Amerikancılar…

Cumhuriyet Halk Partisi'nin bir milletvekili, Meclis'te toplantı yaparak, Türkiye Cumhuriyeti devleti güvenlik güçlerinin teröristlerle yaptığı mücadeleyi , İHA'ları kullanmayı 'alçaklık' olarak niteler, yine aynı parti vekili PYD'nin devlet kurmasını açıkça destekleyip bunun Türkiye'ye karşı bir hamle olduğunu bile bile sahiplenir, yine aynı partinin lideri, 250 Şehit, binlerce yaralıya malolmuş bir işgal girişimini gerçekleştiren Fetö terör örgüt mensuplarını “adalet” diye savunur, yine o parti mensubu bir vekil, bebe belik demeden katledilen Arakanlı Müslümanlar için “onlar zaten terörist” der. Yine aynı partiye mensup bir vekil Suriye'de rejimin bombalamasını savunur öldürülen masumları terörist ilan eder,  o zihniyete mensup bir tv kanalında Polis karakoluna intihar saldırısı düzenlemek isterken etkisiz hale getirilen terörist “şehit” diye ifade edilir, yine aynı zihniyete mensup bir gazeteci , Amerika'nın, görevini yapmış bir bakan hakkında çıkarttığı tutuklama kararını sevinçle karşılar. Hangi birini yazalım, o kadar çok ki…

Normalde bu yapılanları bir ülkeye karşı ancak düşman ülke unsurları yapabilir değil mi? Maalesef içimizde öyle insanlar var ki, düşmana ne hacet dedirtiyor bizlere.  

Dünyaya bakış açılarının merkezinde Batı yaşam tarzı, batının belirleyici kuralları ve kendi ülke ve milletine ragmen Batının çıkarları olan bu zihniyet,  yaşanan onca şeye ragmen bu alışkanlıklarından-vazifelerinden vazgeçmiş değil.

Amerika…

Bir yandan PYD üzerinden sınırımızda bir terör devleti kurma çalışmalarını hızlandırırken diğer yandan hukuk kılıfıyla kuşatmayı farklı bir boyuta taşıma gayretinde . İran'a yönelik ABD yaptırımlarını delmek gerekçesiyle Zarrab ile başlayıp Halkbank'ın Uluslararası Bankacılıktan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Hakan Atilla ile devam eden tutuklama furyasına, Türkiye Cumhuriyeti'nde o dönem  bakan olarak görev yapmış olan Zafer Çağlayan hakkında tutuklama kararı çıkartarak meseleyi nereye götürmek istediğini göstermiş oldu. Mesele İran'a ambargoyu delmek falan değil. Birincisi Amerika'nın ambargosu bizi bağlamaz. İkincisi ise o ambargoyu Amerikalı şirketler başta olmak üzere Almanyasından Fransasına delmeyen kimse kalmadı. Mesele Amerikanın “senin gözünün üzerinde kaşın var” diyerek her şekilde bizi yemeye niyet etmesidir.  Gelecek günlerde bu meselenin çok daha ileri götürüleceği de ortada.

Reis Amerika'ya gitmemeli!...

 “Dünya beşten büyüktür” sözüyle  sahte ve ikiyüzlü tavrını ifşa ettiği Birleşmiş Milletler'in toplantısına gitmemek, hem Amerikanın yapabileceği bir hamleyi boşa düşürür, hem de siyasi olarak güzel bir tavır olur.

 

Soros destekli Solumsu militanların organize ettiği Gezi olaylarıyla başlayan süreç, 17-25 operasyonu ve ardından MİT krizi, sonrasında MİT tırları ve nihayetinde ise 15 Temmuz işgal girişimiyle devam etti.  En başından itibaren bu operasyonların arkasındaki güç Amerikaydı ve yegane amacı da Tayyip Erdoğan'ı devirmekti. Bu gayesinden vazgeçmediğini de en basitinden FETÖ'ye sahip çıkarak gösteriyor.

Amerikanın yüz yıllık başarısının temelinde, zehiri bal gibi gösterip yedirten reklam dehasıyla birlikte    -ki bunu da Hollywood eliyle yaptı- insanları kullanmaktaki maharetidir

Düşünsenize, yıllarca antiemperyalist mücadele çığırtkanlığı yapan solcular, Soros sponsorluğunda kalkışma yapmaya kalktı. Şimdi de Amerikan özel kuvvetlerinin eğitiminde özgürlük savaşçılığı oynuyorlar.  Veya İslam diye diye milleti kandıran Feto, İslamın en büyük düşmanının kucağında Müslümanların son kalesini düşürmeye çalışıyor…

Amerika düşman ve tehlikelidir. Fakat Amerikancılar  daha tehlikelidir. Biz açıktan bizimle savaşanlara karşı değil içimizden görünüp bizi arkadan vuranlardan çok çekmiş bir milletiz. Bu manada içimizdeki temizliği tam yapmadan dışarıya temkinli olmak elzemdir, hayatidir vesselam…


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.