Allah’a imandan sonra belki de en önemli konulardan biri de ‘Allah’ı sevmek neyi gerektirir?’ sorusudur… Allah’ı seviyorum diyen bir insan sadece iddiada bulunmuş demektir… Bir de bunun ispat boyutu var. Hepimiz biliyoruz ki ispat edilmeyen bir sevgi kuru bir iddiadır… Peki, Allah’ı sevmek neyi gerektirir?

Sevgili kardeşim..!

Bu önemli başlığımızı maddeler halinde yazmaya çalışayım.

Allah’ı sevmek neyi gerektirir:

  • Allah’u Teâla’yı tanımayı gerektirir.
  • Allah’ın sevdiklerini sevmeyi, sevmediklerini sevmemeyi gerektirir.
  • Bütün ibadetlerde başkalarını Allah’a ortak koşmamayı gerektirir.
  • Bütün amellerde ihlaslı olmayı gerektirir
  • İbadetlerimize şirk ve bid’at bulaştırmamayı gerektirir
  • İman esaslarına dikkat etmemizi gerektirir.
  • Allah’ın resulünü sevmeyi ve onu örnek almayı gerektirir.
  • Her ortamda Allah’ı anmayı gerektirir.
  • Allah’ın nimetlerini itiraf edip başkalarına da anlatmayı gerektirir.
  • Allah’a karşı hüsnü zan beslemeyi gerektirir.
  • Kadere rıza göstermeyi gerektirir.
  • Ümitsizliğe düşmemeyi gerektirir.
  • Rızık endişesi yaşayarak dünyaya bağlanmamayı gerektirir.
  • Allah’ın kitabını okumayı gerektirir.
  • Nafile ibadetlere de önem vermeyi gerektirir.
  • Her an Allah’ın gözetimi altında olduğumuzu unutmamamızı gerektirir.

Allah’ın bizi sevip sevmediği nasıl bilinir?

Sevgili kardeşim..!

En önemli sorulardan biri de bu işte!... Biz hayatımız boyunca Allah’ı sevdiğimizi söyleriz, emir ve yasaklarına riayet göstermeye çalışırız, bollukta ve darlıkta anar isyan etmeyiz… Yani ibadet halindeyiz… Buraya kadar tamam ama peki bunca ibadetlerimize rağmen gerçekten de Allah’ın sevgisini kazanabilmiş miyiz?

İnsan ister istemez merak ediyor… Allah’ın kulunu sevmesinin belirtileri olmalı ki insan nerede hata yaptığını anlasın ve Allah’a dönsün…

Sevgili kardeşim..!

Gerçekten Allah’u Teâlâ kullarına karşı çok merhametli ve bu merakımızı gidermek için bakın hadis üzerinden bizlere nasıl bir müjde veriyor:

“Allah Teâlâ bir kulu sevdiği zaman Cebrail’e:
– “Ben filanı seviyorum onu sen de sev!” diye emreder. Cebrail onu sever ve sonra gök halkına:
– Allah filanı seviyor, onu siz de seviniz, diye seslenir. Gök halkı da o kimseyi sever, sonra yeryüzündekilerin kalbinde o kimseye karşı bir sevgi uyanır.
Allah Teâlâ bir kula buğzettiği zaman, Cebrail’e:
– “Ben, filanı sevmiyorum, onu sen de sevme!” diye emreder. Cebrail de onu sevmez. Sonra Cebrail gök halkına:
– Allah filan kişiyi sevmiyor, onu siz de sevmeyin, der. Göktekiler de o kimseyi sevmezler. Sonra da yeryüzündekilerde o kimseye karşı bir kin ve nefret uyanır.

Evet… Bu hadisi okuduktan sonra eş, dost ve arkadaşlarımıza bakalım… Gerçekten de bizleri hiçbir menfaat olmaksızın Allah için mi seviyorlar yoksa menfaat için mi? Bir de bizi sevmeyen hangi sebepten sevmiyor? Bunun yanında ibadet hayatımıza bakalım, Allah hangi ibadetleri kolaylaştırmış ve hangi ibadetleri henüz nasip etmemiş, oradan da Allah’ın bize olan sevgisini öğrenmiş oluruz…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.