Rabbime şükür Afrin Harekâtı başarı ile sonuçlandı. Verdiğimiz şehitlerimize Rabbim bizleri layık eylesin. Karşımızda sadece PYD-YPG PKK İŞID yoktu. Karşımızda olan ABD, Rusya, İngiltere, Fransa, Almanya ve daha niceleri vardı.

Yaptığımız mücadele farklı bir mücadeledir. Sadece Türkiye’nin güvenliği değildir. Bu Türkiye Cumhuriyeti’nin beka sorunudur. Bu Türk dünyasının beka sorunudur. Bu İslam Âlemi’nin varlık yokluk mücadelesidir. Şunu unutmamak gerekir, Yüz yıl önce Türklük âlemi, İslam âlemi Osmanlı’nın yıkılması ile büyük bir fetret dönemine girmiştir. Ortadoğu’da yüz yıldır olup bitenler fetret döneminin ötesine taşarak İslam âleminin yok edilme sürecine sürüklenmiştir. Irak işgalleri, Suriye gelişmeleri ve devamı İslam aleminin artık ayağa kalkamayacak hale getirilerek imha tehlikesidir. Arap Âlemi’nin içinde bulunduğu durum ortadadır. Yüz yıldır ortaya çıkan hiçbir İslami akım başarılı olamamış, her akım çıktığı ülkede İslam adına samimi olarak bir şeyler ortaya koyacak gelecek nesilleri yok etmiştir. Zaten büyük çoğunluğunun kuruluş hikâyesinin ardına baktığınızda İngilizleri, Avrupalıları, ABD’lileri bulursunuz.

Anlayacağınız hem Türk Dünyası, hem İslam Âlemi Yüz yılı aşan bir süredir bir nevi kültürel, siyasi, ekonomik, askeri bir istila altında her şeyi ile sömürülmektedir. Dikkat edilirse Birinci Dünya Savaşı sonrası kurulan kukla devletler ve İkinci Dünya Savaşı sonrası oluşturulan kukla rejimler ile bağlarından tamamen koparılan bir yapıya bürünmüştür İslam Âlemi.

Bugün Afganistan, Irak ve Suriye’de devam eden durum ise İslam âleminin ıssızlaştırılması operasyonudur. Batı ve ABD sömürü sistemini artık daha ileri noktaya getirerek bölgeleri ıssızlaştırarak ellerinde tutma stratejilerine geçmiştir. Çünkü kukla yönetimler bile zamanla güçlenerek planlarını programlarını ve hedeflerini sarsabilmektedir. Gelecekte bu tehlike ile tekrar karşılaşmama adına sömürecekleri bölgeleri ıssızlaştırma yoluna gitmeye karar verdikleri görülmektedir. Bugün Irak’ta, Suriye’de yaşadığımız odur. Bu nedenle ABD hiçbir kutsal tanımadan bölge insanının önemli bir kısmının imhası için yine içlerindeki maşaları devreye koymaktadır. PYD’yi, YPG’yi PKK’yı böyle okumalıyız.

Fakat Türkiye’nin 15 Temmuz Darbe girişimi ve sonrası çok şey değişmiştir. Türkiye Türk Dünyasının ve İslam Alemi’nin son kalesidir ve bu kalenin teslim olmaması ile bir çok oyun hızla bozulmaktadır. Fırat Kalkanı harekatı ile en zayıf anında bütün dünyaya gücünü göstermiş oldu. Böylelikle batının bölgeyi ıssızlaştırma hedefine harekat sonrası önemli bir engel teşkil eden bölge halkının geri dönüşü başlatmıştır. Aynı zamanda da ABD ve Batı’nın enerji koridorunun tam ortasına hançer gibi saplanmıştır. ABD’nin bu gelişmeyi baltalamak üzere Afrin kozunu oynamaya kalkması sonucu hiç beklenmedik bir anda harekata girişmiş ve son yüz yıllın en önemli askeri manevra ve stratejisini hayata geçirerek hem Batı’nın hem de ABD’nin hayal pencerelerini buğulandırmıştır. Afrin coğrafı olarak çok küçük bir alan. Fakat hem stratejik açıdan, hem de bütün dünyanın şer güçlerinin desteği açısından adeta Haçlı orduları donanımında bir yer. Askeri açıdan 46 şehit verdik. ÖSO ile birlikte 200-250 civarında bir şehidimiz var. Buna mukabil bütün dünyadan stratejik ve askeri desteğe rağmen 3 Bin 600’ü aşan karşı kayıp önemli. İzlenen stratejilerle Afrin şehir merkezi çatışmasız teslim alınmıştır. Bu harekat askeri tarih notlarına altın harflerle kaydedilecektir. ABD’nin Musul’da IŞID bahanesi ile uyguladığı imhanın aksine Türkiye Afrin’de farkını ortaya koymuştur.

Afrin sonrası Türkiye ile askeri açıdan mücadele edilip başarılı olunmayacağı ortaya çıkmıştır. Türkiye bugüne kadar masa dışı bırakılmaya çalışıldığı bir ortamda artık o masaların oyun kurucuları haline gelmiştir. 5 bin yıllık devlet geleneğinin 100 yıllık uykusu bitmiştir. Afrin aynı zamanda toplumun bütün katmalarını da dünyada olup bitenler karşısında uyandırmıştır.

Türkiye bu noktada artık meydanda gösterdiği gücünü masalarda gösterecektir. Hatta masalara kimlerin oturacağını kimlerin oturamayacağına karar verecektir. Afrin sonrası Mümbiç, Fırat’ın doğusu Sincar ve ötesi her yerden önümüze çözüm önerileri ile gelinecektir. Yazıyı kaleme aldığım sıralarda ABD’nin Patroit füzeleri önerisi ile geleceği ifade ediliyordu. Bu tür manevralara da prim verilmemesi gerekmektedir. Türkiye’ye şu anda ABD’den ve İngiltere’den daha büyük tehdit var mı? ABD Araplara sattığı silahları bahane gösterip bunlardan korunmak için de bize patroit vermek istiyor.

Kısaca Türkiye’nin Fırat Kalkanı ve Afrin Harekatları -bir çok itirazın geleceğini bilerek ifade ediyorum- Türk dünyası, İslam Aleminin kaderini değiştirecek özellikte ve önemdedir. Yüz yıllık uykunun bittiği artık hem İslam aleminin hem de Türk dünyasının da hak ettiği yeri almasının başlangıcı olmuştur. Türkiye bölgesinin ağabeyidir. Bu ağabeyliğinin de gereklerini yerine getirmeye başlamıştır. Başarının sırrı ortaya çıkmıştır. Bu sır üzerine yürümeye devam edecektir.

Anlayacağınız Afrin sadece bir Afrin değildir. Ötesi ve daha da ötesi vardır.

Dün gece idrak ettiğimiz Regaib Kandilinin ve Cuma’nın hayrı üzerinize olsun.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.