Gündemin ilk maddesi Suriye. Kim ne derse desin, Suriye’de iç savaşın devam etmesi en fazla Türkiye’ye zarar veriyor. Artık harabeye dönmüş olan Suriye’de barış ve huzurun sağlanması dünyanın olduğu kadar Türkiye’nin de öncelikli meselesidir.

Soçi’de Putin-Erdoğan-Ruhani zirvesinden, yeni anayasa ve seçim kararı çıktı. Türkiye, seçim için göçmenlerin de ülkelerine dönmeleri gerektiğini deklare etti. Gerekli barış altyapısı sağlanarak çoğunluğu Türkiye ve Ürdün’de bulunan göçmenler vatanlarına bir an önce dönmelidir. Üçlü zirve, ABD olmadan bölgenin kendi problemlerine çözüm üretebileceğini göstermesi açısından önemlidir.

Tabii barışta en büyük rol Türkiye’ye düşüyor. Cerablus-Rai-el-Bab hattı, Türkiye sayesinde huzura kavuştu. O bölgede yaşayanlar ülkelerine döndü. Şimdi sıra İdlib’e geldi. Türkiye, İdlib’de 12 kontrol ve gözetleme noktasından şu ana kadar sadece 3’ünü tamamlayabildi. Afrin’de de benzer gözetleme ve kontrol noktaları oluşturulması için çalışma başlatıldı. Petrol kuyularının bulunduğu Suriye’nin doğusunda, SGD adı altında kontrol ABD’de biliyorsunuz.

***

Gündemin bir diğer maddesi olan FETÖ davaları birer ikişer sonuçlanıyor, gladionun uzantıları bir daha çıkmamak üzere hapsi boyluyorlar. Avrupa’da da ufaktan ufağa lehimize gelişmeler var. İlk hamleyi biz yapmıştık. Türkiye’nin en büyük enerji ihalelerinden birini Alman şirketi Siemens’e verdik. İkinci hamle AP’den geldi. Artık terör örgütleri ve onların uzantıları Avrupa Parlamentosu’nu babalarının çiftliği gibi kullanamayacak. Türk Dışişleri Bakanlığı da bir açıklama ile takipte olacağını hatırlattı.

***

Ve önemli bir madde daha… Cumhurbaşkanı Erdoğan, katıldığı askeri mezuniyet törenlerinde Türk Milleti’nin en önemli özelliğinin savaşçılığı olduğunu vurguladı. Türk Silahlı Kuvvetleri’nin savaşçı kimliğine dönebilmesi için öncelikle sağlam bir zihniyete sahip olması gerekiyor. Bunda da adım adım ilerleme kaydediliyor. Yeniçeri zihniyetinden gelen devleti yönetme, beğenmediği hükümeti devirip, istediği idareciyi atama alışkanlığı değiştikçe, TSK da özüne dönüyor.

Geçtiğimiz günlerde askeriyedeki yemek duası değiştirildi. Artık “Tanrımıza hamdolsun” diye dua edilmeyecek, askerin duası “Allahımıza hamdolsun” diye başlayacak. 15 Temmuz öncesinde Genelkurmay Başkanlığı batı ülkelerinde olduğu gibi neden Milli Savunma Bakanlığı’na bağlanmıyor diye yazılıp çizilirdi. 15 Temmuz sonrası bu önemli değişiklik yapıldı. Yüksek Askeri Şura’nın yapısı değiştirilerek yarısı sivilleştirildi. Harp akademileri, askeri liseler ve astsubay hazırlama okulları kapatılarak Milli Savunma Üniversitesi adı altında yeni bir yapılanmaya gidildi. GATA ve askeri hastaneler Sağlık Bakanlığı’na bağlandı. Şehit cenazelerinde batının cenaze marşı yerine Itri’nin ‘tekbir’i çalınmaya başlandı. Özetlersek, devlet ve millet üzerindeki ‘batıcı ve darbeci asker’ hegemonyası kırılıyor. Askerin duasının “Allahımıza hamdolsun” şeklinde değişmesi, tüm bu değişikliklerin ve millileşmemizin sembolü durumundadır.


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Hüseyin ZAVALSİZ 2017-11-25 12:07:21

Yazarımızın bahsettiği bu olumlu ve akıllıca gelişmeler çok ama çok önemli. Bu ve buna benzer iyileşmeler başta ABD ve batıyı cildirtiyor. Bunda en büyük pay Cumhurbaşkanımız ve büyük Türkiye Halkınin buyuzden sarraf komplosunu ileriye sürerek Sayın Erdoğan siz bir Türkiye amaçlamaktadır icerdeki usaklarida destekliyor Ama unuttukları birşey var Türkiye insanı sayın Erdoğan i yedirtmeyiz ,15 Temmuzda gereğini yaptı bu millet. Tam yol ileri Hedef 2023 ALLAH in izniyle.