Seçim süreci hızla ilerliyor. Seçim sürecinin kısa olması spekülasyonların önüne geçilebilmesi ihtimaliyle olumlu görülse de zamanın darlığı, seçimlerdeki sonuçta başka unsurların önemini de artırıyor. Tüm bunlara ramazan ayının spesifik koşulları da eklenince daha kendine özel bir seçim yaşadığımız aşikâr oluyor.

Gerçi bizde erken seçim artık usulden gibi kabul edilse de bu kez alınan kararın -bir tür- yıldırım seçimi hüviyetini taşıması, başkanlık sistemi çerçevesindeki ilk oylama olması kendi içinde birçok yeniliği barındırıyor.

Partililerin, bilhassa kadın kollarının seçim sonuçları üzerindeki etkisi tartışılabilir. Medyanın artık propagandanın başat unsuruna dönüştüğü bir mecrada yereldeki teşkilatların seçmene ulaşması ne kadar belirleyici, üzerine konuşulabilir…

Bununla birlikte olağan süreçte teşkilatın dokunabildiği insan sayısının artması, adayların networklarını doğru kullanabilme ve harekete geçirebilme olasılığının daha yüksek olduğundan bahsedilebilir. Oysa şimdi sistem değişikliğiyle birlikte zamanın darlığı, teşkilatın seçmen üzerindeki etkisini sınırlıyor.

Seçim sonuçları üzerinde en önemli etken aday listeleri olurken diğer ve esas belirleyici öğe başkan adaylarının propagandası, seçim beyannameleri -seçmene ulaşması da önemli- geleneksel ve sosyal medyanın doğru ve etkili kullanımı olacak.

Meydanlarda, ekranlarda esip gürleyerek, kavgacı-saldırgan bir üslup benimseyerek, mahalle kabadayısı pozları takınarak, pistte bisiklet sürerek, hızlı trene, yerli otomobile savaş açarak oluşturulan başkan adayı tiplemelerinin seçmen üzerindeki yansımasının ne olacağını kestirebilmek zor değil!

Hiçbir argüman üretemeden, tabiri caizse, tüm seçim propagandalarını Erdoğan düşmanlığı ve Erdoğan’a taarruz ekseninde konumlandırmış muhalefet başkan adaylarının, beslendikleri ciddi siyasi paradigmalarının olmaması gerçekten acıklı!

AntiErdoğanizm üzerinden seçim kazanma planlaması yapan muhalefetin ciddi ve toplumsal karşılık bulacak bir siyaset-dil üretememeleri en baştaki yenilgileri!

AK Partinin seçim yükünü ise yine büyük oranda Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ve ilk sıra vekil adaylarının yüklendiği bir hakikat! Partinin seçim vaatlerinin halka doğru ve hızlı iletilebilmesinde medyanın doğru/etkili kullanımı hayati önem arz ediyor! Teşkilata düşen en önemli iş ise kararsız seçmene ulaşıp istikrar ve güven vurgusu yapması gibi görünüyor.

Partinin özellikle çevre, insan hakları, inanç ve düşünce özgürlüğü, bağımsız ve milli siyaset, refah toplumu oluşturma ve kararlılığı gibi vaatlerini seçmene iletmesi mühim.

Cemevlerine hukuki statü tanınması, Suriyeli mültecilerin güvenliği sağlanmış bölgelere dönmelerinin teşviki, şehir hastaneleri, özellikle milli parklar ile atağa geçirilmiş yeşil alan planlaması, sosyal hakların sürekliliği gibi anlatılması gereken çok sayıda madde var!

İstikrar, inanç özgürlüğü, eşitlik vurgusu, sosyal devlet anlayışı, etnik ve mezhepsel üstü uygulamalar aday ve partililerin özellikle vurgulaması gereken başlıklardan…

Kararsız gibi görünen aslında AK Partililer tarafından ikna edilmeyi bekleyen çok sayıda seçmen olduğunun altını çizmek istiyorum.

Büyük salon toplantılarından ziyade medyanın doğru kullanımı ve insana direkt dokunarak sürdürülebilecek bir strateji ile başkan-meclis dengesinin rahatlıkla kurulabileceği bir sonuç almak yüksek ihtimal dâhilinde vesselam! Kazanan, millet olsun inşallah…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
cevap 2018-05-27 18:32:00

ekonomi,adalet,eğitim ve hatta devlet ne durumda?bu duruma getirenler hala oy istiyorlar! tabii ki oyumuz akp.ye...belki̇ bu durumdan akp.bi̇zi̇ kurtarabi̇li̇r...