Bir umutla çıktı evden. İçi içine sığmıyordu. Azim, sabır ve çalışkanlık derken istediği başarı gelmişti. İstediği okula adım atacaktı. Başarısının haklı gururunu yaşamak istiyordu. Yılların emeği, teri ve sabrı onu istediği okula taşımıştı. Bin bir güçlükle aştığı engellerden sonra emeğinin karşılığı olan bir okul vardı şimdi. Disiplin, saygı, ahlak, terbiye hayatındaki en önemli değerlerdi. Hem başarılı, hem de terbiyeli idi.

Bir sabah… Güneş bir başka doğmuştu, belki de umut doğmuştu güneş yerine. Heyecan ve sevinç bir arada. Geç kalmadan, aslında erkenden gitmek istiyordu okula. Erken çıktı yola. Vardı okulun kapsına. Okulun kapısında bir görevli elinde bir liste tutuyordu. Geçti içeriye ve sınıfını buldu. Seçtiği bir yere oturdu. Arkadaşları geldi. Tanıştılar. Ders saati gelmişti.

Dersin hocası sınıfa geldi. Sınıfa bir göz attı. Göz ucuyla herkesi süzdü. Bir ses! “Siz, bakar mısınız, derse böyle giremezsiniz! “ dedi hoca. “Nasıl yani, ne demek derse giremezsiniz hocam!“ dedi. “Evet, böyle bir kıyafetle derse giremezsiniz. Lütfen çıkın, yoksa zorla çıkarılırsınız!” diyordu aşağılayarak.  

Ne olup bittiğini anlamadan yılların emeğini, hakkını bir çırpıda elinden almak istiyorlardı. Çıkmıyorum dese, değişen bir şey olmayacak ve zorla çıkarılacak veya hakarete uğrayacaktı. Hocanın sert çıkışı bunu gösteriyordu. Başından aşağı kaynar sular dökülmüştü.

Başörtüsünden dolayı dersten atılan bir öğrenci vardı. Hakkı elinden alınıyordu. Arkadaşlarından bir kısmı itiraz etti ama çare olmadı. Onunla birlikte dersten çıkanlar da oldu. Bu durumu protesto etmişlerdi. 

Demokrasi, insan hakları, en temel hak olan eğitim, dini inançlar, özgürlük, saygı, sevgi hepsi birden toz edilmişti. Kulaklar sağır, gözler kördü. Feryatlar göğe, arşa çıkıyordu. Başörtülü öğrenciler önceleri sınıftan atılıyordu, şimdi okulun bahçe kapısından içeri giremiyorlardı.

“Öz yurdunda garipsin, öz vatanında parya!” diyordu ya Üstat Necip Fazıl, öz yurdunda garipler çoğalıyordu.

Post modern darbe adını vermişlerdi bu zulümlere. Eğitim hakları, gelecekleri elinden alınan yüz binlerce genç sokaklarda idi. Okumak, aydınlanmak ve ülkeleri için faydalı bireyler olmak istiyorlardı. Ancak hepsi de şimdi kara listede idi. Okuldan atılmışlardı. Kin ve nefretle alınan kararlar ardı ardına geliyordu.

Özellikle başörtüsüyle okumak isteyenlere geçit verilmiyordu. Üniversiteye giriş sistemi değiştiriliyor, kat sayı uygulaması getiriliyordu. Türkiye birincisi de olsa bir imam hatipli, istediği yere gidemiyordu. Engeller artıkça artıyordu. Başörtülü öğrenciler ikna odalarında baskı altına alınıyor, başlarını açmaları kaydıyla okula devam edebilecekleri söyleniyordu. Uzun saçlı ve sakallı öğrenciler de bundan nasibini alıyordu.  Okulunu birinci olarak bitiren başörtülü öğrenciler kürsüye çıkarılmıyor, gözyaşları içinde salonlardan atılıyordu. Eylemler yapılıyor, polisin tazyikli su ve baskıları sonucu bebeğini düşüren genç annenin feryadı bile duyulmuyordu. İmam hatipliler polis, asker olamıyor ve mülakatlarda eleniyordu. Ülkenin en başarılı imam hatip okulları öğrencisiz kalıyor, okul yöneticileri dağ bayır, köy köy dolaşarak öğrenci kaydetmeye çalışıyorlardı.

Eğitim sistemi böylece dünya standartlarına(!) ulaşmış, ülke çağdaşlaşmış ve modern bir toplum olmuştuk akıllarınca. Hayatları kararan, okumak için yurt dışına giden veya okulunu bırakan binlerce genç mağdur olmuş, zulüm görmüştü. Eğitim sistemi değişikliği ile olmuştu bütün bunlar.           

Öyle ya her iktidar kendi politikasını uyguluyordu. Bu politikalar, kendi vatandaşını mağdur ettikçe ediyor ama kimse görmüyordu. Temel hak ve özgürlükler kapsamında sürekli ihlaller yapılıyor ama çare bulunamıyordu. Yıllarca sürecek kat sayı zulmü, yüz binlerce gencin hayatını karartacaktı. Bunun adı da eğitim sisteminde köklü değişimdi. Tabii ki inancı ve kıyafeti yüzünden işinden atılanların dramı ise başka bir yazının konusudur.

Şimdilerde ülke gündemini meşgul eden eğitim sistemi değişikliği getirdi aklıma bunları. Demem o ki bu ülkede böyle eğitim sistemi değişiklikleri de olmuştu. Mağdurlarının âhı arşa yükselmişti. Ne dersiniz bu eğitim sistemine?


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.