Seçim, vaat demek kuşkusuz… Adayın, toplumsal beklentilere hizmet edecek, kamuoyunda karşılık bulacak, belli bir hazır bulunuşluk oluşmuş konularda sözler vermesi seçimin doğasında var.

Adayın seçim vaatleri, öncelikle kemik seçmenine sonra da kararsız ve hedef kitlesine yöneliktir. Sadece bu sağlama üzerinden dahi adayların seslendikleri tabana, çıkış noktalarına ulaşabilmek mümkün.

Bu minval üzere bizler de mevcut adayların seçim sözleri üzerinden aşikar ettikleri yahut gizlemeye çalıştıkları hedef kitleye kolaylıkla ulaşabiliriz. Sadece seçmenine değil tabii, fikri beslenme kaynaklarına gizli işbirlikçilerine, arkalarındaki lobilere/güç odaklarına dair de sağlıklı değerlendirmeler yapabiliriz…

Bu okumayı tek örneğe indirgeyip Meral Akşener üzerinden yapmak istesek çok da zorlanmayacağız gibi görünür.

Sayın Akşener’in her zamanki kavgacı, saldırgan, öfkeli, mahalle ağzıyla yaptığı konuşmalarda dikkati ilk çeken TİKA’yı kapatma, TRT’yi satma sözleri olmuştur.

58 ülkede, 60 koordinasyon ofisiyle, 170’e yakın ülkedeyse projelerle var olan TİKA’yı kapatma sözünün verilmesi oldukça enteresan! Gelin Pasifik’ten Orta Asya’ya, Afrika’ya Orta Doğu’ya, Latin Amerika’ya kadar birçok ülkede varlık gösteren TİKA hakkında biraz daha bilgi edinelim.

TİKA, Afrika’da sadece 2017 yılında koruyucu sağlık, tedavi edici sağlık kapsamında 30 binden fazla muayene, 3 binden fazla cerrahi operasyon gerçekleştirdi. Sırbistan’daki Novi Devlet Hastanesi Jinekoloji ve Doğum Bölümünde yılda 2.500 doğum gerçekleşiyor.

2014 Gazze Savaşında evini kaybeden ihtiyaç sahipleri için Gazze’de 320 ev inşa etti. Önemli sağlık sorunlarına ve ölümlere yol açan temiz su sorununun yaşadığı ülkelerde temiz suya erişimin sağlanabilmesi yönünde çalışmalar yaptı, sorunları giderdi.

Eğitim, barınma, kültür, beslenme gibi her alanda faaliyetlerine tanıklık ettiğimiz TİKA’nın; Angelo’daki engellilere tekerlekli sandalye dağıtmasından, Filipinlerin Marawi kentindeki 14 okuldaki öğrencilere gıda/beslenme yardımı yapmasından, Sokullu Mehmet Paşa Köprüsü restorasyonu projesiyle Bosna Hersek’teki ortak kültürel mirası koruma altına alıp gelecek nesillere aktarmasından kim/niye rahatsızlık duyar?

15 Temmuz Darbe girişimi sonrası çalışma yaptıkları ülkelerde düzenledikleri konferans, sergi gibi etkinliklerle FETÖ hakkında bilgi vermesinin, örgütün iç yüzünü anlatmasının FETÖ’cüler üzerindeki etkisini kestirebilmek hiç zor değil!

Ya da Somali, Moldova, Meksika, Afganistan, Makedonya başta olmak üzere yapılan birçok projeye 15 Temmuz şehitlerinin isimlerinin verilmesiyle şehitlerimizin ölümsüz kılınması çabasının hangi kesimde huzursuzluk oluşturduğunu tahmin edebilmek…

ABD’nin, Japonyanın, Avrupa Birliği üyesi büyük ülkelerin -sözde- yardım örgütlerinden rahatsız olmayıp Türkiye’nin yerli ve milli bir uluslar arası yardım örgütünü harcamasını gerekçe gösterip kapatma sözü vermek hangi mantık, milli unsurla bağdaşır!

Hoş, Sayın Akşener’in iddia ettiği TİKA maliyeti yanlış olsa da büyük devlet olmanın gereği ortaya çıkmış ve dünya mazlumlarına el uzatan yerli bir kuruluşun kapısına kilit vurma vaadi hangi milliyetçi olma iddiasındaki insanın vereceği bir söz olabilir?

TİKA üzerinde söylenecek çok kelam olsa da Sayın Hanfendinin TRT için de benzer ifadeler kullandığını hatırlatıp bize ayrılan yerin sonuna geldiğimizi söyleyelim. Milliyetçi kisve altında milli ve yerli olana açılmış bir savaşın arka plan okumasını da sizlere devrederek sözü noktalamış olalım…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner624