Allah’ın varlığını hisseden bir insan Allah’ın dünyayı yönettiğine ve bu yönetimde zerre kadar kusurun yaşanmadığını görür ve bu güç sahibine karşı tam bir teslimiyetle teslim olur…

Okyanuslardaki, denizlerdeki, dereler ve göllerdeki sayısını ancak Allah’ın bildiği çokluktaki balıkları ve diğer canlıların rızkını suyun içinden takip edip hangi balığın ne zaman acıkacağını ve o güne özel neler avlayacağına karar vermesi… Aynı zaman diliminde ormanlardaki kuşlardan tutun böceklere kadar, yırtıcılardan tutun otçulara kadar yine Allah’ın bileceği sayıdaki hayvanların da günlük yiyeceğinin hesaplanması ve avlarını ayaklarına kadar götürmesi…

Gökteki bulutlarla buharları yağmura çevirtmesi ve dilediği bölgeye dilediği kadar yağmur bıraktırarak canlıları su ile beslemesi…

Mevsim değişikliğinde yeşil yaprakları sarıya boyadığında yere bir damla sarı boyanın damlamaması…

Mevsimlik meyve ve sebzenin değişmesi…

Kışa doğru bazı hayvanların soğuktan korunma adına tüylerinin kalınlaşması ve avcılardan korunma adına beyaz renge bürünmeleri…

Mevsimleri yönetmesi…

Hamilelere doğum izni vermesi ve bir kadının karnındaki bebeğin gününden aylar sonra dünyaya getirtmemesi/unutmaması…

Ve daha nice güç gösterileri…

İşte bu gösterinin farkına ancak ve ancak Allah’ın varlığını hissedenler varabilir… Ve adeta şu ayeti bizzat yaşar:

“Onlar, ayakta iken, otururken, yanları üzerine yatarken Allah’ı zikrederler. Göklerin ve yerin yaratılışını düşünürler ve şöyle derler. "Rabbimiz, sen bunu boş yere yaratmadın. Seni teşbih ve tenzih ederiz, Bizi, cehennem ateşinden koru."[1].[2]

Allah’ın varlığını hisseden bir insan çoğu insanın göremediği ve hissedemediği şeyleri görür ve hisseder… O, artık farklı bir vadidedir, diğer insanlar farklı bir vadidedir…

Allah’tan başka güç sahibi görmez artık… Bütün varlıklara güç dağıtanın Allah olduğunu ve dilediği zaman güçlerini ellerinden alacağını bilir ve Allahtan başkasına boyun eğmez… Böylelikle korkusuz ve izzetli bir hayat yaşar.

[1] A2li İmran.191

[2] İmam Taberi: O aklı selim sahipleri, Allah’ı namazda, ayakta dururken, otururken, isti­rahat sırasında, yanları üstüne yatarken anarlar. Göklerin ve yerin yaratılışı hak­kında ve bunların, kendilerini yaratanın büyüklüğünü göstermesi hususunda dü­şünürler ve şöyle derler: "Ey rabbimiz, sen bu yaratılanları boş yere ve eğlence olsun diye yaratmadın. Elbette ki sen bunları çok önemli bir sebeple yarattın. Gökleri ve yeri. orda yaşayan yaratıklarını, amellerine göre mükâfatlandırmak veya cezalandırmak için yarattın. Ey rabbimiz biz seni, boş işler yapmaktan ten­zih ederiz. Sen bizi, cehennem ateşinden koru."


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Hüseyin ZAVALSİZ 2017-10-22 01:54:40

Amin İnşaAllah bizlerde hayırlı bir kul oluruz ALLAH razı olsun yazarımızdan dualarda buluşmak dileğiyle Hayırlı gunler