AK Parti Teşkilâtı’na Moral Lâzım:

 Görev yaptığımız yerlerde, emanet aldığımız “koltukları” çok az aşındırdık.

Sürekli olarak bir yerlere gitmek, birileri ile sohbet etmek, anlamak, öğrenmek istiyoruz…

Bizim mesleğin icra ettiğimiz yönü, sürekli olarak hareket halinde olmayı gerektiriyor.

Bu hareketlilik, farklı katmanlardan, farklı kültürlerden vatandaşlarımızı yakından tanıma imkânı sunuyor.

“Her insan bir dünya”, her tanışmada yeni bir dünyayı keşfediyorsunuz.

Aynı kişiyle tekrar tekrar buluştuğunuzda da, o dünyanın farklı yönlerini görüyorsunuz.

Müthiş zenginlik.

Tabii müthiş de bir yük, zira, “sohbet arkadaşlarınız”   genellikle “şikâyetlerini” dile getiriyorlar…

İnsanımız biraz fazla karamsar, çoğu vakit içinizi karartıyor, canı sağ olsun.

Görüştüklerimizin büyük bir bölümünü, “Recep Tayyip Erdoğan’ı sevenlerin” oluşturduğunu tahmin edersiniz.

Her kesimden vatandaşla sohbetlerimiz oluyorsa da, ağırlık bu tarafta.

Nice AK Partili, bir sıkıntısı olduğunda bize ulaşıyor.

‘Teşkilât’ta çok etkiliymiş gibi görünen yerlerde bulunanlar da, sağ olsunlar bizimle dertleşmeyi tercih ediyor.

‘TEŞKİLÂT’A MORAL YÜKLENMELİ!..

“Dertleşme”

Anahtar kelime bu.

Son vakitlerde,  “dertleşme” ihtiyacının iyiden iyiye arttığını görüyorum.

Nereye gitsem, “dert yanan” bir AK Partili.

Bundan diyelim ki 10 sene önce de “dert” dökerlerdi ama bunların çoğu “bünyeye dair dertler” değildi.

Düşmanlardan dert yanarlardı, ülkenin önünün kesilmek istendiğinden, mukaddesât karşıtlarının tahammülsüzlüğünden, vesaire…

Bugün ise…

Ülkenin onca meselesi varken…

Daha çok “iç çekişmelerden” bahis açıyorlar.

Sürekli olarak birbirlerini çekiştiriyor, sürekli olarak “birilerinin lâyık olmadıkları yerlere getirildiğinden” ya da “lâyık olmadıkları yerlerde tutulduğundan” şikâyetçi oluyorlar.

Şu FETÖ işi memleketin beline inmiş darbe!..

 AK Parti teşkilâtında da, bu FETÖ belâsı, “rakipleri saf dışı etmenin”  bir yöntemi olarak kullanılır oldu.

FETÖ tâkibinin çok sıkı bir şekilde yapıldığını, AK Parti Genel Merkezi’nin bu konuda “uyandığını” söyleseniz de fark etmiyor.

Herkesin dilinde aynı cümle; “İyi ki Reis var, yoksa hâlimiz kötü!”

Dünkü MİLAT’ın manşetinde Milli Mücadele Kahramanı Merhum Sütçü İmam’ın Torunu Yaşar Türkkorur ile yaptığımız söyleşi vardı.

“Sütçü İmam Ruhu”nun dimdik ayakta olduğunu belirttikten sonra,  “Recep Tayyip Erdoğan bu ülkeye Allah’ın bir lütfudur. Ondan başka hiç kimse, bu kadar belâ karşısında dik duramazdı.”  diyor Sayın Türkkorur.

Evet, doğru…

Sayın Recep Tayyip Erdoğan Allah’ın Lütfu.

Ama…

Her kulun bir dayanma kapasitesi vardır, bütün işleri bir kula yüklemek çok yanlıştır.

“Milli Mücadele” topyekûn verilmelidir!..

Dillerde “Milli Mücadele” varsa, gönüllerde de olmalı ve o ruhla “ihtiraslar” frenlenmelidir!..

AK Parti teşkilât mensupları bugün hiç olmadığı kadar “tarassut” altındadır.

Herkes onlara bakmaktadır, özellikle “kararsızlar” onların tavırlarını yakından izlemektedir…

Koltuk ihtirası, gösteriş merakı, kibir…

Bunlar, “çevrenin” dikkatini çeken olumsuzluklardan…

Özellikle zenginliğini “açığa vuran” kimi teşkilât mensupları, etrafta “kıskançlık” duygusunun yaygınlaşmasına sebep oluyor.

“Biri yer biri bakar, kıyamet ondan kopar!”

Genç genç, “teşkilât mensubu” müteahhitler görüyoruz…

Göbeği sıkı sıkıya saran dar gömlekler, tuhaf pantolonlar…

“Sonradan görme” tipler, Parti’ye çok zarar veriyor.

İl ve ilçe başkanları, bu tipleri frenlemeli!..

Mümkünse görünmez hale getirmeli!..

Parti teşkilâtında, “işe yerleştirme” beklentileri de çok fazla.

Teşkilât, “taşeron işçi alımı” konusunda baskı altında kalıyor.

Yapsan bir türlü, yapmasan başka türlü.

Kimi “yerel bürokratlar” da, “Aynı partiden farklı isimler bir kadro için baskı yapınca güç durumda kalıyoruz!” diyor...

Bu işler nasıl çözülür bilemiyorum ama çözülmeli.

Çünkü, bir kişinin gönlünü yapacağım derken çok kişinin gönlünü kırmak ve sonuçta “oy kaybetmek” gibi bir durum oluşuyor!..

Sonra…

Ak Parti Teşkilâtı’nda görev yapanların biraz “moral takviyesine” ihtiyaçları var.

Geleceğe dair ne büyük umutlar taşıdığınız, yüz ifadenize yansımalı.

“Dertli” yüzlerle çevreye açılırsanız, faydadan çok zarar getirirsiniz.

“Moral bozukluğu” bulaşıcı bir hastalık gibidir, karşınızdakinin suratı asıksa ve birkaç denemeden  sonra bu halin sona ermesini sağlayamıyorsanız, sizin de moraliniz bozulmaya başlar!..

Bu noktaya dikkat etmek gerekiyor zira, “parti çalışması” yapan nice teşkilât mensubunun, farklı kesimlerle konuşurken “dert döktüğünü” görüyoruz.

İktidar mensubu olmak, “dert dökmeyi” değil, “dert çözmeyi” gerektirir!..

Kendinde olmayanı veremezsin, moralin bozuksa bunu çok fazla gizleyemezsin.

Onun için, özellikle “mesaj verme” noktasındaki AK Parti yöneticilerinin “sözlerine” dikkat etmeleri gerekiyor.

Ak Parti milletvekillerinden bazıları, sosyal medya paylaşımlarında  son derece moral bozucu olabiliyorlar.

Bütün bir milletin tepkisini çekmiş çirkin sözlerin sahiplerini “savunanlar” bile çıkabiliyor!..

Buraya da dikkat!..

BUNLARI NİÇİN YAZDIM?

Peşinen ifade etmiş olayım, bilmeyenler için:

AK Parti’nin iktidarda olmasının kişisel menfaatlerimle alâkası yok.

Meslek hayatımda hiçbir vakit “yan destekler” aramadım.

Kimseye yakın olmaya çalışmadım.

Sevdiklerim oldu başka; Rahmetli Erbakan, Rahmetli Muhsin Başkan, Sayın Selami Çekmegil, Sayın Recep Tayyip Erdoğan…

Bunları severim ve “Ümmet’e hizmet” etmelerinden gayri beklentim de olmaz, olmadı.

Kimileri hemşehrilik bağları ile, kimileri cemaat bağları i götürüyor işini…

Kimileri de alabildiğine “yağcılık” yaparak tutunmaya çalışıyor.

Kimilerinde de “derin adam” havası var, “derin bağlantılara” yaslanıyormuş gibi!..

Ben, Kastamonuluyum.

Kastamonulu olmanın “yükselişe” faydası yok. Olsaydı da istemezdim zaten,

Cami Cemaati’nden başka hiçbir cemaate mensup olmadım.

CHP’li bir aileden geldim, o da işe yaramaz, yarasaydı da istemezdim.

Beni bilen bilir, “yağcılıktan” nefret eder ve “yalakalık” yapanlara fena tepki gösteririm.

Yani…

Ne AK Parti iktidarının ne de bir başka iktidarın bana açabileceği “kapılarda” gözüm yok.

Meslek hayatım boyunca nice “kapı”lar gördüm, o kapılardan geçenler…

Hiç işim olmaz!..

AK Parti iktidarının da mesleğimize katkısı olmadı, aksine, AK Parti iktidarı öncesinde, çok daha aktif gazetecilik yapardık.

Mesleğimizden daha fazla haz alırdık.

Kişisel mevzularım başka.

Ben, Recep Tayyip Erdoğan önderliğindeki AK Parti’den başka bir yapının Türkiye’yi taşıyamayacağını gördüğüm, bildiğim için “destek” veriyor ve “uyarılarda” bulunuyorum.

Recep Tayyip Erdoğan ve Ak Parti başarılı olduğunda, Türkiye başarılı olur.

Ak Parti yamulduğunda Türkiye yamulur!..

Onun için…

Onun için destek veriyor ve onun için “Moralleri Lütfen Toparlayın!”, “Hareketlerinize Lütfen Dikkat Edin!” diyorum…

Tek kişilik bir “MÜCADELE” değil bu!..

KATSAYI HAKSIZLIĞI BİTTİ, MESLEK EĞİTİMİ NİÇİN DÜZELMEDİ?..

Sayın Milli Eğitim Bakanı, “Meslek okulu mezunlarının” diğerleri kadar başarılı olamadığını söylüyor.

Çok doğru!..

Bendeniz;

Katsayı haksızlığı giderildiğinde meslek eğitiminin şaha kalkacağını” düşünüyordum.

Maalesef olmadı.

“Ara eleman” ihtiyacı had safhada ama meslek okulları hâlâ câzip değil.

Meslek Yüksek Okulları “adeta” hiçbir yeri kazanamayacak olanların “üniversitesiz kalmamak için” tercih ettikleri yerler!...

Bu böyle olmaz, meslek eğitimi kaliteli olmayan, câzip olmayan memleketin istikbali de parlak olmaz.

Onun için meslek eğitimine câzibe kazandırmak lâzım.

Nasıl?

İki teklif bendenizden:

“Bütün meslek liselerine hazırlık sınıfları konulsun. Orada, adam gibi ‘lisan’ öğretilsin ama gerçekten adam gibi. Ne kadar saat gerekiyorsa o kadar saat, hangi yöntemler gerekiyorsa o yöntemler, nasıl hocalar gerekiyorsa öyle hocalar!”

Bu birinci teklifim…

Bir de…

“Meslek Yüksek Okulu mezunlarına askerlikte avantaj sağlansın. Dört yıllık bölüm bitirenler kısa dönem veya Yedek Subay olarak yapıyor vatani görevlerini. İki yıllık üniversite mezunu olanların ise bu bakımdan hiçbir avantajları yok. Bir şeyler yapılmalı. Mesela… İki yıllık mezunları üç ay erken terhis olabilir ya da  ‘Yedek Astsubay’ olarak görev yapabilir. “Yedek Subay” varsa, “Yedek Astsubay” niçin olmasın?.. Meslek Yüksek Okulu mezunu askerlik boyunca Yedek Astsubay maaşı alsa… Bu okulların câzibesi artsa…Fena mı olur?”


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Hüseyin ZAVALSİZ 2017-11-28 12:41:26

Yazarımız bir nevi Halkın ve partililerin durumunu beklentisini anlatmış faydalı buluyorum. Burada AK Parti Genel başkanı ve başkan vekili, Genel merkez yöneticilerine görev düşmektedir. Çıkıp açıklama yapmaları gerekli özellikle Cumhurbaşkanımız parti ve belediyelerdeki değişim bitti veya bu değişim en kısa sürede tamamlanıp bitti denmeli.Bu bütün teşkilatı ve beld. Bsk.rahatlatir ve iftiranın önü kapanmış olur. Bu motivasyon şart.ozellikle özel sektördeki taşeron larada çözüm bulunmalı. Meslek okullarına giden öğrencilere burs verilmeli bu konuda TOBB beraber hareket edilmeli. Meslek okullarına sanayicilerimiz de destek saglamali maddi ve manevi. Öncelikle MEB bakanlığı çok yetersiz bu konularda bakanlık burokratlariyla beraber yspilanmali. Yazarımız dan Halkın görüşlerine düşüncelerini aktarmaya devam etmesini rica ediyorum

Avatar
LALE 2017-11-28 16:57:33

Valla serdar by gene bize tercüman oldunuz.ak parti nin bu saatten sonra değişmesi mümkün görünmüyor.paranin kadının koltuğun hükmetmenin tadını aldılar dünyalı olmuş hemen hepsi.ben derimki 2019 seçiminde tayyib abimi başkan yapıp meclisde fatih erbakan kardeşimizi alalım.kuracagi partiye destek verelim.hormetle

Avatar
JALE AKSOY DEMİRKIRAN 2017-11-29 00:44:18

Sayın Değerli Hocam.Sizleri yazdıklarınızdan dolayı Nasıl yüceltebilirim,Hangi kelimeleri Hangi Cümlelerle Minnettarlığını ifade edebilirim?
Bilmiyorum.Yazımı fazla uzatmamayaÇalışarak,Sizlere,Hitabınızı Yazdığınız kişilere,yıllardır içimde,Kötü Huylu bir Tümör gibi bildiğim,beslediğim derdimi,Sizler bir Kalemde Çıkarmışsınız.
RABBIM Uzun ve Sağlıklı Hayat versin sizlere ve Ailenize.