Ramazan ayının, aynı zamanda bol kazançlı günlerin bugün son günüydü. İnsan yapacağı hayırları, ibadetleri, sadakaları, bu ayda yapabilirse, diğer aylara göre karşılığında alacağı sevaplar kat kat olmakta, zekat için de bu geçerli. İnsan diğer aylarda vermesi gereken zekatı bu ayda verebilirse karşılığı ona göre bol kazançlı oluyor.

Zekat yılın herhangi bir vaktinde verilebilirse de fitreler ramazan ayı içinde verilmelidir. Bunu zaten herkes biliyor. Bilmemiz gereken konulardan biri de “maaşın zekatı olur mu?” konusu. 

Zamanı dar olup makaleyi sonuna kadar okuma imkanı olmayan dostlar için hemen cevabı söyleyeyim. Evet maaşın zekatı olur.

Maaşının bereketini görmek, iç huzura ermek isteyenler hemen maaşını alır almaz yüzde iki buçuğunu hesaplayıp versin. Bugüne kadar veremedikleri zekatlar için de bir güzel tevbe etsinler. İmkanı olanlar, daha önce veremedikleri zekatları da ayrıca hesaplayıp versinler ki huzurun keyfini çıkarsınlar.

Şimdi zekat ibadetini yerine getirmenin insana vereceği iç huzuru düşüneduralım. Bu bir bakıma işin süsü ve zevki...

Zekat dinin en önemli şartlarından birisidir. Hz. Ebubekir efendimizin (ra) zekat vermek istemeyen Müslümanlara karşı savaş açmada kararlı duruşunu hatırlarsak mesele hiç de öyle basit bir mesele değildir aslında...

Maaşın zekatı olup olmadığı meselesinde ihtilafa düşmüş alimlerimiz vardır hiç kuşkusuz. Hepsinin görüşlerine saygı duyarız. Kendilerine göre doğru olan dayandıkları delilleri vardır. Zaten insan istedikten sonra görüşünü destekleyici delili bulmakta zorlanmayacaktır...

Velâkin, zekat ile ilgili Kur’an ve Sünnetin bakış açısına göre, topluma kazandıracağı sosyal barışı göz önünde bulundurduğumuzda, doğruya ulaşmamız, hakikati teneffüs etmemiz daha kolay olur.

Diyelim ki maaştan zekat verme konusunda gönlümüz mutmain oldu ve zekat vermeye karar verdik,  

Bu sefer de aklımıza şöyle bir soru gelmiş olabilir. Peki hocam biz aynı zamanda devlete vergi de veriyoruz. Devlete verdiğimiz vergi zekat olarak sayılır mı?

İşte bu soru tam da benim beklediğim bir soruydu. Zaten eninde sonunda her Müslüman maaşından zekat verilmesinin önemini ister gereklilikten, ister takvadan dolayı olsun bir şekilde kabul edecektir. İnsan ferasetiyle hareket ettiği zaman hiçbir sorun çözümsüz değildir.

Bu yüzden cevap bekleyen bu sorunun cevabını Malezya örneği ile verebiliriz.

Malezya örneği bu konuda verilebilecek en güzel çözümdür. Haklı olarak insan gereğinden fazla bir yükümlülük altında tutulmak istemez. Hem vergi verip hem de zekat vermek bir bakıma sosyal barışı zedeleyebilir, insanların devletine karşı bakış açısında güvensizlik meydana gelmemesi için sosyal adaleti tesis edecek bir barış ortamı oluşturulmalıdır.

Malezya örneğinin bu barış ortamının oluşturulmasına bir katkı sağlayacağını düşünüyorum.

Şimdi gelelim Malezya’da bu ikili vergi sisteminin nasıl uygulandığına,

Zekatını vermek isteyenler isterlerse talimat vererek her ay maaşlarından belirli bir miktarı kestirirler, yada istedikleri bir kuruma zekatını elden verebilirler. Devlete vergi ödeme günü geldiği zaman bu ödemiş oldukları zekat miktarı devletin kurmuş olduğu sistem içinde vergiden düşürülür.

Çok kolay ve pratik. Ne devlet zorlanır, ne de halk mağdur olur. Sosyal barış kendiliğinden gönül rahatlığı ile tesis edilir. Devlet millet için, millet de devlet için var olduğunun farkındalığı ile hareket ederler.

Ve khulasatul kelâm d‎iyebiliriz ki,

Şimdilik biz maaşlarımızı alır almaz, hiç borç dert hesabı yapmadan yüzde iki buçuğunu ayıralım. Sonra gün gelecek Devletimiz bu konuda gerekli adımları atacak, sosyal barışı tesis edecek sistemi de yerleştirecek, zekat veren verdiği zekatı vergiden güşürebilecektir.

Paramız tertemiz olsun ki bereketi de ona göre olur. Yemeğin lezzeti nasıl ki tabağa konan aşın çokluğunda değilse, paranın bereketi de rakamların çokluğunda değildir.

Bunu yaptığımız zaman maaşımızdan ayırdığımız yüzde ikibuçukluk miktarın hiç de paramızı eksiltmediğini, bilakis görünmez bir el tarafından paramızın artırıldığını fark edeceğiz.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.