Aynalar” ne işe yarar?

İnsanlar neden “aynaya” ihtiyaç duyar?

Çünkü ayna, insanlara halini, durumunu ve şeklini gösterir.

Aynaya bakan kişi, kendisini düzeltme imkânı bulur.

Aynalar, insanlara “düzgün olmayanı, yakışmayanı, çirkin, kötü ve kirli olanı görme ve fark etme” fırsatı sunar. Aynaya bakan kişi, kendisi ile ilgili düzgün olmayan şeyleri fark eder, çirkin, kötü ve kirli olan her şeyi görme, düzeltme ve değiştirme fırsatı bulur.

Aynalar, “düzgün kullanıldığında” her zaman katkı sunar. Katıksız bir ayna, kendisine bakan kişiyi “asla” yanıltmaz. Saf ve düzgün bir ayna, hiçbir zaman “olmayanı” göstermez, olanı abartmaz! O anki haliniz neyse onu size gösterir.

Ne eksik, ne fazla…

Peki, ayna kimdir?

Kim, “olanı, olduğu gibi” gösterir ya da göstermelidir?

Bingo!

Bildiniz… Medya!

Medya, aynadır!

Medya, hem toplumun, hem de iktidarın aynasıdır!

Peki, “tarafsız medya” var mıdır?

Hayır, yoktur!

Ne Türkiye’de, ne İngiltere’de, ne Amerika’da ne de dünyanın herhangi bir yerinde tarafsız medya yoktur! Ama “taraf” olmak, “vicdansız olmak” anlamına da gelmez.

Taraf olmak, taraf olduğuna katkı sağlamak demektir!

Türkiye muhalefetinden ya da Ankara haricindeki tüm ecnebi başkentlerden, lobilerden, kliklerden taraf olan “kategorik muhalif medyanın” AK Parti iktidarına tuttuğu aynadan ne topluma ne de iktidara bir fayda çıkmayacağını zaten biliyoruz.

AK Parti iktidarı ağzıyla kuş tutsa, Türkiye’yi dünyanın birinci ekonomisi, dünyanın en demokratik ülkesi yapsa bu “kategorik muhalif medya” yine AK Parti’yi kötüleyecek, yine yerden yere vuracak, bunu iyi biliyoruz.

Peki ya “iktidardan yana taraf olan” medyamız?

İktidardan yana taraf olan medya, iktidara ne gibi bir “katkı” sunuyor, söyleyin lütfen!

İktidara “nasıl bir ayna” tutuyor? Bunu neden sorgulamıyoruz?

Son yıllarda iktidara tutulan aynaların birçoğu yanıltıcı, tamamı eğriyi, kötüyü ve çirkini “mutlak güzel” gösteren ayna değil mi söyleyin Allah aşkına?

Birkaç istisna hariç tamamı “yanlış gösteren ayna” değil mi?

Yazık değil mi bu iktidara? Bu iktidarın üstüne başına bakmaya, kendisini düzeltmeye hakkı yok mu? Neden “gerçekler” hem toplumdan hem de iktidardan saklanıyor?

Bu mu “yandaş” olmak?

Neden olanı olduğu gibi gösterip iktidara kendisini düzeltme fırsatı verilmiyor?

AK Parti’nin ilk kurulduğu yıllarda AK Parti’ye yakın medya demokratikleşmeyi ve reformculuğu savunuyor, insan hak ve hürriyetleri için atılan adımların yanında duruyor ve ahlaki bir pozisyonda yer alıyordu. İktidar, toplumdaki sorunları ve eksiklikleri medyanın tuttuğu “yanıltmayan” aynalardan öğreniyordu. Kimse kimseyi infaz etmiyor, kimse kimseye itibar suikastı yapmıyordu. İnsan haklarını ihlal edenlerin ipliği pazara çıkartılıyor, deşifre ediliyordu.

Müthiş bir “demokratikleşme ve özgürleşme havası” vardı.

Siyaset dışı odakların teker teker yıkıldığı, milletin sözünün tek geçer akçe olduğu bir düzenin yapı taşları medyanın desteği ile “Yeni Türkiye’nin yollarına” döşeniyordu.

Plaza medyasının geçmişte yaptığı darbecilik, ifşacılık, iktidara yön ve ayar verme, jurnalcilik ve tetikçilik gibi kötü misyonlarının tamamı tuz buz ediliyordu.

Fakat sonra?

Sonra görevi iktidara “yanıltmayan ayna” göstermek olan o medya gitti.

Yerine yanıltan, mübalağa eden, olanı saklayan, gizleyen, olmayanı gösteren, her şeyi abartan ve şişiren bir medya geldi.

Haliyle iktidar yanıldı, yanıltıldı.

Toplumdan, tabandan gelen tüm veriler iktidardan saklandı. İktidara “tozpembe bir dünya” gösterildi. İktidar her aynaya baktığında kendisini “yakışıklı ya da güzel” gördü.

Bununla da kalmadı maalesef “bizim(?)” medya…

Geçmişte eleştiri bombardımanına tuttuğu plaza medyasının zebra pijamalı patronlarının yaptığı tüm “kötü işlerin” aynısını kendisi yapmaya başladı.

Tetikçilik, jurnalcilik, sahtekârlık, yalancılık, hile, desise, ayak kaydırmaca, tayin, terfi, atama, adam asmaca, itibar suikastı, yargısız infaz, politbüro manşetleri vs…

Eski Türkiye medyasının” yaptığı tüm yanlışlar “Yeni Türkiye medyası” tarafından yapılmaya başlandı.

İşte bu “tutarsızlık” Türkiye toplumu tarafından görülüyor.

Halk, hissettiği duygular ile medyanın kendisi adına iktidara gösterdiği duygular arasındaki “uçurumu” görüyor. Kendi mevcut halinin medya marifetiyle iktidara nasıl değiştirilerek aktarıldığına müşahede ediyor.

Fakat bu böyle gitmez!

Bu “tutarsızlık” sürdürülebilir bir durum değil…

Nasıl ki Cumhurbaşkanı Erdoğan “metal yorgunluğu” teşhisi koyup gereğini yaptı…

Nasıl ki belediyelerde, teşkilatlarda “öze dönme” hamlesi başlattı…

Aynısının acilen “medyada” da yapılması gerekiyor.

Medyadaki bu “çöküşün ve metal yorgunluğunun giderilmesi” gerekiyor.

Öze dönülmesi gerekiyor.

2019’a giden süreçte AK Parti’ye en çok oy kaybettiren sanıldığı gibi teşkilat veya belediyeler değil, AK Parti’ye yakın medyadır.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın canhıraş bir şekilde gecesini gündüzüne katarak ter döktüğü, çalışıp çabaladığı bir dönemde medyanın bu savurganlığına neşter vurmak, bu ülkenin, bu coğrafyanın ve bu ümmetin yarınını düşünen herkesin görevidir!

Medyadaki bu iflası görmezden gelmek, kendi ayaklarına kurşun sıkmaktır!


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Hüseyin ZAVALSİZ 2017-11-07 00:29:07

Helal olsun Yazarımıza gerçekten tebrik ediyorum bu ozelestirisi icin. Aynen doğru en basiti benim çocukluğumda 3 büyük takım vardi gene aynı 3 büyük akım var geldim 42 yaşına futbol hiç mi ilerlemedi. Artı medyada öyle gazetelerdeki yazarların çoğu bunlar neden değişmiyor neden kendilerini güncellenmiştir Haber TV lerine bakiyorum kanal kanal gezenler var artık bunların değişmesi lazım.

Avatar
Elif 2017-11-07 01:06:58

Çok güzel doğru tesbitler dikkate alinir inşAllah.Güzel üslüpla hatalar söylenebilir. TTeşekkür ederiz Yazarimiza.dua ile

Avatar
Kerem adıvar 2017-11-07 16:21:11

Özelikle de hükümete yakın takvim ve güneş gazetesi mercek altına alınmalı.. her gün emekliye süper ikramiye emekliye net bin TL gibi sürmanşetlerle çıkıp yalan atıyorlar

Avatar
Hasan Aruk 2017-11-07 18:32:36

HÜDA PAR anlamak ve analizlerine yıllar sonra bu yazıyla cevap almak hele bayram zilandan çok güzel ama hüda PAR bunu defaetle söylediği halde görmeyen medya nezaman görse ozaman kendine has ADALET aynasına bakmıştır.

Avatar
Hicret 2017-11-08 10:53:34

Super tesbitler