Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın “TEOG’u kaldırıyoruz” açıklamasının ardından konuya katkı sunmaktan ziyade daha çok “bağcıyı dövme” niyetindeki yorumları dinledik. Bana da, “nedir bu sınavların hali?” diye çok soruldu.

Konuya vakıf değildim, lakin taleplere bigâne de kalamazdım. Bu sorunu ve çaresini iyi bilen ve pek çok konuda bilgeliğinden istifade ettiğim Dicle Üniversitesi Türk Dili Okutmanı Abdülhalık Arca Hocam ile konuştuk.

MEB’in konu ile ilgili çalışmalarında bu değerli önerileri de dikkate alacağını ümid ediyoruz. Buyurun:

TEOG ve yerine gelecek sistem tartışılıyor, sizce ortaokul sonrası sınavlarda neye dikkat edilmeli?

-Öncelikle TEOG'un ve sonrasında gelecek sistemin tartışılmasını yararlı gördüğümü belirtmek isterim; zira tartışmanın, hakikati ortaya çıkarmak gibi bir huyu vardır. Tartışmanın bu amacına ulaşabilmesi için de üç husustan kaçınmak gerekir:

  • Konuya toptancı yaklaşmamak,
  • Konuyu karşıtlık ilişkisi üzerinden ele almamak,
  • Meseleye ideolojik bakmamak.

Milli Eğitim Bakanlığı TEOG'un yerine ikame edilecek sistem üzerindeki çalışmalarını ikmal etmedi henüz; ancak basına yansıdığı kadarıyla üçlü formül üzerinde durulmaktadır. Nasıl bir tablonun ortaya çıkacağını yakında hep beraber göreceğiz. Temennim, nihai karara varıncaya kadar, eğitim-öğretimin bileşenlerinin bu müzakere/değerlendirme sürecine dâhil edilmesidir. Bu anlayış, görece, ''en iyi sistem''e ulaşmada yararlı olacaktır. Yapılacak sınavlarda gözetilmesi gereken hususların bazılarını ise şöyle sıralayabilirim:

1-Sınavlarda öğrencileri kendi sınıflarında ve bir arada sınava almamak,

2-Pedagojik açıdan çekinceleri olsa da sınav salonlarında kameralı sisteme geçmek,

3-Sınava katkı yapacak şişirilmiş/hormonlu notların önüne geçmek,

4-Sınav stresini azaltmak maksadıyla sınavı bir günde yapmak.

5-TEOG'un yerine geçecek sistemi mümkünse önümüzdeki yıldan itibaren uygulamak; çünkü bu yılki 8.sınıflar TEOG sistemine odaklı olarak hazırlandılar.

Geçmişten günümüze yapılan sınavlarda her yönüyle olumlu kabul edilen bir sınav sistemi var mı/ydı?

-LGS, OKS, SBS ve TEOG sırası ile uygulanan sınav modelleridir. Bütün bu modellerin artıları ve eksileri mutlaka olmuştur. Bunlardan biri mükemmel olsaydı, değiştirmeye gerek kalmazdı. Örneğin, OKS’deki tek oturumluk sınavın SBS'de çok oturumlu sınava evirilmesi kanaatimce isabetli olmamıştır. Bunun yanında SBS'deki belirleyici/ayrıştırıcı soru kalitesi ise TEOG'a yansıtılamamıştır. Dolayısıyla sistem değişikliği arayışlarına makul bakmak gerekir. Buradaki ana düşünce ise sınav sistemini daha yetkin hale getirmeye çalışmak olmalıdır.

Test, ders, okul üçgenine sıkışan öğrencilerin aile ve sosyal hayatını olumsuz etkilediği ve sınav sisteminin bu yüzden değiştirildiği söyleniyor, bu konudaki düşüncenizi anlatır mısınız?

-Doğru işleyen bir sisteme kimse müdahale etmek istemez; ama uygulanan tüm sistemlerin süreç içerisinde arızaları ortaya çıkar. Bunları gidermek için ya mevcut sistem ıslah edilir yahut yeni sistem arayışlarına gidilir. Bütün sınav sistemleri sorunuzda sıraladığınız olumsuzluklarla maluldür. Üzülerek ifade etmek isterim ki öğrencileri yoğun ders-test-sınav sarmalından kurtaracak tümüyle uygulanabilir bir model, bizde en azından, şimdilik, mümkün görünmüyor. Kanaatime göre öğrencilerin ve tabii olarak ailelerinin stresini asgariye indirecek her çaba takdiri hak ediyor.

Hem kalite artışı anlamında, hem öğrencinin sosyal hayatı açısından yararlı olabilecek bir sınav sistemi nasıl olmalı

-Aslına bakarsanız sınav sistemini eğitim sisteminden bağımsız bir biçimde değerlendirmek doğru değildir. Sınavlar eğitim ve öğretimi ölçer, değerlendirir. Kötü bir eğitim sisteminin iyi bir sınav sistemi olamaz. Bu açıdan sınav sistemini eğitim sisteminin tamamlayıcı bir unsuru olarak değerlendirmek icap eder.Bunun için de:

Ülkenin batısından doğusuna, gerek okul gerekse öğretmen kalitesini artırmaya dönük çabalara hız verilmelidir.

Fırsat eşitliğini zedeleyecek her türlü tutumdan kaçınılmalıdır. Açık uçlu sorulardansa çoktan seçmeli ama yoruma dayalı sorular tercih edilmelidir.

Sınavlarda çok sayıda soru sormak yerine, oransal olarak, daha az sayıda seçici sorular yer almalıdır.

Öğrencilerin bedensel ve ruhsal gelişimlerini sağlamak için rehberlik dersi okullarda daha etkin bir biçimde verilmelidir. Derslerin içeriklerinin gereksiz bilgi yüklemelerinden arındırılması gerekir. Sadece sayısal dersler için düşünülen laboratuvarların yanında sosyal, sportif ve sanatsal etkinliklere ayrılmış alanlar dizayn edilmelidir. Sosyal ve kültürel faaliyetler gerekirse zorunlu hale getirilerek puan hesaplamasına az da olsa yansıtılmalıdır.”

Değerli Hocamız Abdulhalik Arca’ya çok teşekkür ediyoruz.


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.