Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, tam bir siyaset sihirbazı… Erdoğan’ın İran dönüşünde uçakta gazetecilere yapmış olduğu açıklamalar gündeme bomba gibi düştü. Belediye başkanlarının istifası hakkında konuşan Erdoğan; “Bir makama getirilirken her şey iyi güzel, ama benim metal yorgunluğu olarak dediğim durumlarda makamı boşaltılmasının istenilmesi niye yadırganıyor? Diye sorarak girmiş konuşmaya. Bunun yanı sıra konuşmasında; “Kaldı ki istifa ya da görevden ayrılma, bu davada bir sorun olarak görülmemelidir. Nitekim birçok arkadaşımız daha önce birçok görevlerini bırakmışlar, sonra başka görevler almışlardır. Ama dava olarak görmez de, hasbi değil hesabi davranırsan; ‘Benim şanım var şerefim var’ dersen, kusura bakma ama partinin şerefi herkesin şerefinin şanının çok daha önündedir” diyerek de istifaların ve değişimin kaçınılmazlığını vurgulamış.

Peki, AK Parti’de bir sonbahar vurgunu gibi yaşanan bu değişimi nasıl değerlendirmeliyiz? Bu değişimin arkasında hangi dinamikler bulunuyor? Ve bu istifalar, nasıl bir siyasal gelecek projeksiyonuna sahiptir?

Öncelikle AK Parti, statüko karşısında değişimin yanında pozisyon alarak siyaset üreten bir harekettir. Nerdeyse her dönem değişimin ana motoru AK Parti olmuştur. Her seçim döneminde kendisini ve politik kadrosunu yenileyebilmiştir. Bu sayede değişim şenliğine katılarak, toplumun hızını yakalayabilmiş, toplumla aynı frekansta buluşmuştur. Çünkü zamanın değişmesi ile beraber toplumlar ve toplumların doğası değişir. Bu değişim hadisesinin, siyasi partilerin dinamiklerine etki etmemesi düşünülemez. Zamanın ruhunu yakalamak iradesi, bu duruşu gerektirmez mi? Maazallah CHP gibi değişimin ve tarihin dışında kalmak da var.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu bu değişim hamlesini doğru okuyamıyor. Kılıçdaroğlu, partisinin TBMM Grup Toplantısı’ndaki konuşmasında istifa eden belediye başkanlarının suçlu olduğu iddiası bunun göstergesi. Bu söylem, Türkiye Cumhuriyeti ile yaşıt olan bir partinin neden iktidar olamadığının ifşası. Nereden baksan tutarsızlık… Eğer değişimi yakalayamaz ve aynı ezberleri tekrar ederseniz kaybedersiniz. Bundan dolayı CHP, kaybedenler kulübü gibi…

Parti’de yaşanan değişimin bir diğer nedeni de siyasetin ve gücün doğasından kaynaklanıyor. Liberal filozof Lord Action, “İktidar yozlaştırır, mutlak iktidar mutlak yozlaştırır” der. Güç, hem siyaseti hem de toplumu yoldan çıkarma potansiyeline sahiptir. AK Parti, on beş yıldan beri bu ülkeyi yönetmektedir, iyisiyle kötüsüyle. AK Parti etrafında konsolide olan güç, çürümeyi ve yozlaştırmayı kolaylaştırır. Bundan dolayı değişime hız verilmeli. Eğer AK Parti 2019 veya 2023’ü görmek istiyorsa değişimi ivedilikle gerçekleştirmeli ve siyasette boşluğa yer vermemelidir.


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.