedi, direkt hakarette bulun.

Türkçe hakaret yapmak seni kesmedi. Hemen başka dilde yayın yaparak dene bu sefer. 

Sözcü gazetesinin İngilizce versiyonu ve pespayeliğin İngilizce adı olan Todays Zaman'da seviyesizlik, lümpenlik ve hakaret tarihine geçecek kelimeler, cümleler ile hükûmetin ana damarını oluşturan siyasi akıma ve anlayışa ağır sözler söyle.Alaya al. Rencide et. Buruşturup çöpe at.

Sonra sen mahcup mahcup, "ya hu birader sen bunca hakareti kimin adına ve niye yapıyorsun? Hakaret ettiğin, Kemalist, faşist, diktatör, ahmak olmakla suçladıkların da senin gibi Müslüman. Kardeşinin kalbini Hilti ile kırarken hiç mi Allah korkun yok? Hocaefendi'nin vaazları veya Üstad'ın risalelerinde 'Müslümanların kalbini cüş u huruş içerisinde, sadist bir keyifle ile kırmak için debelenin' diye tek bir söz var mı" şeklinde sorduğunuzda size patlarlar: 'Ben cemaatin sözcüsü değilim. Bunlar benim kişisel görüşüm. Sen böyle düşünmekle Cemaat'e iftira atıyorsun. Hiç mi Allah korkun yok? Asıl senin yaptığın fitnedir, senin zaten Hizmet’e karşı bir ön yargın olduğunu bu sorunla ortaya koyuyorsun abırı vırı vır vır..."

Ya hû ben sana sadece bir soru sordum.

Bu durumda, şu sonuca mı varmak gerekiyor: Başta Samanyoluhaber olmak üzere Todays Zaman ve diğer medya organları artık hizmetin değil, bir ÇETE'nin kontrolüne girdi.

Ve şu can alıcı soruyu soralım: Londra Borsası ve ABD merkezli Siyonist Finans çevrelerinin tetikçileri Samanyoluhaber, Todays Zaman gibi kurumları ele mi geçirdiler?

Mesela Bülent Keneş kimdir? Ya da İhsan Yılmaz? Bunların yurt dışı bağlantıları ve ilişkileri hakkında Hizmet'in tatmin edici bir araştırması olmuş mudur?

Bülent Keneş, kendisi ile görüşmeye gelen Batılı gazetecilere neden hakaret dolu kelimelerle hem Başbakan Erdoğan'ı hem de AK Parti'yi anlatıyor?

Hizmet'e ait veya Hizmet yanlısı medyanın birçok alanına sızmış seviyesiz kalemlerin sosyal medyada tapındıkları TOPSAKALLI ÇETE'nin 3'lüsü Global Ergenekon örgütünün bu ülkedeki kaçıncı derecede tetikçileridirler?

Tersini düşünelim: Hocaefendi'ye, Üstad'a Risale-i Nur'a hakaret etme köpekliğini serd eden bir iki tip AK Parti vitrininde siyaset yapsa ne olur? Örneğin, "Cemaat, Ilımlı İslam'la İslamı yozlaştırıyor. Amerikan işbirliği yapılıyor. Cemaat emirleri Romadan alıyor" türünden ağzından cüruf akanlar AK Parti vitrininde olursa ne olur?

Ya da Bülent Keneş, İhsan Yılmaz ve Samanyoluhaber'de program yapan bazı ahlaksızlar gibi uykuda bile Hizmet'e küfreden tipler MYK'ya alınsa ve bunlar da “biz AK Parti’nin sözcüsü değiliz” dediklerinde Zaman grubunun tepkisi ne olur?

Zaman'a kalmadan, hangi mezhep veya meşrepten olsun bu ülkenin Müslümanı onları yerin dibine batıracaktır.

Ama aynı hassasiyet Zaman grubundan ve Hizmet'te bulunmuyor. Aksine, bu küfürbaz ve fitnebazlara maaşlar verilerek semirtiliyorlar.

Bu tenakuz nasıl açıklanacaktır?

Şuna emin olunuz ki, sözleri ve kalemleri ile Global Ergenekon'un iddialarına sahip çıkan bu lümpenlerin, ağızlarından cüruf akanların Hizmet'e ve Hizmet gönüllülerine ait medya organlarındaki bu ahlaksızlıkları yazılı olarak ifade ediliyorsa, bilinsin ki artık patlama noktasına gelinmiştir!!!

Yarın, "Ana Damar"ın siyaset veya bürokraside uygulayacağı kararların önüne geçmek imkânsız olacaktır.

Ha o zaman Todays Zaman yazarı ve Fatih Üniversitesi öğretim üyesi İhsan Yılmaz'ın "Cemaat olarak CHP'de siyaset yaparız" tezi hayata geçirilir. O teze inanan kaç Hizmet gönüllüsü bulunur o da ayrı bir tartışma konusu...

 

 KTM Rezaleti

Güneydoğu’da farklı yerlerde askerlik yaptım. Kabul ve Toplama Merkezi (KTM)’nin ne mene rezil bir yer olduğunu çok iyi biliyorum. Her görev dönüşü izinlerde ölümü göze alarak KTM’ye katılmıyordum. Çünkü KTM’de kalmak “1. Şube’de kalmaktan beter”di. O 1. Şube ki kazara yolu geçenin dahi kaburgalarının kemiklerinin kırılıp bırakıldığı pislik bir yerdi. BM’nin Afrika’daki mülteci kampları KTM’nin yanında Beylerbeyi Sarayı gibi kalır.

Başkta Kolordu komutanı olmak üzere bütün rütbeliler KTM’nin ne rezalet ve pislik bir yer olduğunu bilir ama 30 yıldır hiçbir tedbir almazlar. Ne de olsa orada hapis tutulanlar, pardon bekletilenler “kel Memet.”

Gazeteci arkadaşımız Özden Erkuş’un KTM’den bir enstantanesi yayımlandı internette. İnanın bu foto abartı değil. En düzgün halidir KTM’nin. Hele bir de o çocukların uyumadıkları hali düşünün. İşkenceden beter.

 

KTM’den bir enstantene. Balık istifi bunun yanında masum kalır

Askeri savcı aklımızla mı oynuyor?

Genelkurmay savcılığının iddianamesi baştan aşağı bir muamma. Blast patlamasından söz ediyor. Bu patlamanın atmosferdeki tesiri ile kara tesiri arasındaki farkı bilen bilir. Sayın savcı bunu Fizik mühendislerine de soruversin bir yol. Ya da Matematik uzmanlarına. 

Bununla ilgili daha önce herkes uyurken AFYON patlamasının blast patlamasının detaylarını yazdım. Bilginin kıymetini bilmek gerek. Blast patlaması, -50 santigrat derecede ölümcül etkisinin ne olduğunu tutup hesap etmemize gerek yok. Askeri savcı aklımızla ve bilgimizle oynamasın. 

Blat patlamasında her şey ama her şey yanar. Şöyle izah edeyim. blast patlamasının merkezi ve birince tesir alanındaki her şey ama her şey buharlaşırcasına yanar. 

Bu iddiamın ve bilimsel sonucumun en somut delili, Afyon'daki patlamada şehit düşen bazı askerlerin cesetlerine ulaşılmaması. 

Blast patlaması sonucu oluşan dalga ile uçak düştü. Yok ya?

Bu durumda subaylarımız neden fırlatma koltuğunu harekete geçirmediler? Geçiremediler mi yoksa?

Ya da geçirdiler de başka bir şey mi oldu?

Blast patlamasında nasıl oluyor da, botlar dahi yanmıyor?

Sahi bu kadar aptal mıyız biz?

Sayın Genelkurmay Başkanı'na küvette botun batım batmaması deneyi yapılmış. Hesapta Sayın Özel botların su yüzeyine çıktığını ertesi gün görmüş.

O zaman şu deneyi yaptırıversin bir zahmet:

Küvet'e Akdeniz suyu doldursun. Ve bizim F4 pilotlarının botlarını alıp o suya batırsın. Bir ay küvetin başında beklesin... Bakalım ne oluyor?

Askeri savcılık kanaatimce o teknik bilgileri veren bilirkişileri değiştirsin. Biz NATO ülkesiyiz. Bu konuda NATO'dan bilirkişi isteyebilir. Sadece İngiliz subayları kabul etmesin. Çünkü aldığım bilgiler beni yanıltmıyorsa, uçağımızın düşüşü ile alakalı İngilizlerin çok hem de çok bilgilerinin olduğuna inanıyorum. 

Askeri savcılık, blat patlamasından söz ederken, Suriye’nin elinde olması muhtemel SAMs ve SA füze serisinin bilgilerine ulaşamayacağımızı mı düşündü?

Bu füzeleri üreten Belvneshpromservice şirketinin bilgileri sır değil. İsteyen anında bu şirketten bilgi alabilir. Şirketin http://www.bvpservice.com sitesine girin ve bir mail atın. Ürettikleri her türlü silah ile ilgili teknik bilgileri size gönderirler. Zaten sitenin ilgili bölümlerinde silahlarla ilgili teknik bilgiler kaba hatları ile var

 
 
 
 




    Ad Soyad
    Mesajınız
 
  Bu habere 1 yorum yapılmıştır
tzarbadze - 07.10.2012 00:32:46
Süleymancilar Mesuth'un pesine takilmislardi bir zamanlar...Atlari cok hizli gitmisti ki hala ses cikmadi...Buyursunlar efendim,hatta CHP kesmezse,IP'te Perincek kendilerine seve seve yer acacaktir...






Tüm hakları saklıdır © 2012
Sitemiz sadece internet üzerinden yayın yapar.
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.