Umulmadık bir anda gelir ölüm meleği. Alacağını alır ve sessizce gider…

Öyle de oldu. Herhangi bir vakitte, bir sebep hasıl oldu ve Abdulkadir Yüksel ani bir şekilde aramızdan ayrıldı.

Aslında doğduğumuz gün, öleceğimiz bilinir ve doğduğu için ölür her doğan!

Doğduğu gün ölüme nişan takan her fani gibi, ölüme nikah kıydı ve ebedi aleme yürüdü Abdulkadir Yüksel. Tıpkı diğer faniler gibi…

Abdulkadir Yüksel’i, Gaziantep’ten Milletvekili adayı olduğunda tanıma fırsatım oldu. Urfa2lı olup, Gaziantep’ten aday gösterilmesi kendisini memnun etmiş ve bir hayli heyecanlıydı. Gayretkeş ve samimi bir azimle çalışıyordu. Özellikle, Gaziantep’te 400 Bin Urfalının mukim oluşu ayrıca önemli kılıyordu bu adaylığı. Cumhurbaşkanlığı referandumu sırasında, üstün gayret ve çabalarına ithafen, yine Milat Gazetesinde ki köşemden, kendisine atfen üç beş satır yazmıştım. İyi ki yazmışım…

Seçimlerde Milletvekili olduktan sonra ilk yaptığı iş, Milletvekili seçildiği Gaziantep’e bir ofis açmak oldu. Seçmenleri ve hemşerilerinin dertleriyle yakından ilgilenmek onun için en az Milletvekilliği kadar önemliydi.

Mütevazi bir siyasetçi ve vefalı bir dost idi. Hafta sonları mutlaka Gaziantep’e gelir ve ofisinde seçmenlerinin dertleriyle yakından ilgilenirdi. Kendisini arayan veya ziyaretine gelen her kim olursa, en üst seviyeden saygı ile karşılar, sorununu dinler ve memnuniyetle uğurlardı.

Halktan birisiydi çünkü. Evvelinde Birecik Belediye Başkanlığı yapmıştı. Sorunları sadece dinlemez, danışmanlarını anında vazifelendirerek çözüm arardı.

Abdulkadir Yüksel iyi bir Müslümandı. Ehli salah bir mümin ve İslam davasına gönül vermiş dava adamıydı. Omurgalı ve duruş sahibi bir kardeşimizdi.

Mütebessim bir insandı Abdulkadir Yüksel. Kendisinden önce çok az kişi için söylenmiş “İyi ki Milletvekili olmuş” temennisine mazhar olmuş bir siyasetçiydi.

Ankara’da kendisini ziyaret edenleri kapıda karşılar, izzet ikramda bulunur, varsa bir sıkıntısı halleder ve kapıdan uğurlardı.

Dün ebedi vatanına yolcu eyledik Abdulkadir Yüksel’i! Her fani gibi, o da tüm imtiyaz, rütbe ve unvanlarını Dünya’da bırakarak Ahiret yurduna irtihal eyledi.

Ne ki, Dünyada bıraktığı imtiyazların kendisine değer kattığı birisi olarak değil, Kendisinin o mevki ve makamlara kıymet kazandırdığını cümle aleme ilan ederek gitti.

Muazzam bir kalabalık katılmıştı cenazesine. Koskoca İlçede iğne atsan yere düşmezdi. Cenaze namazını kılmaya gelen kalabalıklar camiye sığmadığı gibi, caddelere de sığmıyordu.

Başbakan, Bakanlar ve üst düzey siyasetçilerin hepsi oradaydı. Çevre İl ve İlçelerden Binlerce seveni oradaydı. Abdulkadir ağabeylerini yolcu etmeye gelmişlerdi.

Bir cenaze merasiminde, bu kadar samimi ve kalabalık bir topluluğu, yıllar önce bir kere daha yaşamıştım. Dostum, ağabeyim ve oğlum Abdulkadir’in kirvesi merhum M. Bedri İncetahtacı’nın vefatı da yüreğimizi burkmuş ve gönüllerimizi yasa boğmuştu. O da aniden gidivermişti...

Bir trafik kazasında ve genç yaşta Ahiret yurduna göç edivermişti Bedri hocam…(Allah rahmet eylesin)

Abdulkadir Yüksel ağabeyin ölümüyle, yıllar sonra yeniden aynı acıyı ve hüznü yaşadık.

İyileri bir, bir çekip alıyor yüce Mevla! Hikmetinden sual olunmaz elbette.

Dedim ya! Daha doğarken ölüme nişanlıyız hepimiz. Herhangi bir gün, herhangi bir sebepten göçüp gideceğiz.

Allah sana rahmet eylesin Abdulkadir Yüksel. Mekanın cennet olsun. Biz senin Müslümanlığına, dava adamlığına, tevazuuna ve vefana şehadet ederiz….Ailesi ve yakınlarına sabr-ı Cemil dilerim.


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.