Konuya bodoslama girmekten başka bir yol yok. Yüz yıl sonra aynı plan aynı oyun kuruldu. ‘Tarih tekerrürden ibarettir’ sözü aynıyla gerçekleşiyor. Milli Şair’in ‘İbret alınsaydı tekerrür mü ederdi?’ sözü takılıyor aklıma. Ama halen ibret alan çıkmadı.

Şu an Suriye’de yaşananlar Yüzyıl önce oynanan oyunun aynısıdır. Batı, ABD bir tek askerini, bir tek insanını harcamadan sözde Türkiye ile savaşa girişiyor. Yüzyıl öncede aynısını yapmadı mı bunlar? Birinci dünya savaşında İngilizlerin cephede kaç askeri vardı? Dünyanın her yerinden topladıkları askerlerle çıkmadılar mı Osmanlı’nın karşısına. Kimi Hindu, kimi Yeni Zelandalı, kimi Avustralyalı değil miydi? Bir kaç komutandan başka.

Tıpkı bugün Güneydoğu’da, Kuzey Irak’ta, Suriye’de ABD’nin yaptığı gibi ‘Anadolu toprağı sizin asıl vatanınızdır’ kışkırtmasıyla Yunanı Anadolu’ya göndermedi mi İngiliz gâvuru. 3-4 yıl bu topraklarda bu milletin geleceğini heba ettirmedi mi? Geri dönüp bakılmalıdır. Kim zarar gördü Birinci dünya savaşından, kim zarar gördü Yunan’ın Anadolu’yu işgal planından. Kim zarar gördü Ermenilerin kışkırtılmasından.

Bu kışkırtmalar sonrası yıkılan Osmanlı topraklarını İngiliz’i, Fransızı, Almanı, ABD’lisi değil mi yıllardır sömüren. Nerede Ermeni diasporasının çıkarı, nerede Yunan’ın çıkarı, nerede Arap’ın çıkarı. Bu kışkırtmalar sonrası ezilen, zayıflatılan yok edilen Ermeni, Rum, Yunan, Arap, Türk değil mi? Ne olu Batılılara? Hangi zararı gördüler? Hangisinin burnu kanıyor? Hiç birinin değil mi? Ama yüz yıldır İngiliz, ABD, Fransız, Alman sömür mü yor mu Ortadoğu’yu, emmeye devam etmiyor kanlarını?

Şimdide Kürt kardeşlerimizin duygularını istismar edip önlerine koydukları avuçların peşinden koşturuyorlar. Suni bir devlet rüyasının peşine düşürüyorlar. Ama rüyadan uyandıklarında ne peşlerine düşecekleri hayalleri kalacak, ne de ayakta duracak halleri. Tıpkı 100 yıl önce Yunan, Ermeni, Rum’da olduğu gibi. Yine bütün enerjisi harcanmış, varlık yokluk girdabına girmiş, küllerinden yeniden dirilmeye çalışan bir memleket.

Afrin’deki durum dolayısıyla bütün Kürt bölgelerinde ABD’nin organizasyonu ile büyük bir seferberlik başlamış. ABD, Güneydoğu’dan, Kuzey Irak’tan Süleymaniye, Erbil dâhil bütün bölgelerden tıpkı yüz yıl önce İngiliz’in Hindistan’dan Avustralya’dan, Yeni Zelanda’dan topladığı gibi asker topluyor.

Bölgeden gelen haberlere göre ABD Afrin olayını Kürt-Türk savaşı propagandasına döndürmeye çalışıyor. Bu konuda başarılı olmak üzere. Şu an bölgeden gelen haberlere göre önemli derecede ABD piyonları vasıtası ile bu propagandasında başarılı oluyor. 15 yaşın üzerindeki gençlerin farklı yollarla kandırılıp Afrin bölgesine sevk edildiği bilgileri geliyor. ‘Bu Türkiye-Kürt savaşıdır’ propagandası şekline dönmüş durumda.

ABD resmen bölgede okuyan, yazan, iş gücü olan Kürtleri Afrin’de İdlip’te Türkiye’ye kırdırmanın oyununu kurmuş durumda. Gelen bilgilerde Sünni, Şafi kökenli ailelerin çocuklarına kancalar atıp milliyetçi duyguları körüklenerek Afrin için toplanıyor. Bu propagandalar Güneydoğu’da ayyuka çıkarken, tedbir alması gereken devletin görevlilerin çok ciddi zaaf gösterdiği, birçok çalışmayı görmezlikten geldikleri bildiriliyor. Hatta bazı devlet görevlilerinin ‘Bizim bölgede olay yapmayın da nerede yaparsanız yapın’ modunda olduğu, Afrin’e savaşmaya gidenleri görmezden geldikleri belirtiliyor.

PKK içindeki Ermeni unsurların ABD’nin imha planından haber olduğu için Afrin’e eleman göndermeyi yasakladıkları bilgisi de geliyor.

Türkiye’nin çok acil Güneydoğu’da, Kuzey Irak’ta ve Kürt kardeşlerimizin bulunduğu bütün bölgelerde ABD’nin Sünni Kürtlere yönelik imha planını uygun dille anlatması gerekmektedir. ABD aynı zamanda ‘Biz işin içinde yokuz’ diyerek Türkiye’yi Kürtlerle baş başa bırakma planını devreye koymuş durumda. Şu anda gelen bilgilere göre Afrin’de girişilecek savaşta Türkiye’ye günlük en az 15 şehit cenazesinin verdirilmesi planları da yapıldığı iddia ediliyor. Tıpkı Güneydoğu’da Hendek Savaşları sırasında Bin şehit verilmesine yönelik planlar gibi.

O nedenle Türkiye’nin çok acil, bölge halkını bilgilendirecek, kurulan oyunun bozulmasını sağlayacak bir stratejiye geçerek Afrin’de bulunan unsurlarda dâhil hızlı bir çalışmaya başlamalıdır. Afrin olayını bir tek kurşun atmadan çözmelidir. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’dan sonra gelen herkes bilgi saklamaktadır. Üzerine düşen görevi yapmamaktadır. Gereken hassasiyeti göstermektedir. Rehavettedir. Başta Genelkurmay Başkanı olmak üzere bölgede gerekli önlemleri almayan bütün Güvenlik ve askeri birimler tespit edilerek daha güvenilir ve daha yapıcı davranacak kadrolar getirilmelidir.

Aksi takdirde Türkiye’nin bugünkü kazanımları, gücü, potansiyeli harcanabilir. En az 10 yıl sürecek ve içinden zor çıkacağımız bir sürece gireriz. ABD’nin Batı’nın bütün istediği bu zaten. Silah sıkmadan bölge insanını bir birine kırdırarak sömürmeye devam etmek.

O nedenle Türkiye kardeşkanı, din kardeşi kanı akmadan bütün yolları denemelidir. Bu görev Türkiye’ye düşmektedir.

Kalın sağlıcakla…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.