Türk Silahlı Kuvvetleri, Kilis ilimize oldukça yakın Suriye'de Afrin'e yönelik “Zeytin Dalı Harekatı” başlattı… Bu harekâtın en üst düzeyde takip edildiğine ve bölgesel gelişmelerin zorunlu kıldığına dikkat çekmek isterim… Zeytin Dalı Harekatı’nda Mehmetçiğimizin muzafferiyeti için sözlü ve fiili dualarımızı yapalım…

Doğal bir parçamızdır

Türkiye ve Suriye arasındaki sınır bazen köylerin hemen yanında hatta bazı köylerin ortasından geçmektedir. Kardeşler sınırın farklı tarafında yaşamaktadır… Sınırın 1955-59’da NATO tarafından mayınlanması ile Afrin kalın çizgilerle bizden ayrıldı. Kısaca Afrin Türkiye’nin doğal bir parçasıdır…

Her ile bir üniversite kurulduktan sonra Kilis’teki üniversitenin (KİYÜ) ilk rektörü olarak  2008-2017 yıllarında görev yaptım… Buradaki anı ve gözlemlerimi “ÜNİVERSİTE: Bir Üniversitenin Kuruluş Sancıları” adlı kitabımda bir araya getirdim…

Bu kitapta “Suriye ile İşbirliği” adlı özel bir bölüm vardır. Bu bölüm “Yakın İlişki Dönemi” ve “İlişkilerin Bozulması” şeklinde iki alt başlıkta incelenmektedir…

Üniversitenin ilk kurulduğu yıllarda Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ve Suriye Devleti arasındaki yakın bir ilişki vardı. Bu durum üniversitemizle ile Suriye’deki üniversiteler arasında da yakın bir ilişki kurulmasına sebep olmuştu…

Siyasetin/barışın bilim insanları arasındaki ilişkileri de etkilediğine dikkat edilmeli...

Arapça bilim dili değil…

Hem hükümetler hem de üniversiteler arasında en yakın bir ilişki 2009-2011 yılları arasında yaşandı... 2010 yılında 15-17 Ocakta Lazkiye’de YÖK Başkanı Prof. Dr. Y. Ziya Özcan’ın da katıldığı bir toplantı yapıldı… Suriye tarafı ise Eğitim Bakanı ile en üst düzeyde temsil ediliyordu…

Bu tür toplantılarda da söz alan Suriye temsilcileri önce Hafız Esad’ı sonra Beşar Esad’ı öve öve bitiremiyorlardı…

Lazkiye’deki toplantıda üniversitesinde ilahiyat fakültesi olan rektörler ilahiyat alanında (özellikle öğrencilere Arapça öğretimi) işbirliği üzerinde durdular. Ancak Suriye tarafı çok ilgi göstermedi. Bu durumu, heyetteki bazı üyeler Arap yönetimlerinin seküler ve halktan kopuk olması ile açıkladılar… Yönetimin bu özelliği belki de ülkenin bu hale gelmesinin nedenlerinde biridir… Bu düşünce haklı mıydı? Şu hatıramdan sonra siz karar verin. 

Suriye’nin Gaziantep’te başkonsolosluğuna yeni atanan başkonsolos üniversitemizi ziyaret etmişti... Çay ikram ederken özetle şunları söyledi: “Uzun yıllar Avrupa ve Amerika’da bulundum. Ana dilim Arapça olmakla birlikte üniversitelerde bilim dili olmaması (!) nedeniyle Arapça’ya değil, tercihen İngilizce öğretimine öncelik vermelisiniz. Radikal gruplar oldukça tehlikelidir...”

Bu toplantılarda dikkatimi çeken bir husus da Suriye temsilcilerinin “İstanbul ne kadar uzak?” diye sormalarıydı… Suriye tarafı bölgesel kalkınmadan çok İstanbul’daki üniversitelerle işbirliği yapmaya istekliydiler... Sosyal yapıda da ülkesel aidiyet zayıftı...

Suriye’yi Kim Karıştırdı?

Arap Baharı olarak adlandırılan Tunus, Mısır, Libya’da olan yönetimde değişiklik talepleri Suriye’de de etkisini gösterdi. Gaziantep’te bulunan Suriye Başkonsolosluğu 2011’de Ramazan ayında bir iftar yemeği vermişti. İftardan sonra bazı davetliler Başkonsolosa o sıralar yeni yeni başlayan Suriye’deki olayları sordular. Başkonsolos “Suriye’de sorun olmadığını, ABD’nin ülkelerini karıştırdığını” söyledi.

Başkonsolos öznesini söylese de gördüğümüz iç ve dış sebeplerle karışmış olduğu idi…

2011 yılının sonuna doğru ilişkilerimiz tamamen değişti. Çok sayıda Suriye vatandaşı sınırı farklı şekillerde geçerek Kilis’e veya farklı illere gelmeye başladılar… Sonraki yıllarda, artan olaylar nedeniyle üniversitemizde görev almak isteyen Suriyeli akademisyenler ve öğrenci olarak eğitim görmek isteyen Suriye vatandaşları gelip gittiler. Durumları içler acısıydı…

Durumu tam da şarkı sözleri özetlemektedir: Baharı beklerken ömrüm kış oldu… Gözümde her zaman biraz yaş oldu… En güzel duygular bana düş oldu…

Bir el Ortadoğu’yu karıştırmıştı, hasta etmişti… Dileriz ki “Zeytin Dalı Harekâtı” bir cerrah gibi mazlum milletlere şifa versin…

Son söz: Bağışıklık sisteminiz zayıfsa mikroplar daha sık hasta eder…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Av.Fahri Tütüncü 2018-01-25 06:28:46

sayın hocam, son sözdeki bağışıklık sisteminiz zayıfsa mikroplar daha sık hasta eder sözü harika bir tespit. bu tür sorunlar hep gelişmekte olan ülkeleri buluyor. i̇nanan insanları buluyor. hep hırsızı suçluyoruz. doğrudur. ama ya bizlerin eksiklikleri

Avatar
Celal Kuru 2018-01-25 12:23:17

Benimde son sözünüz çok önemli.Bağışıklık sistemimiz olan birlik ve beraberliğimiz çok önemli.Amerika'yı suçlamak kolsycılığı seçmektir.

Avatar
Gariban Vatandaş Ali Bostancı 2018-01-25 12:27:54

Zaten bu Ortadoğu’da özellikle Arap Dünyasında Yönetimin Halkından kopuk olması önemli bir sorun. Elitlerin kendi dillerine bile yabancı olması çok gizli bir şey değil. Türkiye’de eski bir YÖK başkanı da Türkçe bilim dili değil demedi mi. İşte tüm sıkıntı burada başlıyor. Diline kültürüne, dinine yabancı olan yöneticiler halklarının çıkarlarını, ülkesinin doğal kaynaklarını ne kadar koruyabilir?

Avatar
Aziz Gül 2018-01-25 13:00:58

Hocam suriyeyi kim karıştırdı sorusunda yazınızın sonunda son söz olarak cevabı bence verilmiş bağışıklık sistemimiz zayiflarsa mikroplar daha sık hasta olur bu mikroplardan korunmak için gerekli tedbirleri almamız lazım türk ordusu zeytin dalı harekatı ile bu mikropları temizlemek Suriye halkına özgürlük sağlamak için orada bulunmakta rabbim ordumuzu korusun

Avatar
Celal TANAY 2018-01-26 01:10:01

Saygıdeğer hocam yöneticileri cesur aynı zamanda dürüst yetişmeyen bir devletin kayıpları elbetteki çok olacaktır. Bu güne kadar hiçbir yöneticimiz ABD nin çıkarlarına ters düşecek kararlara imza atmamıştır. Bir el Ortadoğuyu karıştırmış aynı zamanda Türkiyede binlerce masum insanın ölümüne ve mahkűmiyetine sebep olmuş ve hep ekonomimiz zedelenmiştir. Ekonomik gücü olmayan hiçbir varlığin auakta kalması mümkün değildir. Hele milli ve manevi duygudan yoksun olan toplumun huzura kavuşması imkansızdır.

Avatar
arzu karataş 2018-02-15 20:53:29

Yazınızda verdiğiniz paylaşımlar icin teşekkür ediyorum. Icerde problem olunca diger devletler oraya yükleniyor. Mikroplar gibi. Zayıf halkalar en cok yüklenilenler oluyor. Zayıf halkaları guclendirmek lazım. Bunun icin tedbirler almali. Düşman/mikroplar bekliyor nerde zaafiyet var oradan iceri sızıyor. Sonrada ortalığı karistiriyor. Bilinclendirme yapmalı. En buyuk gorev medyada. Onu yonlendirecek bir lider olmalı. Halk bilmeli ki karistiranlar, karışıklık içinde ki halki ulkelerinde istemiyorlar. InsAllah sizin de temenninizde oldugu gibi Afrin harekatı mikropların varlığına son veren cerrahi bir mudahale olur. Cok güzel tespitler...