Eleştiri yapıcı ise, eleştirilen konuya çözüm üretiliyor ise kültürümüzde saygındır, başımızın üstünde yeri vardır. Çünkü inancımızda yanlışı, hatayı, kötüyü, zararlıyı, şerri doğruya, iyiye, yararlıya, hayra dönüştürme vasıtasıdır eleştiri. Bu tür eleştiriler bir nevi emr-i bil ma’ruf, nehi’l ani’l münker işlevi göreceği için yöneticilere nasihat değerindedir.

Tabi, eleştirinin kimden geldiği, zamanlaması, hakkaniyetinin yanı sıra hikmete mebni olup olmadığı çok önemlidir.

Son zamanlarda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı, AK Parti’yi eleştirmek–ki artık genel başkan Sayın Erdoğan’dır- gündem olmanız ve kimileri nezdinde “ne kadar da sahici adam” olmanız için yeterli. Ülkede CHP’nin yıkıcı muhalefeti, FETÖ’nün benzersiz ihanetinin yanı sıra bir de kimi “İslamcılar”ın “yenilikçi” edayla muhalefete soyunduklarına şahit olmak üzücü. İlk ikisi işini yapıyor, taş üstüne taş koymayı bu memlekete çok gören CHP ile bütün dinlerde ve dillerde ihanetin emsalsizliğini sergileyen FETÖ el ele vererek ülkeyi küle çevirmeye çalışmasını yadırgayan yok.

Da,

İslamcılıkla ünlenenlerin Recep Tayyip Erdoğan ve AK Parti’yi eleştirmelerini nereye koyacağız?

Yazılı ve görsel basında Sayın Cumhurbaşkanı ve Ak Parti’yi eleştirme konusu hararetli tartışmalara yol açtı. Kimileri “eleştiri zinhar kötüdür” derken, kimileri de “eleştiri hakkımızdır, yaparız” diyerek savuruyor.

Olabilir, insanoğlu adedince yaklaşım olduğunu kabul edelim, edelim de her söylenen sözün gelişi, gidişi, giderken açtığı tahribatı görmeyecek kadar hikmetten yoksunların tenkitlerine “eyvallah” demeye hakkımızın olmadığı kanaatindeyim. Sizin varsa zaten yaptığınız o sırıtkan, bön, başkalarına yaranmacı eleştirilerinizi sürdürürsünüz.

Dünya yeni bir sürecin en alevli kesitindeyken, Atlantikçiler Türkiye’yi Konya Ovası’na hapsetmek için planlarını uygulama peşindeyken, güney sınırlarımız Karadeniz sahillerini kaynatacak kadar alev alev yanıyorken “İslamcı doğrucular!”ın bu tür eleştirileri maalesef hayra hizmetten uzaktır.

Daha bir ay kadar önce yazdım, dün de, bugün de, yarın da hataları olacak AK Parti ve Sayın Cumhurbaşkanımızın, neticede insanız. Lakin bu hataların büyük bir kısmı “bana, sana, ona, yani bize göre” hatadır. Devlet yönetmek, coğrafi konumundan tutun jeopolitiğine, jeoetniğinden tutun, jeoekonomisine kadar dünyanın en stratejik ülkesi Türkiye’yi yönetmek gazete yönetmekten farklı olsa gerek. Bunu gör(e)meden Irak, Suriye, Rusya, AB, Atlantik ve ötesi politikaları üzerinden Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan’ı eleştirmek stratejiyi, yüksek stratejiyi bilmeyen vatandaşın hakkı olsa da toplumun münevver diye bildiği şahısların hakkı değildir.

Malumunuz –eğer bir erken seçim olmaz ise- bir yıl sonra hem yerel yönetim seçimleri hem de Milletvekili ve Cumhurbaşkanlığı seçimleri sürecine girmiş olacağız. Bu seçimlere az kala bu eleştirilerin avazınız çıkıncaya kadar seslendirmeniz, kusura bakmayın Erdoğan’a muhalif cephenin hanesine en az +1 olarak geçecektir. İnsafa sığmaz, en küçük hatayı kubbe eylediğiniz eleştirinizin odağında Recep Tayyip Erdoğan’ın olduğunu ve onun 2019’a hasar görerek girmesini istediğinizi bilmiyor muyuz?

Mesela bunlardan biri geçen gün köşesinde Kılıçdaroğlu’nun avukatı Celal Çelik’in FETÖ’den gözaltına alınmasını “hicvederek” duyduğu en son fıkrayı anlatıyor: “Filozoflar iki şeyi çözemedim” dermişler, “FETÖ’cü müyüm FETÖ’cü değil miyim, bilmiyorum. Bir de ne zaman öleceğimi bilmiyorum” demişlermiş.

O kadar da zor değil, filozof olmamıza gerek yok, ben biliyorum. Rahmetli dedemin 175 akil-baliğ çocuğu, torunu, torunlarının çocukları ve torunlarının torunları var ve hiçbiri FETÖ’cü değil. Ve abdesti şüpheli ”filozoflar”dan olmadığımız için hiçbirimiz “at izi-it izi” deyip, “acaba” demiyoruz.

Hatalar var gideriliyor da, yanlışlar var düzeltiliyor, eksikler tamamlanıyor, biter mi? İnsanoğlunun olduğu yerde hatasızlığa yer yoktur.

Eleştirirken 2019’da 1 oy da biz eksiltelim demeyin, eksiklik bir yana buharlaşırsınız.


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Mehmet Şerif cebe 2017-09-30 14:41:06

Hocam,sonuna kadar size hak veriyorum.