Albayrak

Mehmet Nuri Yardım 19.10.2016


İsimler ve soyadları elbette seçilerek konulur ve genelde güzel de olur. Ama bazı isimler vardır ki, hakikaten anlamlıdır, incelikli, derinliklidir. Çok da sevilir. Meselâ ‘Albayrak' gibi. Nurettin Albayrak'ın vefat haberini ilk olarak aldığımda bunları düşündüm ve mütebessim çehreli hocamızı rahmetle andım. İsmi ‘nur'luydu, soyadı ise sancak gibi, bayrak gibi kutluydu. Demek ki bu yüceliğe liyâkat kesbetmişti. Vefatının ardından yazılanlara bakıyorum. Bütün dostları, talebeleri, tanıyanlar onu rahmetle, minnetle anıyorlar. Ne güzel!

Kıymetli yazar, folklor araştırmacısı ve bilim adamı Nurettin Albayrak vefat etti. Cep telefonum bir ziyaret dolayısıyla kapalıydı. Eve dönüp açtığımda bir sesli mesaj vardı. Çocuk Vakfı Başkanı Mustafa Ruhi Şirin Bey bir not bırakmış ve Nurettin Albayrak'ın vefat ettiğini duyurmuştu. Çok üzülmüştüm. Ama takdire tedbir, hiçbir zaman kâr etmiyordu. Dostlara duyurmalı. O gece yarısında ancak sosyal medyada açıklanır. Gazeteler basılmış, televizyonlara ulaşmak zor. Facebook hesabımdan fotoğrafıyla haberi verdiğimde keder yüklü, hüzün dolu cevaplar yazıldı. Demek ki hakikaten çok seviliyormuş. Nitekim üniversitedeki öğrencileriyle çekilmiş fotoğraflarını görünce bunu bir kez daha anladım. Sâkin tabiatlı, kalender, derviş, beyefendi ve çelebi kişiliğiyle âdeta öğrencilerine ağabey veya baba olmuştu. Ne mutlu, iyi ki böyle hocalarımız var.

Pazar günü merhumun cenaze namazı için Üsküdar Karacaahmet Mezarlığı'na, Şâkirin Camii'ne gittim. Avlu dolup taşmıştı. Karşılaşıp taziyetleştiğimiz isimler arasında Abdullah Uçman, Mustafa Ruhi Şirin, İskender Pala, İsa Kocakaplan, Asım Erverdi, Ali Ayçil, Mehmet Varış, Cemal Aydın, Şerif Aydemir, Memduh Cumhur, Coşkun Yılmaz da vardı. Rahmetli Hocanın oğulları Emin ve Hasan Hüseyin Albayrak taziyeleri kabul etti. Kılınan cenaze namazı ve okunan dua ile helallikten sonra tabut eller üstünde taşındı ve arabaya konuldu. Sonra da Ümraniye Kocatepe Mezarlığı'nda defnedildi. Öğrendiğime göre merhum, yaklaşık üç ay önce amansız hastalığa yakalanmış, tedaviye başlanmış, ancak iyileşememişti. Ve nihayet emr-i Hak, vâki olmuştu. O da büyük yerden gelen dâvete icabet etmiş ve Hakka yürümüştü.

Cenazeden sonra Anadolu Ajansı'ndan Musa Alcan, birkaç görüş aldı. Şerif Aydemir, “Halk edebiyatı üzerine çok güzel araştırmaları vardı. Son Yunus Emre çalışması bile onu hayırla anmak için yeter.” dedi. İskender Pala ise şunları söyledi: “Halk edebiyatını, bir mümin, araştırmacı ve iyi bir insan olarak, en ince detaylarına kadar yaşatan biriydi. Yazdığı sözlükler, kitaplar ve maddeler, yazdığı ansiklopedilerle Türk halk edebiyatı ve saz şiiri Nurettin Albayrak'la ruh bulmuş, belki kimliğine kavuşmuştur.” Ben de şu görüşlere yer verdim: “Edebiyat ve kültür dünyamıza, folklor sahasına büyük hizmetler etmiş, kıymetli eserlere imza atmış, bir fikir ve ilim adamıydı. Birleştirici yönü vardı. Âşık Veysel gibi, insanlarımız arasındaki ortak paydaya dikkati çekiyor, türkülerimizdeki güzelliklere işaret ediyordu.”

ESKADER olarak 11 Nisan 2013 tarihinde düzenlediğimiz Bâbıâli Sohbetleri'nde, “Sazdaki ve Türkülerdeki Kardeşliği Seslendiren Büyük Ozan Âşık Veysel Şatıroğlu”nu anmıştık. Şerif Aydemir'in yönettiği o toplantının iki konuşmacısı Nurettin Albayrak ve Ahmet Özdemir'di. Nurettin Bey bir öğrencisiyle gelmişti toplantıya ve program boyunca onu öne çıkardı, tanıttı. Bir bakıma kendisini gölgeye çekiyor, yeni nesle yol açıyor, el veriyordu. O akşam kendisini ahlâk ve fazilet âbidesi Mehmed Âkif'e benzetmiştim. Zira o da Safahat için düzenlenen ve meşhur edebiyatçıların katıldığı geceye Faruk Nafiz Çamlıbel'i davet etmiş ve akranlarına göre çok genç olan Çamlıbel'e şiirler okutarak, onu Abdülhak Hamit, Süleyman Nazif, Cenab Şahabeddin ve Mithat Cemal gibi üstatlara takdim etmişti. Aynı tevazu, incelik ve gerçek kibarlık!

1950 Erzincan doğumluydu. Temel eğitimini Erzincan'da yapmıştı. Erzurum Eğitim Enstitüsü Türkçe Bölümü'nü ve İstanbul Atatürk Eğitim Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Eğitimi Bölümü'nü bitirmişti. Lisansüstü eğitimini 1993'te Marmara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü'nde tamamladıktan sonra uzun yıllar özel eğitim kurumlarında Türkçe ve Edebiyat dersleri okuttu. Kocaeli Üniversitesi Türk Dili okutmanlığı görevinde bulundu. İstanbul Kültür Üniversitesi'nde Türk halk edebiyatı okuttu. Son olarak 29 Mayıs Üniversitesi' nde Türk Halk Edebiyatı ve Türk Dili dersleri veriyordu. Türkiye Diyanet Vakfı'nın İslam Ansiklopedisi Türk Dili Ve Edebiyatı İlim Heyeti içinde müellif-redaktör olarak yer alan Albayrak'ın yüze yakın makalesi, ansiklopedi maddesi var. 25'i aşkın eserlerinden bazıları şunlardır: Folklorumuz ve Erzincan, Gevheri, Karacaoğlan, Dadaloğlu, Erzurumlu Emrah, Ruhsatî , Pir Sultan, Sümmanî, Ansiklopedik Halk Edebiyatı Sözlüğü, Âşık Ömer, Dertli, Türkiye Türkçesinde Atasözleri, Tanpınar'ın Türküsü.

Bir iyi insan göç etti ötelere. Allah rahmet eylesin. Ruhu şâd, kabri nur, mekânı cennet, makamı âli olsun. Başta ailesine olmak üzere bütün dostlarına, sevenlerine, okuyucularına ve talebelerine taziyetlerimi bildiriyor, sabırlar diliyorum. O, ardından iyi bir isim, hoş bir sedâ ve kıymetli eserler bıraktı. İnanıyorum ki vefalı talebeleri, hocalarının hâtırasını her daim yaşatacaklar.

 


Etiketler: