Bu başlığı daha öncede kullanmıştım. Daha önce kullandığım başlığı neden yeniden kullanma ihtiyacı duyduğumu, aşağıdaki olayı okuyunca anlayacaksınız.

   Değerli dostlar, Gazetemizin 12 şubat tarihli baskısında "bebekle büyü seansı" başlıklı bir haber yayınlandı. Haberde, Bir fetö itirafcısının Savcıya Simav'da Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın ölmesi için; vodo büyüsüne benzeyen bir büyünün yapıldığını anlattığı yer alıyordu.

   Haberde konu edilen olay, yaşadığım ilçede geçtiği için konuyu yakın takibe aldım. Takibe aldıktan sonra, haberin Simav'da büyük ses getirdiğini gördüm. Yine takibe aldıktan sonra, haberin yayınlanmasının ardından dönemin Cumhuriyet Savcısı'nın birilerini haberde isimleri geçmemesine rağmen ifadeye çağırdını öğrendim.

   Peki sonuç ne? Sonuç işte bu kadar... Allah aşkına söyleyin, ülkenin Cumhurbaşkanı'nı ilgilendiren bir haber için detaylı bir soruşturma açılması gerekmez mi? Elbette gerekir... Peki açıldı mı? Maalesef ama maalesef hayır...

 

  Daha önemlisi konu ülkenin Cumhurbaşkanı'nı ilgilendirdiği için olaya Ankara'nın müdahil olması gerekmez mi? Elbette gerekir...Peki bu kadar önemli bir konuya Ankara müdahil oldu mu? Maalesef ama maalesef olmadı...

   Dostlarım, süreci altı ay takip ettikten sonra, Simav'da birilerinin korunduğu sonucuna vardım ve bu sonucu 6 Ağustostaki yazımda sizlerle paylaştım. Ben bu yazının ardından Cumhuriyet Savcısı tarafından ifadeye çağrılıp Simav'da kimler korunuyor? sorusuyla karşılaşacağımı düşünüyordum. Bir iki bekledim, baktım Adliyeden davet gelmiyor. Randevuyu bizzat kendim alarak, Savcıya bildiklerimi anlattım.

   Hiç kusura bakılmasın, bu ülkede çoğu Savcı FETÖ soruşturmalarında kolayı tercih ediyor. Soruşturmalarda kolay tercih edildiği içinde FETÖ örgütünün gizemi hala devam ediyor. Aslına bakarsanız, yapılması gereken, FETÖ'nün görünmeyen destekçilerinin de ortaya çıkarılmasıdır. Bunun için Gazetemizde 12 Şubatta yayınlanan haber ve emsalleri önemli yol açıcılar olacaklardır.

   Şu kadar zamandır FETÖ’yle mücadeleyi takip eden biri olarak şunu söylüyorum: Ülkenin bekasına kasteden bu kalleşlerle mücadelede Cumhurbaşkanı Erdoğan yalnız kalıyor. Yine iddiayla söylüyorum ki Sayın Cumhurbaşkanı'ndaki fetö hassasiyetinin yüzde onu diğerlerinde de olsa, örgütün çökertilmesinde bugün farklı bir noktada olurduk.


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Hüseyin ZAVALSİZ 2017-11-05 11:49:22

Yazarım ızin düşüncelerine katılıyorum. Amaç sayın Cumhurbaşkanı mızi yıpratmak amaç Erdoğan siz Turkiye çünkü AKP ülkeyi kalkindiriyor Mazlumların yanında her platformda bunu söylemek de Türkiye ye çağ atlatmış bir liderdir.AK Parti öncesini yaşıyanlar daha iyi bilmekte gelismeleri. En azından arama motorundan 2003 öncesini araştırırlarsa bilmiyenlerde öğrenerek aradaki farkı görürler.bu halk bunlardan dolayı her seçimde sayın Erdoğan'a güvenleri hep artarak devam etmektedir.