Sıklıkla karıştırılan ve kavram kargaşalarına da yol açabilen  bu iki kelime üzerinde durmak istiyorum. Değerli dostlar  akıl nimeti derken zeka nimeti demeyiz. Yada  aklını kullan deriz ama zekanı kullan demeyiz.

Fakat aynı anlama geldiğini düşünerek bazen biri yerine diğerini kullanmaktan da kaçınmayız. Benzer anlamları olsa da şimdi aktaracaklarımla ne kadar farklı olduklarını izah etmeye çalışacağım. Akıl veya akletme. Fıtri ve dini referansı olan soyut  bir kavram olup tanımlanması ölçülmesi ve tartılması pek mümkün değil.

Zeka ise daha somut ölçülüp tartılabilmesine rağmen akletmeden kullanıldığında insanın başını belaya sokabilir.

Son günlerde yaşadığımız garabetleri anlamlandırmada bu iki kavramı birlikte kullanmadığımız zaman klavuzu karga olan insanlar haline gelebiliriz.

Son yıllarda toplum olarak yaşadığımız olayları kronolojik olarak değil de sondan geriye doğru hatırlayıp akıl ve zeka meselesine bir de bu cepheden bakalım.

Amerika’nın vize uygulaması garabetine bu pencereden bakarsak, zekice ama akletmeden düşünülmüş olduğunu hemen anlayabiliriz. Adamların akıldan yoksun zekaları ile yediği herzeleri 40 akıllı bir araya gelse düzeltemeyecek bir durum hasıl oldu.

Biz bu p….neden yedik hikayesindeki gibi ,boş beyinli bir elçi giderayak sadece kendinin ve devletinin  değil milyonlarca insanın işini zora soktu. Müttefik(!) Dost(!) (Stratejik ortak) ….Daha bir sürü sıfat ekleyebilirsiniz.

Son yıllarda yediği herzeleri ve saymakla bitmeyecek ihanetleri yazarak kalemimi kirletecek değilim. Ancak aklı ve zekanın arasındaki ince nüansı anlamlandırmak için yerinde ve cukkada oturan bir örnekleme bu yaşadıklarımızın içerisinde var.

Aba altından gösterdiği sopalarla daha önce korkulu rüyamız olan bu ucube ülke, artık  dünya jandarmalığından elini eteğini çekerek ben artık yokum demeli.

Demeli ki, dünya huzur bulsun. İnsanlık daha rezil rüsvay olmasın.

Zekasına güvenerek oynadığı oyunun sonunda dünyanın düşürüldüğü  içinden çıkılmaz hal, ancak  akıl ve akl-ı selim sayesinde yeniden düzlüğe çıkartılabilir. Zeka testlerinde tavan puanlar alan insanların eseri bugünkü dünya.

 Eserleri  ile övünmeye devam eden  avanaklara diyeceğim bir şey yok. Desem de zaten yapay zekalarının anlama kapasiteleri yok. O zaman bize düşen  aklımızı kullanarak fıtratımıza uygun olan insanlığımızı işleterek gemimize su dolduran kanalları kapatmakla işe başlamak.

 Gemimiz bu şekilde su almaya daha fazla dayanmaz . Batar. Battıktan sonra da ah vah işe yaramaz. Yo yakınken devletimize milletimize sahip çıkıp biribirimize kenetlenerek ortak akıl nimetini kullanalım.

Ortak akıl orta yolda aşırılık  taşkınlık yapmadan tünelin ucundaki ışığa doğru bizi götürür. Bölünmeden ve dağılmadan  yol aldığımız sürece ne aç kurtların ne de yılan ve çiyanların tuzağına düşeriz.

Zekasına güvenen zeka özürlü akılsızları rehber edinenlerden olursak vay halimize. Son yüz yılda dünyamızı ne hallere getirdiklerini gören gözler olmamız dileği ile. Sağlık ve mutluluklar dilerim.

 DUYURU: Bu sene  dördüncüsü düzenlenecek olan Ulusal  Maneviyat Psikolojisi Sempozyumu bugün ve yarın İstanbul  birlik vakfı MTTB salonunda yapılacak. Bendeniz sıcak yuva vakfı adına toplantıya “ sokak çocukları ve aile” konulu bir sunumla katılacağım.


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.