Ülkemizde birçok alanda devrim sayılabilecek değişimlerden haberdar olsak da eğitim ve öğretim alanında geldiğimiz yer hala utanılacak seviyelerde. Son yıllarda devletimizin maddi ve manevi olarak desteklediği eğitim sistemimiz kantitatif olarak bir yerlere gelmemizi sağlamakla birlikte kalitemiz üzerinde oluşturduğu etkiyi yeterli bulmak mümkün değil.

 Sistem kendini rehabilite etmek için yaz-boz tahtasına dönerek çare ve çözüm arayışlarına katkı sağlamakta maalesef arzu edilen yere bugün için gelebilmiş değil.

Nereden nereye geldiğimizi anlamak için belki bir ipucu teşkil eder ve moral buluruz diye, Çarşamba günü öğle saatlerinde ahiret yolculuğuna çıkan merhum pederimin eğitim hayatından bir kesit sunmak istiyorum.Rabbim rahmeti ile muamele etsin. AMİN. Kendisi alim fazıl hafız ve bilge bir Müslüman idi.

 Merhum babam kırklı yıllardaki eğitimden bahsederken,Rahmetli büyük babamın bu okulların gavur yetiştirdiğinden bahisle mektebe yollamadığını söylerdi. Dini tahsili sırasında jandarma dipçiği ve kovalamaca ile de damdan dama atlayarak bugün anlamakta zorlandığımız garabetlerden sıkça bahsederdi.

Bir keresinde askerlerin eğitim alınan mekanı” babam oraya ahır derdi” bastıklarını ve yakalanarak elbiselerinin içine sakladıkları kuran cüzlerinin toplanarak gözlerinin önünde yakıldığını anlatırdı.

 Bir günde alfabesi değiştirilerek okur-yazar oranı zaten az olan tebaanın tamamının cahil hale getirildiğini büyük babam sık dile getirir ve çocuklarının hepsini korumak için bu okullara yollamadığını ve yaşadığı sürece de bu tercihinden pişmanlık duymadığını söylerdi.

Ülkemizin zor günlerden geçtiği o dönemde merhum babam içindeki ilim aşkı ile öncelikleMaraş’ımızınalim ve fazılı olan Ejder hocadan ders alıyor. Hafız oluyor aldığı eğitimi yeterli görmeyerek eşini çocuklarını bırakarak Şam’a ilim tahsiline gidiyor.

Şam hayatından sıkça bahsederdi. Fethül İslam mektebini bitirip Mısır yolunu tutup Ezherde eğitimini ailevi sebeplerde tamamlayamadan Maraş’a dönüyor.

O yıllarda memleketimizde yetişen akranları çeşitli görevler alırken merhum babamın diplomasıdenk olmadığı için ancak bir camiye imam olabiliyor.

Çocukluk yıllarım merhum babamla geçtiği için hayatında yaşanmış şahit olabileceğim çok örnekler var.  O yıllarda teravih ve sabah namazları babamın görevli olduğu Ulu camide bir başka idi. Cami içi ile değil kış olmasına rağmen dışı ile de dolardı.

Vaaz ve nasihatten sonra davudi sesi ile hala konuşulan teravih namazları meşhurdur. Yormadan ve yorulmadan davudi sesi ile kıldırdıkları namazlar hala dillere destan.

Vaazları ineraktif ve yer yer karşılıklı sohbetlerle sıkıcı olmadığından, sevenleri camiye çok önceden yer bulmak için gelirdi.

O yıllarda ülkemizi idare eden erk ladini olduğu için sık koğuşturma geçirir ve de o gün bile devletine milletine sahip çıkışını ben gençliğin verdiği heyecanla anlamakta zorlanırdım.

Rahmetli Erbakan hocamızın öncülüğünde kurulan partilerde çeşitli görevler alarak kendi yaşadığı olumsuzlukların yaşanmaması için özel çabalarını hiç unutmam.

Benim ve kardeşlerimin eğitimini çok önemsediğini sık tekrar ederdi. Okumam için maddi manevi desteklerini hiç unutamam. O yıllarda görevli olarak sık hac yapan ve fedakârlıkları nedeni ile de çok sayıda hac yoldaşı vardı.

Bir hac dönüşü böbrek taşı ağrısı nedeni ile gece uyandırılışım ve doktor arayışım beni hekim olmaya yöneltti. Tıp fakültesini İstanbul’da okumamamın daha iyi olacağı telkini ile 1976 da İstanbul tıp fakültesine girdim.

Mezuniyet sonrası nöroloji ihtisasını tercihte yine merhum babamın etkisi var.

Her yıl bir süreliğine İstanbul’a geldiğinde muayenehaneme sık uğrar hastalarımla hasbihal eder onlarını nabzını yoklayarak beni test ederdi.

2017 yılı başlarında başlayan hastalık imtihanını zerre kadar şikayetçi olmadan verdi. Son bir haftasında dilinden ALLAH lafzı hiç eksilmedi. Gözleri ile konuştuğum son günlerindeki hal ve gidişini hiç unutmayacağım.

Anlatılacak çok şey var elbette. Bu acılı günümde şimdilik aktaracaklarım bu kadar.

Sağlık ve mutluluk dileklerimle.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Hüseyin ZAVALSİZ 2017-12-23 00:08:17

ALLAH rahmet eylesin mekanı cennet olsun. ALLAH im sabrınızı artırsın Ali bey.

Avatar
Vefa 2017-12-23 11:58:42

Allah rahmeti ile muamele etsin yakın tarihten bi özet olmuş başlıktan dolayı yazınızı okudum alimin ölümü alemin ölümü hüzünlenmemek elde değil

Avatar
Mustafa ARAT 2017-12-23 12:25:03

ALLAH RAHMET eylesin mekanı cennet olsun

Avatar
TURAN VESKE 2017-12-23 17:35:34

Allah gani̇ gani̇ rahmet eylesi̇n mekani cennet olsun olsun i̇nşaAllah.

Avatar
Kul Ahmet 2017-12-25 10:03:16

Rabbim rahmeti ile muamele etsin.Sabrı Cemil diliyorum