70 yıldır BM’yi rehin alan ABD istediğimi yapar, istediğimi kabul eder/ettirir, istediğimi red eder/ettiririm diyordu ve öyle de yapıyordu. Çünkü haklı olmasa da güçlüydü ve ABD’nin bu gücü karşısında devletler kendi politikalarını “ABD’nin gazabına uğramama” anlayışı ile belirliyorlardı.

Uzun yıllar sonra durum değişti. Erdoğan liderliğindeki Türkiye “Dünya 5’ten Büyüktür” söylemini dünyaya kabul ettirdi.

En son Kudüs kararı üzerine toplanan BMGK toplantısında 14 ülke ABD’yi haksız bulduğu halde tek başına ABD veto marifetiyle bu 14 ülkenin kararına posta koydu. Bu durum dünyanın içinde bulunduğu adaletsizlik ve haksızlığın ana kaynağını görmemiz babında önemlidir.

Önceki gün Türkiye’nin öncülük ettiği tasarı BM Genel Kurulu ABD’nin Kudüs kararıiçin toplandı. Toplantı öncesi Donald Trump, "Oylamayı yakından takip edeceğiz. Bize karşı oy verenlere para yardımını keseceğiz" diyerek şantaj ve tehdide başvurdu.

Trump’ın açıklamasının ardından BM’nin İnsan Hakları Yüksek Komiserliği Başkanı el Hüseyin istifa etti. Yaptığı açıklamada Hüseyin,“Birleşmiş Milletler’in bağımsızlık ve birliğine olan inancım kayboldu” dedi.Hüseyin, ABD Başkanı Trump için, “tehlikeli” diyerek sert bir dille eleştirmişti.

ABD’nin tehditlerine Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Başbakan Binali Yıldırım ve Dışişleri Mevlüt Çavuşoğlu, “Demokratik irade dolar karşılığında verilemez.” diyerek anında karşılık verdiler.İşte bu açıklamalarla oylamaya geçildi.

Türkiye Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın ifadesiyle, “Demokratik iradelerini dolarasatmayan” kahir ekseriyet (128 devlet) ABD’nin Kudüs’ü İsrail’in Başkenti olarak kabul etmesini onaylamadı. ABD’yi 8 ülkenin desteklemesi sizi yanıltmasın. Çünkü bu 8 devlet tıpkı Twitter’da takipçisinin sayısını arttırmak, twitlerinin beğenilmemesi halinde yazdığı twitleri beğenerek ya da RT ederek twitter aleminde yalnız olmadığını göstermek için açılan BOT HESAPLAR gibi ABD’nin “bot devletleri”dir.

Yani;

65 yıldırdünyanın sırtında boza pişiren ABD, 21 Aralık 2017 günkü BM’nin kararından sonra sayısal ve siyasal liderliğini yitirmiş oldu. Dünya tarihine 21 Aralık 2017 tarihi ABD’nin çöküş tarihi olarak geçecektir.

Bu oylamanın sonuçları önümüzdeki aylarda ve yıllarda kendini daha net hissettirecek.

Bu saatten sonra ABD’de Trump daha çok tartışılır hale gelecek. Dünya siyasetinde de ABD’nin liderlik konumu tartışmaların odağında yer alacak. Elbette ABD boş durmayacak, karşı oy kullanan ülkelere ABD ne gibi bedeller ödetecek göreceğiz. Sarraf davası öteden beri “HAYIR” diyen Türkiye’ye bu anlamda bedeldir. Başka neler yaşanacağı zamanla belirginleşecek, ancak Vietnam sendromuna dönüşebilecek oylamanın etkilerini kırmak için ABD İran ve Yemen başta olmak üzere pek çok ülkeye saldırmayı deneyebilir.

Kim ne yaparsa yapsın Yeni Dünya Düzeni’ne geçiyoruz.

İslam coğrafyası, kimi sabotajlara rağmen Türkiye’nin etrafında toplanacak. Türkiye’nin İİT toplantısındaki rolünün ardından BM Genel Kurulunda yine Türkiye’nin girişimiyle çıkan karar ile İslam ülkelerinde, “Teşekkürler Erdoğan” nidaları yükselmeye başladı.

100 yıl önce düştüğü yeri keşfeden İslam ülkeleri ayağa kalkmanın eşiğinde. Amerikancılığın Arap Dünyasına yayacağı fitnenin önüne geçilebilirse –ki bunu zor görmekle birlikte imkânsız görmüyorum- çok kutuplu dünyaya doğru gidiyoruz.

Yeni ittifaklar,

Dünya için adil olan yeni BM gibi teşkilatlar,

Bölgeler için yeni liderlikler dönemi başlayacak.

İşin önemli tarafı bütün bu yeniliklerde Türkiye dominant ülke olma vasfına sahip birkaç ülkeden biri oldu.

Filistin halkı,1948’den bugüne kadar İsrail’den görmediği zulüm kalmadı. Devletler arasında sorunlar, çatışmalar, savaşlar yaşanır, bu kaçınılmaz bir durum, lakin başta ABD olmak üzere Batı’nın desteklediği, şımarttığı, kolladığı İsrail’in insanlık dünyasının hiçbir döneminde görülmemiş şekilde Filistin halkına bunca zulmü reva görmesinin kabul edilir tarafı yoktu, olmazdı.

Burada kısaca Bosna’nın BM’deki çekimser oyuna da değinmek istiyorum.

Bosna 3’lü Başkanlık Sistemi gereği devlet kararları Boşnak-Hırvat-Sırp üyelerin (başkanlık konseyi) oyları ile belirlenir. Bu üçlü oylamada Bosna Hersek bizim gibi EVET derken, Sırp üye RED, Hırvat Üye ÇEKİMSER oyu kullanmayı kararlaştırırken tabiatıyla Bosna’nın oyu ÇEKİMSER oldu. Boşnak kardeşlerimizi anlayışla karşılayıp fitne ehline kapı aralamamamız Boşnak kardeşlerimizle hukukumuzun gereğidir.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner624