Peygamber Efendimiz bir hadisinde şöyle buyurdu:

"İslam garip başladı, başladığı gibi (bir hale) dönecektir. Ne mutlu gariplere!"

İslam garip başlamıştır. İlk Müslümanlar o dönemin zulüm dünyası içinde, yaşanabilecek en büyük ıstıraplara duçar oldular. Kendi toplumlarında, kendi vatanlarında garip oldular.

Bu öncü nesilden hemen sonra Rasulullah'ın ifadesi ile İslam, deniz dalgaları gibi zuhur etti, hak, iman, adalet hâkim oldu, saadet asırları yaşandı. Ancak yukarıdaki nebevi ifadeye göre yine bir zaman gelecek, İslam ilk başladığı duruma dönecek, anlaşılamamasından ve hükümlerinin dünyada hâkim olmamasından dolayı insanlar arasında garip düşecektir. Artık ilk garipler dönemi gibi son garipler dönemi de başlamıştır. İslam'ın başlangıcında müşrikler tarafından, Peygamberimize ve ashabına reva görülen tahkirler, saldırılar, zulümler, bu dönemde de kendini göstermektedir.

İlk gariplerin yaşadığı toplumda; günahlar, haksızlıklar, isyanlar, nasıl diz boyu ise, bu ikinci dönemde de yeryüzünde günahkarların, zalimlerin, canilerin ve kötülerin zihniyeti hâkim olacaktır.

Yine ilk devirde olduğu gibi bu olumsuz yönde dejenere olan ümmet içinde, az olan bir takım garipler bulunur. Onlar çoğunluğu oluşturanlar karşısında azınlık olmalarına rağmen imanlarına yapışırlar, çoğunluğun akıp gittiği rotalardan, yataklardan farklı bir yönde yürürler, kafa yapıları, hayata bakışları, anlayışları diğerlerine uymaz. Sanki o toplumun insanı değillerdir. Kendilerine yapılan her türlü işkenceye sabrederler, zaten karşı koymaya güçleri de yoktur. Maddi mağlubiyet ve mahkûmiyetlerine rağmen, manen kuvvetlidirler.

Bu zahiri mağlubiyet ve gariplik zamanlarımızda, maalesef Mirracın durağı Mescid-i Aksa'ya ev sahipliği yapan Filistin'imiz bu mübarek gün ve gecelerde büyük saldırılarla karşı karşıya. İşgalci Siyonist İsrail, sudan bahanelerle, bölgedeki kaostan da istifade ile; sivil, masum ve mazlum kardeşlerimizi özellikle iftar ve sahur vakitlerinde havadan ve denizden en gelişmiştahrip silahları ile vuruyor. 1 milyar 700 milyonluk, 57 bağımsız İslam ülkesi ve binlerce cemaat ve gruptan oluşan İslam âlemi ise hüzün içinde olan biteni canlı yayınlarda izliyor. Yeryüzünün en genç ve dinamik nüfusuna sahip, yeraltı ve yerüstü kaynakları bakımından en zengin topluluğu olan Müslümanların bulunduğu her coğrafyada kan ve gözyaşı akıyor.

Çocukluğumda ve ilk gençlik yıllarımda, elimi açtığım zaman, duamın önemli bir bölümünü o dönemde zulme uğrayan Müslümanlara hasrederdim. Belli başlı olarak Siyonist işgali altındaki Filistin ve Sovyet istilasındaki Afganistan için dua ederdim. Bu dua günlerimin üzerinden sadece 30 yıl sonra; yeryüzünde zulümlerin durması için dua ettiğim bizim vatanlarımızın sayısı iki elin parmağını geçti. Şimdi bizim neslin çocukları ellerini açıp niyaz ettiğinde “Ya Rab! Filistin'deki, (bir de bu vatan parçası Gazze ve Batı Şeria diye ikiye ayrıldı), Irak'taki, Suriye'deki, Mısır'daki, Somali'deki, Orta Afrika Cumhuriyeti'ndeki, Kenya'daki, Nijerya'daki, Doğu Türkistan'daki, Arakan'daki, Keşmir'deki...Müslüman kardeşlerimize yardım et, kurtar bu zulümlerden” diye uzayıp giden bir liste için dua ediyoruz. Bu hazin tablo İslam âlemini idare ettiğini iddia eden liderlerin bir eseridir. Ne kadar utansalar azdır.

Müslümanlar tıpkı ilk devirlerde olduğu gibi yine bir gurbet, bir gariplik dönemi yaşıyor. İnşaAllah bu zulüm çağı çok yakında nihayetlenecek, o zamana kadar garipler olarak dua ve gözyaşı ile Rabbimize iltica etmekten başka çaremiz yok. Umulur ki bu dua ve ağlamalarla kurtuluruz. İstanbul, Karaköy'de muhteşem ve benzersiz mimarisiyle yükselen tarihi Yeraltı Camii'nde metfun bulunan zatlardan biri olan, tabiinin büyük âlimlerinden Süfyan bin Uyeyne Hazretleri'nin bir sözü ile yazıma son vermek istiyorum:

“Allah mahzun bir kalbin ağlamasında bütün bir ümmete merhamet buyurur”.

İKİDOĞU ve İKİBATI'NIN RABBİNE EMANET OLUNUZ...

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Davut 2018-06-03 01:27:00

Sevgili dostum yüreğine sağlık.Burada asıl olan şu fani dünyada bizim safımız neresi.Küfre, ehli salibe bakışımız nedir.Ama üzülmek yok gevşemek yok inşAllah bu asır islamın asrı olacaktır.Baki Selamlar

banner624