Mayıs 2015’te  bir okuyucumuzun   “Abdullah Gül’ün etrafındakiler Demokrat Parti için hazırlık yapıyor, biliyor musun?” dediğini yazmışım.

Devamı şöyle:

Okuyucumuz “Eskişehir İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi’nden mezun.

Bir ekip…

Mezunlardan oluşan bir ekip,  ‘Senede bir gün’ Eskişehir’de bir araya geliyor...

Sohbet ediliyor, anılar tazeleniyor...

Bu ekibin mensuplarından biri de Sayın Haşim Kılıç.

Emekli olmasına kısa bir zaman kala, Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ı hedef alan Anayasa Mahkemesi (ESKİ) Başkanı Haşim Kılıç, Eskişehir İdari ve Ticari İlimler Akademisi mezunu ve geleneksel olarak buluşan ekibin mensubu.

Haşim Kılıç, geçtiğimiz günlerde gerçekleştirilen sabah kahvaltısına iştirak ediyor.

Ortam gergin, siyasette tansiyon yüksek, Sayın Erdoğan’a hücumlara tepki büyük...

Mezunlar buluşmasına katılanlardan bazıları, Sayın Kılıç’a yükleniyor:

-Gezi olaylarından bu yana şer odaklarının hedefinde olan Sayın Erdoğan’a siz de yüklenince şaşırdık. Bunun sebebi neydi? Kimi paralel tehdidi diyor, kimi ‘kaset’ diyor... Biz bunlara inanmıyoruz ama gerçeği de merak ediyoruz... Haşim Bey, Sayın Erdoğan’a niçin hücum ettiniz?

Sayın Haşim Kılıç, sorulara biraz gergin bir hal ile cevap veriyor...

Okuyucumuzun aktardığına göre diyor ki;

‘Dışarıda itibar sıfır, ABD ile ‘İNGİLTERE’ ile vesaire ile aramız bozuk! Bu böyle gitmez! AK Parti ile bu iş gitmez!’

***

Haşim Bey, Sayın Gül’ün başını çektiği ekipteki isimleri sıralıyor…

Çok ilginç isimler var, çok!..

Oradakilerden biri, ‘Tam bir Abdüllatif Şener vakası olur.’ diye tepki gösteriyor buna…

Sayın Kılıç, bu sözlere karşı çıkıyor..

Farklı şeyler söylüyor!..

Gün gergin bir şekilde kapanıyor!..”

***

Evet…

Özetle böyle yazmıştık…

Bunları bize aktaran okuyucumuza güvenimiz tam, olayın şahidi de bir kişi değil, çok.

Türkiye için en iyi ismin Sayın Abdullah Gül olduğunu düşünenlerden biri Sayın Haşim Kılıç.

Onun gibi, Sayın Gül’ü “yeni hareketler” için teşvik eden çok isim var.

Aday olmak da, adaylığa 'teşvik' etmek de meşrudur.

Meşrudur da…

Böyle bir şey mümkün olabilir mi?

Yani…

Sayın Gül, yeni bir siyasi hareket başlatabilir mi veya Cumhurbaşkanlığına aday olabilir mi?

O’nu çok iyi tanıyan…

Dahası, “O’nun ekibinde” olduğu düşünülen çok çok tecrübeli bir isme sorulunca…

Diyor ki;

“Sayın Gül, bu şartlarda asla ve kat’a aday olmaz.

Şartlar bunun için müsait değil.

Müsait olması da arzu edilmez!

Türkiye’nin Sayın Erdoğan’ın liderliğinde hedeflerine doğru ilerlemesi herkesin dileği olmalıdır!”

Ne demek bu?

Şu demek:

“Sayın Gül, bir ‘kurtarıcı’ alarak çok büyük bir talep gelmedikçe, böyle bir işe asla girişmez!.. Böyle bir durumun oluşmasını da arzu etmez!”

Kendisinin “bazı” tavırlarına daha doğrusu “tavırsızlıklarına” ziyadesiyle içerleyen bir vatan evladı olmakla birlikte…

Sayın Gül’ün, “kurtarıcı rolü”ne talip olmadığına inanıyorum.

Ve…

Fitne, fücurun kol gezdiği bu süreçte…

Sayın Gül’ün bütün fitnecileri susturacak bir demet “Gül” uzatmasını bekliyorum.

Çok şık bir hareket olur ve 2023, 2053, 2071 hedeflerimizin önüne taş koymak isteyen şer odakları da…

Fena halde…

Yamulur!..

Temel Karamollaoğlu ve Abdullah Gül!

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu’nu “Sivas Katili” ilan edenler, kendisine binlerce kez iftira atanlar…

Bugünlerde…

 “Çıkar” söz konusu olduğunda “Laiklik hassasiyetlerini” bir kenara bırakmış durumdalar!..

Eski Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ü “Atatürk Türkiye’sinin önündeki en büyük tehlike” olarak gösterip, “Tehlikenin farkında mısınız!” mitingleriyle ortalığı ayağa kaldıranlar…

 367 rezaletine imza atmaktan çekinmeyenler…

Yine “kafalarındakini” gerçekleştirebilmek için “unutmayı” tercih etmiş haldeler!..

Yani…

“Laiklik” dedikleri, onlar için bir “put” imiş, acıkınca oturup yedikleri!..

“BÖLÜNME VE ÇATIŞMA” İSTİYORLAR!..

Çok aday çıkartıp, meseleyi “ikinci tur”a taşımak ve ikinci turda hep birlikte “devirmek” istiyorlar.

Bunun için, 16 Nisan’daki hayır blokunu mümkün olduğunca keskinleştirmeye ve toplumda, herkesi bıktıracak bir “gerginlik” ve “huzursuzluk” havası oluşturmaya çalışıyorlar.

Namaz kılan öğrencilerin hedefe yerleştirilmesi, Diyanet üzerinden “9 yaşında evlilik” tartışmaları filan,  “laiklik” hassasiyeti olan çevreleri kışkırtmak için…

Milli Görüşçüleri ve Ülkücüleri de farklı manivelalarla “kışkırtıp” zemini kaydırmak istiyorlar.    

Her “Cumhurbaşkanı adayı” için istismar edebileceği malzemeler hazırlıyor ve böylece 2019 oy tavanını mümkün olduğunca düşürmeye çalışıyorlar.

Bu böyle devam edecek…

Çatışma körüklenecek…

Türkiye’nin selâmetini isteyenler de, bu süreçte “her türlü kışkırtmadan”

 “Çatışmaya” ve “gereksiz, faydasız tartışmalara” yol açacak tavırlardan uzak kalacak…

Daha doğrusu kalmalı!..

Gerginlik “kimlere” yarar, malûm!

Gaziantep’e dikkat!..

Gaziantepspor borç batağındaymış, kapanmak üzereymiş, kapanıyormuş!..

Resmi internet sitesinden yapılan “zehir zemberek” açıklamadaki “Kulübün batmasına göz yumulmaktadır!” ifadesi çok dikkat çekici!

Öte yandan…

Sırada başka illerimizin kulüpleri de varmış, “böyle giderse” onlar da batacakmış!..

Bunlar “tuhaf” işler!..

 Batışlardan “kısmen” siyaset de etkilenir!..

Yani…

Gaziantep’te ve diğer şehirlerde neler oluyor?

Bu işle de Sayın Recep Tayyip Erdoğan ilgilenecek anlaşılan.

Yoksa…

İşler kötüye gider!..

Uyuşturucu Satana “Ağırlaştırılmış Müebbet!”

Okul önlerinde uyuşturucu satanlara dair nice yazı kaleme almıştık.

“Adresleri” açıkça verdiğimiz kimi yazılarımız üzerine gerekli baskınlar da yapılmıştı.

Bu meseleyle yakından ilgileniyoruz, ilgilenmeye mecburuz.

Malûm;

İçişleri Bakanı Sayın Süleyman Soylu, “Uyuşturucu satıcısının ayağını kırmayan polis görevini yapmamış demektir!”  deyince bu “belâ” gündemin birinci sırasına yerleşti.

Bu yaklaşımın ne kadar “hukukî” olduğu  tartışılabilir ama “uyuşturucu ile mücadelenin gündeme yerleşmesi” açısından faydalı bir çıkış oldu.

Hazır bu yola girilmişken…

“Ha bombayla insan katleden PKK’lı terörist, ha uyuşturucu satıcısı” deniyor ya…

Cezalar da bu seviyeye çıkartılsa…

Çocuklarımızı zehirleyeni,

“Ömür boyu ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası”na çarptırmak  “ağır bir ceza” olmaz herhalde!..

Meclis üzerine düşeni yapsın lütfen!..

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Hüseyin ZAVALSİZ 2018-01-05 18:56:29

AK Parti öncesinde TURKİYE Dünyayı seyrederdi, Sayin Erdoğan dan sonra Dünya TURKiYE yi seyretmeye başladı. Sayın Erdoğan'ın diğer Ülkelerde nasıl karşılandığı Devlet bazında ve Halk nezdinde ortadadır çok sevilen ve takdir edilen bir Cumhurbaşkanımız var hamdolsun. Sayın Erdoğan öncesine bir baksınlar bir de şimdiki sayin Erdoğan liderliğinde ki TÜRKİYE ye aradaki farkı görebilirler bu görüntüler Google de vardır.

Avatar
Hüseyin ZAVALSİZ 2018-01-05 19:06:15

Aday olmak başka Lider olmak başka dır. Sayın Gül de liderlik vasfı göremiyorum. Sayın Erdoğan 2007 de dik durmasaydi sayın Gül Çankaya ya çıkamazdı. Üzüldüğüm konu ise dostluk, Vefa bumudur sayın Gül çıkıp konuşmuyorsun bile, böylece bu konu hep gündemde. Önemli meselelerde çit yok sesin çıkmıyor Kudus konusunda cit yok. Sayın Erdoğan i ABD, Batı, içimizdeki işbirlikçileri sürekli saldırmakta bir sayın Gül eksikti. Bende bir halk olarak diyorum ki topunuz toplanıp gelin biz ve bizim gibiler Sayın Erdoğan i yedirtmeyiz ALLAH in izniyle. ALLAH var gam yoktur.

Avatar
Hüseyin ZAVALSİZ 2018-01-05 19:36:10

Sayın Gül adayim hangi partiden aday olacak yada 100 bin imza yla aday olması gerekir bu işin bir organizasyonu ve maliyeti var. Buradaki tek amaç Cumhurbaşkanlığı seçimini ikinci tura kalmasını sağlamak Sayın Gül aday olsa bile sondan birinci olur çünkü her parti kendi adayını çıkaracak böylece ikinci turu hedeflemektedirler sadece sayın Gül rakip olsa sayın Erdoğan fark atar ona, bir vatandaş olarak bu saatten sonra sayın Gül aday olmuş olmamış bir önemi yok. Ben isterdimki sayın Gül Cumhurbaşkanımız in yanindayim demesini, davasına sahip çıkmasını beklerdim. Şahsi fikrim sayın Gül aday olmayacak çünkü kazanma şansı yoktur. Sayın Gül bu şekil davranarak sayın Erdoğan a karşı hem içerde hem disardakilere malzeme vermektedir.