Geçtiğimiz Cuma günü başlayıp Pazar günü sona eren AK Parti Afyon kampında kuşkusuz en büyük heyecan Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın gelişi ile yaşandı.

Dile kolay…

Cumhurbaşkanı Erdoğan, tam 41 ay sonra partisinin düzenlemiş olduğu kampa başkanlık etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kampa gelişi ile beraber yaşanan heyecan partililerin gözlerinden okunuyordu.

Aslında AK Parti’nin yapmış olduğu 26. İstişare ve Değerlendirme Toplantısına “Genişletilmiş İstişare Kampı” demek mümkün. Çünkü bu toplantıya ilk kez kurucu Milletvekilleri ve Genel Merkez Birim Başkan Yardımcıları da davet edildi.

Toplantının yapılacağı otelde geniş güvenlik önlemleri alınmıştı.

Toplantı, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açılış konuşması ile başladı.

Erdoğan, konuşmasının başında AK Parti’deki “değişim sürecine” değindi. Değişimin gerekçelerini anlattı. 2019 Yerel ve Genel Seçimlerinin önemine vurgu yaptı.

Erdoğan, “değişim demek, geçmişle tüm bağı koparmak demek değildir” diyerek bu süreci “tasfiye süreci” olarak yorumlayan bazı çevrelere cevap vermiş oldu.

Erdoğan’ın açılış konuşmasında partideki değişim ile ilgili söylediği sözlerden önemli satır başları şunlardı:

Teşkilatlarımız ve belediyelerimizin yenilenmesi gerekiyorsa yenileyeceğiz

“Kadromuzu yeni isimlerle güçlendirmemizden daha doğal ne olabilir?”

Dünya değişirken Türkiye de değişiyor. Türkiye değişirken AK Parti’nin değişmemesi olamaz

“Çetin yollar yorgun bedenlerle aşılmaz”

Sandığa giden süreci göz ardı edemeyiz, kimse kusura bakmasın!

“Hesabi değil, hasbi olacağız”

Erdoğan’ın sarf ettiği bu cümlelerin her birinin ayrı ayrı anlamı ve derinliği var hiç kuşkusuz.

Erdoğan, 2019’a giden süreçte partisindeki “yorgun bedenlileri” ayıklamak, “metal yorgunluğu olanlarla” yolları ayırmak istiyor. Bu değişimi yapmadığı takdirde çok zorlanacağını biliyor. Tüm bunları yaparken de “ben milletime inandım, milletimin arkasından gittim” diyerek bir bakıma değişimlerin milletin talepleri doğrultusunda yapıldığını/yapılacağını söylüyor.

Bu konuda bizzat Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın talimatı ile çalışmalar yapıldığını biliyoruz.

AK Parti Genel Merkezi’nde kurulan komisyonlar aylardır il başkanları ve belediye başkanları ile ilgili çalışmalar yapıyor, her şehrin röntgeni çekiliyor, belediye başkanlarının performansı ölçülüyor, memnuniyet değerlendirmesi yapılıyor ve il/ilçe başkanlarının kendi muhitlerindeki karşılıklarına bakılıyor.

Değişimler, tüm bu “ölçme ve değerlendirme” sonuçlarına göre yapılıyor.

Yani AK Parti’de değişim ve dönüşüm süreci yine milletin talepleri sonucunda “istişare” ile yapılıyor. Tüm yer değiştirmeler, görevden almalar ve atamalar belirli bir disiplin çerçevesinde yapılıyor.

Tüm bunların yansıra Cumhurbaşkanı Erdoğan, kamp süresi boyunca Milletvekilleri ile ikili görüşmeler yaparak teşkilat ve belediyeler ile ilgi bilgiler aldı, notlar tuttu. Şehirlerdeki aksaklıkları, o şehrin milletvekillerine sordu, talep ve önerileri dinledi.

Ayrıca Bakanlar Kurulu, Başbakan Binali Yıldırım’ın başkanlığında yapılan oturumda sunumlar yaptı. Sunumlar esnasında milletvekilleri söz alarak kabine üyelerine kendi illerindeki problemleri iletme imkânı buldu.

Kampta en çok konuşulan konulardan birisi de istifalarının istendiği iddia edilen belediye başkanlarıydı.

Kampa katılan partililerin çoğu, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın atacağı adımların arkasında olduğunu vurguluyor, yaşanacak değişimleri desteklediğini söylüyordu.

Sonuç itibariyle, Erdoğan partisini yenilemek istiyor.

Bu yönde güçlü bir irade gösteriyor.

Erdoğan’ın atacağı adımların ve yapacağı tasarrufların AK Parti’nin 2023/2053/2071 hedeflerine matuf adım ve tasarruflar olduğunu bilmek ve sonuna kadar Lider Erdoğan’ın arkasında durmak gerekiyor.

Özellikle tüm emperyal güçlerin ve dünya müstekbirlerinin Erdoğan’ın şahsında Türkiye’ye ve AK Parti’ye karşı yapmış olduğu saldırılar da hesaba katıldığında AK Parti’nin ayakta kalabilmesinin “değişim sürecinin sıhhatine” bağlı olduğu unutulmamalı ve bu idrakle Cumhurbaşkanı Erdoğan mutlak suretle desteklenmeli.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu sürecin henüz bazı partililer tarafından doğru okunmadığını düşünmüş olmalı ki, kapanış konuşmasında “değişim iradesini yanlış anlayanlar var” dedi.

Erdoğan’ın özellikle “yol arkadaşlığına” ve “şahsı dâhil kimsenin davanın üzerinde olmadığına” dikkat çekmesi, yaşanacak değişim sürecinin kritik bir süreç olduğunu gösteriyor.

Bu yüzden AK Partililere düşen, Erdoğan’ın atacağı adımları “davanın ayakta kalmasına yönelik adımlar” olarak telakki etmek ve liderin arkasında durmaktır.

Çünkü…

Başka bir AK Parti yok!

Ve başka bir gemi de…


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.