Ülkemizde bölgemizde ve dünyada ne kadar hızlı bir hareket var. Dünyanın dönüş hızı bile bu yaşananlara ayak uydurmakta zorlanıyor. Dünyada olup biten ne varsa bizi kıyısından da olsa ilgilendiriyor. Birçok konu ise yakından.

Geçen hafta Türkiye ile ABD arasında Zarrab konusunda nota şeklinde yaşanlar beraberinde CİA elemanlığı da gündeme getirdi. Artık Türkiye’de Zarrab konusunda genel kanaat CİA elemanı olduğunun şüphe götürmeyecek bir gerçekliğe dönüştüğü. ABD Zarrab’ı Türkiye ye karşı kullanmak için ortaya çıkan bu gerçeği saptırarak ‘Etkin pişmanlık’ ve ‘İtirafçı’ sıfatına sokarak söylediklerini delile çevirmenin peşinde. Böylelikle Zarrab’ın Türkiye’nin İran ambargosunu deldiği tezinin üzerinden gitme gayretlerini devam ettiriyor.

Oysa Zarrab’ın CİA elemanı olması tescillendiği takdirde ABD’nin oyuncağı elinden alınacak. Hele hele Zarrab’ın üzerinden dönen paraların kaynağının bir kısmının bile ABD’nin bölgede oynanması için verdiği anlaşılırsa durum daha da değişecek. O durumda ABD’nin İran ambargosu iddiaları tersine dönecek. Zarrab resmiyette doğuştan İran sonradan Türkiye vatandaşı. ABD ile ilişkisi görülmüyor. Fakat son günlerde ortaya çıkan bilgiler bu ismin Türkiye ve İran’dan fazla ABD ile ilişkilerini ortaya koyuyor.

Bunun en büyük kanıtı Zarrab’ın ABD’ye gittiği günden beri resmi olarak tutuklandığının duyurulmasına rağmen hiçbir şekilde hapishane veya nezarethane yüzü görmemesi. En son ‘Etkin pişmanlık’ ve ‘itirafçı’ konumu nedeniyle özel korumalı villalara alındığı bilgisi. Oysa Zarrab ABD’ye gittiği günden beri zaten bu tip bir koruma çemberinde bulunuyor. Kaldı ki hiçbir şekilde cezaevinde bulunmadığı. Bu durum ortaya çıkınca da ‘itirafçı’ bahanesi ile durumu resmiyete dökmüş oldular.

Geçen haftaki ‘Rıza Zarrab neden CİA elemanı olmasın?’ başlığını taşıyan yazımız sonrası tevafuk mudur bilmem ama medyada bazıları doğrulayıcı bazıları ise bu gerçeği gizleyici haberler yayıldı. Enteresanıma giden yazılardan biri uzun yıllar İngilizce gazete çıkararak Türkiye’de ki yabancı misyonlara hitap eden İlnur Çevik’in Zarrab davası ile ilgili yazısı. Zarrab’ın ABD tarafından Türkiye’de ki liderler aleyhine kullanılmak istendiğini ifadeden öteye gitmeyen uyarısı. Oysa Çevik’in Zarrab konusunda ki bilgilerinin benden daha ileri olması gerekiyor. CİA bağlantıları veya elemanı olduğu bilgilerinin onlarda daha net olması gerekiyor. Ama o tarafa hiç değinmiyor yazılarında.

Öte yandan geçen yazımızda yer verdiğimiz Zarrab’ın Dubai’de görüldüğü iddialarına karısı Ebru Gündeş’le de buluştuğu ilave ediliyor. Türkiye’nin notasının bu gerçeklerle ne kadar bağlantısı var bilmiyoruz.

Zarrab konusu sıcaklığını korurken Türkiye içinde bağlantılı perde arkasında olaylar yaşandığı bildiriliyor. Aksiyon filmlerini aratmayacak bir heyecan boyutunda hatta…

Şu bir gerçektir. Rıza Zarrab’ın CİA elemanı olduğu tescillenmelidir. Ortaya çıkan gerçekler bunu gösteriyor. CİA elemanı olması ABD’nin Türkiye’yi kapana kıstırma planını tersine çevirecektir. O takdirde İran ambargosunun delinmesi iddiası düşecektir. Çünkü İran oyununda Zarrab yardımcı değil ana oyuncudur. Aslında öyle görülüyor ki ABD Zarrab konusunda asıl oyuna kendinin düştüğünün farkında. Ama dava ile birlikte bu düştüğü çukurdan çıkmanın derdinde. Veya Türkiye ile pazarlığa oturmak istiyor.

17-25 Aralık’ta Zarrab’la bağlantılı olarak operasyon yapılan devrin bakanları. Bilindiği gibi Zafer Çağlayan hakkında Zarrab davası nedeniyle tutuklama kararı çıktı. Diğer isimlerle ilgili de benzeri durum yaşanması ihtimalinden bahsediliyor. Fakat Zafer Çağlayan’ın, Erdoğan Bayraktar’ın Türkiye içinde yakın takipte olduğu aynen ‘Kurtlar Vadisi’ ve ‘Eşkıya Dünya’ya Hükümdar Olmaz’ dizilerinde yaşanan operasyonların yaşandığı bildiriliyor. 17-25 Aralık operasyonlarında başrol oyuncusu bu bakanların konuşmaları halinde bütün algılar tersine döner aslında. Hele 17-25 Aralık operasyonları öncesi değişik mahfiller de yaptıkları iddia edilen pazarlıklarla ilgili konuşmaları halinde çok şeyler değişir. Zafer Çağlayan’ı yakın zamanda gören var mı?

Şimdilerde çok daha düşünmek lazım. Türkiye’ye karşı NATO’nun özürle geçiştirmek istediği olay, ABD’nin PKK/PYD ve İŞİD ortaklığı, Zarrab davası, İngiltere Büyükelçisinin açıklamaları, bu arada Rusya-İran-Türkiye Soçi zirveleri arasında bağlar.

Şu uyarıyı yapmakta yarar vardır. Türkiye’de bütün darbeler bölge ülkeleri ile sıcak temasının arttığı zaman dilimine rastlar. Tarihin tekerrür etmesinin önlenmesi için gerekli tedbirler ihmal edilmemelidir.

Cuma’nın hayrı üzerinize olsun...


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Hüseyin ZAVALSİZ 2017-11-24 01:28:15

Yazarımızın uyarısını dikkate almak lazım. Zarrab konusunda resmin tamamına bakmak lazım ABD Türkiye yi yönlendirmek istiyor ama artık eski Türkiye yok kendi kararlarını kendisi alıp uygulayan bir Türkiye var. Zarrab konusunda ABD baskı yapmaya çalışıyor çünkü Suriye'de dengeler degisiyor, demir ipek yolu projesi hızlı adımlarla ilerliyor, Ticaret deniz yolundan demir yoluna geçecek Burada Türkiye nın önemi artmaktadır ve projenin geçtiği Ülkelerde de kısacası ticaret yön değiştirecek buda başta ABD ve Almanya yi cildirtiyor. Zarrab meselesindeki tek neden Erdoğan siz bir Türkiye istemeleri. Özellikle Arabistan, Mısır, İsrail, BAE ve ABD ittifakı ni Turkiye bozmakta Suriye'deki planları geri tepmekte. Sonuç itibariyle Sayın Erdoğani yedirtmeyiz yaşasın büyük Turkiye Hedeh 2023 Hayırlı cumalar