Son günlerde hızla gelişen olaylar bazılarının nevrini döndürdü. Oluşan her şartta Türkiye’nin suçluluğunu ortaya koyacak, baş suçlu olarak ise Recep Tayyip Erdoğan’ı gösterecek bahaneler ve yorumlara hemen şahit oluyoruz. Olayları ve bu olaylar karşısında sesi çıkan önemli bir kesimin tavrını bir başkasının tavrına göre belirlediğini göreceksiniz. Olayın mahiyeti, olayın nevi, olayın ne olduğu hiç önemli değil. Bu hep böyle.

Son haftalarda dünyada, bölgemizde hatta Türkiye’de çok önemli olaylar ve gelişmeler yaşanıyor. Adeta 3. Dünya Savaşı’nın farklı bir versiyonu. Hem soğuk savaş taktikleri, hem silahlı savaş sıcaklığı. Cepheler o kadar çeşitli ki, fiziki cephelerin dışında sosyal, kültürel, dini, zihni cepheler bir birine karışmış durumda. Batılı ülkeler de durum nedir bilmiyorum ama Türkiye’de bu cephelerin kendi arasında da farklılıklar bulunuyor. Fakat batı dünyası içinde de zihin cephelerinde toplum içinde farklılıkların bulunduğu gözlemleri geliyor.

Türkiye’de olduğu gibi dünyada ve bölgemizde olup biten olaylar konusunda ülkelerinin yönetimlerinin nasıl tavır takındığına bakılmaksızın insanlar farklı düşündükleri görülüyor. Hafta başında bir dostum Londra’dan bir mesaj attı. Türkiye’den oraya bir iş için gitmiş. Avukat arkadaş kendisinin yaşadığı bir olayı yazarsın diye göndermiş. Aynen şöyle yazıyor mesajda; “Gerçek bir olay. Benim yaşadığım. Dün akşam Londra Gloucaster bölgesinde bir cafeye girdik. Starbucks. Kahveleri alırken kasiyer nereli olduğumuzu sordu. Bende Türkiye dedim. Zenci çocuk ‘Sizin çok iyi ve güçlü bir başkanınız var Erdugan’ dedi. Valla böyle”. Bununla da kalmamış dostumuz. Bunu köşende yaz mutlaka diyor.

Son 20 gündür ifade ettiğim gibi dünyada bölgemizde ve Türkiye’de çok önemli olaylar ve gelişmeler oluyor. Fakat Irak referandumunda da, bazı belediye başkanlarının istifalarının istenmesi olayında da, ABD’nin uyguladığı vize olayında da Türkiye’de birilerinin ve bazı kesimlerin ortaya koyduğu tavır Recep Tayyip Erdoğan’ın ortaya koyduğu tavrın tam tersi istikametinde oluyor. Hele hele ABD’nin vize konusunda ortaya konulan tavır ve yorumlara bakılırsa Kurtuluş Savaşı’nda ortaya çıkan Amerikan mandacılarına rahmet okutacak cinsten. Olmaz ve olamaz türünden.

Beyler uyanın, kendinize gelin. Bazılarına düşmanlığınız gözlerinizi kökünden kör etmesin. Bir çok konuda haklı olabilirsiniz. Ama beğenmediğiniz, düşman bellediğiniz insanlara karşı her konuda ortaya koyduğunuz karşı tavırlar doğru savunmalarınızı ve ikazlarınızı da heba ediyor. Recep Tayyip Erdoğan düşmanlığınız sizi ABD’ci, düne kadar ‘Bunlar FETÖ’çü. Neden görevden almıyorsunuz. Bunları Erdoğan getirdi’ dediklerinizi istifa ettirmek istenmesi üzerine demokrasi kahramanı, düne kadar ‘Barzani’ye bu kadar niye yakın duruyorsunuz’ dediğiniz konuda şimdi aynı arkayı çıkar duruma düşüyorsunuz.

Unutmayın Türkiye 3. Dünya Savaşı’nın tam ortasındadır. Bu savaş tüm hızı ile sürmektedir. Bu savaşın tek gayesi vardır. Yarın Recep Tayyip Erdoğan olmayacaktır. Ama Türkiye’nin ayakta durması için birlik ve beraberliğe ihtiyaç vardır. ‘Bugün için ABD’ye niye kafa tutuyorsunuz, gücünüz yetmez. Türkiye’yi mahvedeceksiniz’ bahaneleri asıl Türkiye’yi zor duruma sokan kendi çöplüğümüzde başkasının adına ötmedir. Bundan vazgeçin.

Şu an Türkiye’nin attığı adımlar, ortaya koyduğu stratejiler ile ABD çılgına dönmüş durumda. Erdoğan düşmanlığı ABD’nin düştüğü durumu görmenizi gölgelemesin. Erdoğan ile haklı olarak görülecek bir hesabı zamanı geldiğinde hep beraber görelim. Fakat şimdi ABD’nin kuyruğunun sıkıştığı bu günlerde aykırı seslerle ABD’yi sevindirmeyin. Yoksa iyi niyetinizden şüpheler aynen FETÖ’cülerin düştüğü durum gibi artacaktır. ABD şu an köşeye sıkışmış kendi gibi ne yapacağı belli olmayan durumdadır. Yarın sizin gibi kesimlerin Erdoğan’a karşı desteğini aldığını hissine kapılırsa 15 Temmuz’da yarım kalan hesabı görmeye kalkar.

Kalın sağlıcakla…


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.