2019’un renkleri şimdiden belirmeye başladı. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin net tavrı, 2019’da neler olacağını ortaya çıkarıp safları belirgin hale getirdi. Cumhurbaşkanlığı yönetim sistemi, 2019’un Kasım ayında yürürlüğe girecek. Ama bundan daha önemlisi, yeni sisteme uyum yasalarının nasıl çıkarılacağı? Başbakanlık ortadan kalkacak, seçilecek Cumhurbaşkanı hükümeti doğrudan kuracak. Yapılacak diğer düzenlemeler ise sistemin omurgasını oluşturacak.

Aslında önceden iki başlı bir sistem yoktu. Başbakan olan ülkeyi tek başına yönetiyordu. Cumhurbaşkanı, geniş yetkileri olmasına karşı sembolikti. Bu sembol cumhurbaşkanlarının sonuncusu Abdullah Gül oldu. FETÖ’nün kendisi üzerinden ülke yönetimine ortak olmaya kalkışması da Abdullah Gül’ün AK Parti’den tasfiye edilmesi ile sonuçlandı. Yedi yıl Cumhurbaşkanlığı yapan Abdullah Gül’ün yapması gereken, AK Parti’yi denetliyormuş gibi siyasi çıkışlar yapmak değil, AK Parti ile uyum içinde çalışarak uluslararası bir kuruluşun başına geçmek olmalıdır. Gül’e de bu yakışır.

***

AK Parti ve MHP birlikteliği, siyasi literatürde “yerli ve milli cephe” olarak ismini aldı. BBP de bu oluşuma açık destek verdi. Üç partinin Cumhurbaşkanlığı seçimindeki ittifakı, CHP, HDP, İYİ Parti ve Saadet Partisi’ni “karşı blok” oluşturmaya itecek gibi görünse de Ekmeleddin İhsanoğlu örneği ve HDP’nin tasfiyesi onların bir araya gelme ihtimalini ortadan kaldırıyor.

2019 Mart ayının sonunda yapılacak mahalli seçimler için partiler ittifaka girmeyecek. Yerli ve milli cephe ittifakı Cumhurbaşkanlığı seçimi için... Aslında mahalli seçimlerde de işbirliğine gitmeleri, milletvekilliği ve Cumhurbaşkanlığı seçimi için ellerini güçlendirir. MHP’nin güçlü olduğu bölgelerde, AK Parti’nin de kabul edeceği adaylar gösterilirse, o bölgelerde AK Parti aday göstermeyerek MHP’ye destek verebilir.

Cumhurbaşkanlığı seçiminde yapılacak ittifakın resmiyet kazanması önemli. Bu resmiyet, parti kimliklerini ortadan kaldırmadan yapılmalı. Seçmen istediği partiye oy vermeli, hangi partinin ne kadar oy aldığı belli olmalı, ama seçim sonucunda ittifak yapan partilerin oylarının tamamı dikkate alınmalı. Bu da ittifak içinde yer alan partilerin kendi güçlerini bilmeleri açısından önem arz ediyor.

***

Seçim denklemine konulan bölgelerin başında Doğu ve Güneydoğu geliyor. Yakın zamanda gezip gördüğün kadarıyla bu bölgelerde kayyum olayı tuttu. Belediyeleri doğrudan vali ve kaymakamlar yönetmeye başlayınca halka hizmet de ulaşmaya başladı. Doğu ve Güneydoğu’da vatandaş devlete ulaştığında problemi çözülüyor. Bu da müthiş bir rahatlama getirdi. Bu bölgelerde son dönemde yaşanan en önemli olay, Kürtlerle teröristlerin kesin çizgilerle ayrılması oldu. Gücünü dağdaki silahlı militanlardan alan, küçük bir azınlığı oluşturmasına karşı namlu gücü ile siyasette de etkili olmaya çalışan bu aşırı fanatik terörist grup tasfiye edildi, ediliyor. Aslında onları anlatıp zihin yapılarını tüm insanlığa teşhir etmek gerekiyor.

Bunlar, Türk, Kürt ayırmaksızın, ülkenin lehine olan her şeye karşı, beyni düşmanlık ve hainlikle şekillendirilmiş kişiler. Sapık ideolojilerini hayata geçirmek için uyuşturucu üretmek ve satmak başta olmak üzere, her türlü melaneti meşru gören bir zihniyete sahipler. Kendilerini Türkiye ile savaşın asli unsurları olarak gördükleri için Türk ve Türkiye düşmanı herkesten yardım alıyorlar. Yerine göre örtülü veya açık şekilde yapılan bu savaşın sonuna gelindi. Dağlarda köye inecek militan kalmayınca, Doğu ve Güneydoğu’daki insanın özgür iradesi de ortaya çıkacak. Bu da Türk siyasetini olması gereken doğal rotasına sokacaktır.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.