Kılıçdaroğlu, kiraz dedi, Haziran dedi, en aydınlık ay dedi, meğer posta güvercini bekliyormuş, bizi oyalarmış… Yardımcıları hiç boş durur mu? Adayımız açıklandığında çok şaşıracaksınız, zıplayacaksınız, aklınızı oynatacaksınız, belki de komalık olacaksınız dediler uzun uzun beklettiler… Bizde dedik ki; her halde uzaydan gelecek bu adayları. O da ne? Bir de gördük ki celalli ve Kılıçdaroğlu’ndan daha iyi bağıran bir aday ileri sürüldü. Ekonomi bilir mi, bilmez mi, Türkiye’yi uçurur mu, uçurmaz mı? Bilmiyoruz… Bildiğimiz; şaşkınlıktan dilimizi hiç yutmadık…

CHP’nin lideri Cumhurbaşkanı adayı olması gerekir diyen Yalova delikanlısı ve yenmişte yenmiş sözüne muhatap ettiği Kılıçdaroğlu’nun “Gel bakalım Muharrem” diye çağırmasına aynen senin gibi düşünüyorum diyerek adaylığının açıklanmasıyla Muhafazakâr ailenin devrimci çocuğu olduğunu ilan etme gereği duyan Muharrem İnce, enerjik şekilde başladı turlarına ve konuşmalarına… Anıtkabirde dua ve ben muhafazakârım deme ihtiyacı. İnce akıllı; Türkiye’nin çoğunluğunun muhafazakâr ve Allah ile barışık olduğunu biliyor. Muhafazakârların oyu alınmadan zirveye çıkılamayacağını da bilmektedir. En azından bu hususta Kılıçdaroğlu’ndan uyanık. Kimsenin Muhafazakâr olup olmadığına bakacak sınır ihlalimiz yoktur. Sadece bazı ifadeler fitili ateşlenmiş dinamit gibi ortaya düşer, şuuraltını ortaya çıkarır.

Ahıra girip, keçinin, koyunun, ineğin birer süt fabrikası olduğunu; dağda, bayırda otu – dikeni yiyip, bize mis gibi sütü getirmesini düşünmek muhafazakârlıktır. Allah’ın bütün bu nimetler karşısında bizden şükür beklediğini bilmek ve yerine getirmek muhafazakârlıktır.  Öküzün, atın sadece şükür ve ibadet karşılığında bizim için yaratılmış birer ağır iş makineleri olduklarını düşünmek, muhteşem bir muhafazakârlıktır… Ama camileri ahır haline sokmak, samanlık, depo ya da meyhane yapmak muhafazakârlık değildir; İslam’ı tahrip etme hareketine cansiperane hizmet etmek ve yok etmektir! “Ben muhafazakârım, Kurban Bayramı’nda ahıra girdim” sözünün açıklaması; şuuraltında yer etmiş camileri ahir yapmanın dışa vurmuşluğu ya da suçluluk psikolojisidir! Demek Muharrem İnce’de biraz vicdan var ki; CHP’nin camileri katletme cinayetini bu şekilde dile getirmiştir, bilerek – bilmeyerek…  Kılıçdaroğlu, Muharrem İnce’yi Cumhurbaşkanlığına aday göstererek, en dişli rakibini devre dışı bıraktı. Nasılsa seçilemeyecek. Bu şekilde parti başkanlığı koltuğunu kurtarılmış oldu. Ama Kılıçdaroğlu bu hesabı yaparken, Allah’a kurban olayım, Muharrem İnce’ye de bu hakikati öyle bir konuşturdu ki; ben muhafazakârım, ahıra gerdim dedirtti. CHP camileri ahır ederse, yiğit İnce’de böylece muhafazakârım ahıra girdim demeye çalışırken CHP gerçeğini dile getirmiş oldu.

Evet, Kiraz en hızlı olgunlaşan meyvedir. Kılıçdaroğlu,  Muharrem İnce’yi de bu adaylık sürecinde olgunlaştırıp, Haziran’da CHP’nin ağacından düşürecek. Tehlikeli gördüğü rakipten bu şekilde kurtulmuş olacak. Kılıçdaroğlu, Muharrem için böyle ince ince düşünürde, Muharrem kardeşimizde CHP adına şuur altı hakikati; cami ve ahır meselesini iradesi dışında dile getirir ve milyonlar o korkunç gerçeği yeniden hatırlamış olur ki; CHP’nin bir yıkım ve imha hareketi olduğunu unutmasın ve oyuna sahip çıksın. Bu hatırlatmadan dolayı Sayın Muharrem İnce’ye çok teşekkür ederiz. Keşke partinin başında böyle muhafazakâr olsa; cami gerçeklerini dile getiren…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.