“İran’daki gezi olaylarının amacı ne” başlıklı yazımın sonunda; “ABD’nin bu hamlesi, Suriye’de bazı olumsuz gelişmelerin de habercisi, aslında… Bu bağlamda dikkatli olmamız gerekiyor…” değerlendirmesinde bulunmuştum.

O da maalesef oldu…

ABD, 10 bin km mesafeden gelip insanları rahatsız etmeye, ulusları perişan etmeye, masum çocukları öldürmeye, mevcutların yerine birden fazla etnik peyk devletler kurmaya çalışıyor…

Arap baharından bu yana sergiledikleri temel politika bu, açıkçası…

ABD politikasının analizini bugün yapmayacağım, yapmak da istemiyorum.

Kendi zenginliğini, “vatandaşı olmayan insanların kanı” üzerinden inşa eden bir devlet…

Ne kadar uzun yaşayabilir?..

Bunlar eğer insan ve insanlığı anlayabilmiş olsalardı bu cinayetleri zaten işlemezlerdi…

Bu zenginliklerini doğru ve düzgün yollardan gitmek suretiyle de kazanabilirlerdi.

Bunlar bu yolları bilmiyorlar mı?

Bence bal gibi biliyorlar.

Peki niçin tüm bu zulüm ve cinayetler…

Çünkü; dertleri başka…

Bunlar “Sen köle ben efendiyim” diyor… “Sen bilmezsin ben bilirim” diyor… “Sen küçük hatta hiçsin, oysa ben büyüğüm… Sen çalış ben yiyeyim” diyor…

Yani “Tüm dünya bana hizmet etsin” diyor…

Bu kadar acı, bu kadar zulüm üzerine kurdukları zenginlikleri ve devletleri devam etmeyecek… Edemez…

O halde; nasıl…

Bir çivi bir nalı; nal bir atı; at bir komutanı; bir komutan orduyu; bir ordu koca bir ülkeyi kurtarır!..

Çiviyi küçük görmemek lazım.

Yaptığı işi küçümsememek, dünyanın en büyük ve en önemli işi gibi görmek ve çalışmak lazım.

Sokaktaki çöpün temizliğini yapan görevli nasıl “temizlik imandandır” hadisine mazhar ise, o görevliyi sevk eden amir; o amirleri dolayısıyla şehri ve şehrin sokaklarını idare eden, yöneten belediye başkanları da “aynı gerçeğin göğsünde” kendilerine yer bulur…

Yani dostlarım!

Önce kişiden, yani kendinden başlamak gerek.

Herkes yaptığı işi, en iyi şekilde yaparsa… Çivilerden başlayan, komutana varan ve nihayette ülkenin güçlenmesine varan BÜYÜK NETİCE ortaya çıkar…

Yani “yaptığı işin delisi” olmak…

Tabi, bunu başkasının hakkını gözeterek yapmak… Yoksa; “işime saygı gösteriyorum” deyip karşıdaki kardeşinin hakkına girmek… O, daha tehlikeli…

Deli dedik, ama… Dengeli delilik yani…

Vesayetle savaş…

ABD, Irak’ta yaşadığı hezimetin ve başarısızlığın sonucu olarak “kaçınılmaz yenilgilerini” gizlemek için taşeronlarla işi götürmeye çalışıyor.

Suriye’nin kuzeyinde “30 bin kişilik bir örgüt” kurmak istemelerinin önemli sebeplerinden biri de bu.

Ordu demiyorum. Çünkü devletlerin ordusu olur. Güney Amerika’dan, ıssız adalardan ve başka yerlerden topladıkları çapulcuların değil…

Erdoğan’ın liderliği…

Ne yapsalar boş.

Zira takke düştü.. Kel göründü…

Türkiye’nin bu oldu-bittiyi kabullenmesi, elbette mümkün değil.

Buna rıza göstermediği için de sadece söylemde tepki koymadı. Afrin’i bombalayarak da bu kararlılığını gösterdi…

Cumhurun Başkanı Sayın Erdoğan’ın dediği gibi…

Ve “bir gece ansızın”… Hatta gerekirse “her gece” ve “her gündüz” ansızın…

Daha önce dediğim gibi ille de İZZET mutlaka İZZET… Eski hal MUHAL, ille de YENİ HAL… Mutlaka YÜKSEK HAL…

Zira millet olarak ERDOĞAN’ın liderliğinde ÖLÜMÜ, ÇOKTAAAAN ÖLDÜRDÜK…

Yani Türkiye’de “80 MİLYON ERDOĞAN” var…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.