Moron’ artık, hemen hemen tüm İngilizce kelimeler gibi Türkçe’ye girmiş durumda. Ötesi, İngilizce bilmesek Türkçe terennümü mümkün olmayacak hâle geldik!

‘Zekâ Oranı’ yani, artık Türkçesi mi, İngilizcesi mi diyeyim bilemedim!, ‘Intelligence Quotient’, daha anlaşılır şekliyle, ‘IQ’, söylenişi ile ‘Ay-Qu’ seviyesi 50-69 arası çıkınca ‘Moronluk’ tescillenmiş! oluyor. Yine Türkçesi mi diyeyim bilemedim ya, ‘Aptal’ ve ‘Ahmak’ eş anlamlısı oluyor.

Tabii değişik ölçme şekilleri falan varsa da, çoğu tasarruf ve itirazlarda, zekâsı en üstte kabul gören Einstein’ın bile bu cetvelde başarısız olabileceği ihtimali de ayrıntıda gizli!

Lâkin, her hangi bir kayıt ve belge ortaya koymadan, kuvvetli bir iddia ile Amerikan Dışişleri Bakanı Tillerson’ın da aralarında bulundugu ve neredeyse %70’lere varan oranda halkın Başkan Trump’ı da bu gözle ‘Aptal’ gördüğü söyleniyor. Hatta, şaka değil, Google aramasına ‘moron’ yazınca karşınıza ilk çıkan sonuçlar ‘Trump’ çıkıyor!

Bu durumda Trump’a oy verenler de en az onun kadar ‘moron’ olduğu çıkarımı yanlış olmaz sanırım.

Bu durum, belki en son geçen hafta yaşanan Las Vegas katliamını, Trump üzerinden Amerikan milli marşına saygısızlığı, tüm menfi tezvirat ve ‘propagandalara’ rağmen iktisadi göstergelerin engellenemez iyileşmesini ve Trump’a olan desteğin artmasını açıklıyor olsa gerek!

Trump’ın ne kadar Başkan ve ne kadar yetkin ve etkin olduğu sorusunu bir kenara bırakıp devam edelim...

Bizim cephede, nasıl olsa Trump ‘moron’, dolayısıyla Trump’ı muhatap alan Türkiye ve yetkililere de saldırmak mübahtırın arkasında FETÖ dışında yatan gerekçenin diğer açılımı, anlamamakda değil kabullenmemekteki ısrardadır!

Bunun Türkçesi de ‘Despisal ve Disaffirm’ olmalı!

Son vize krizi ile aslında ‘Amerika ile durumumuz kopma noktasına geldi’ yaygarası çıkaranların, bu vesile ile Erodoğan’a her türlü aşağılık saldırıyı reva görenlerin beklediği, en masum ve mulayim görüneninin ancak “Türkiye bu işte zararlı çıkar, ilişkileri germemeli!” diyebildiği, hukuk, insanhaklari, adalet ve demokrasiden dem vurulan ortamda, gerçekten kim neyi geriyor ve Batı ve Amerika ile Geçinmek ne anlama geliyor!...

-       Evet, eğer Libya’da NATO’nun ne işi var dendiğinde HUKUĞU çiğnese idi, ki Türkiye müttefik olarak işin içine girince tam tersi tepki verenlere boyun eğseydi.

-       Suriye krizi patladığında, yine insanhakları ve demokrasi havarileri başı çekip, Türkiye dahil olunca terse dönenlere boyun eğseydi.

-       Suriye’de PYD’ye geçit verip TERÖR örgütü olarak tanımasaydı. Hele 40 yıldır PKK ile mücadele etmese, Avrupa Parlamentosu’nda bile bayrak açtırılıp bizim bakanları sınır dışı edilmesine sessiz kalsaydı.

-       Irak’ta Başika ve sonrası Barzani’nin hukuksuz referandumuna olur verseydi.(Bu arada, vatansız tek halk Kürtler teranesine mukabil KIZILDERİLİLER’in vatanını sormamalı, yahut Barzani’ye destek çıkan İsrail’e Filistin’i!)

-       Arakan’lı müslümalara sahip çıkmasaydı.

-       Mısır’ın diktatör Sisi’ne Demokrasi adına karşı çıkmasaydı.

-       Filistin’e sahip çıkmasaydı.

-       Fıratkalkanı ile El-Bab’a ve şimdi Astana çerçevesinde İdlib’e girmeseydi.

-       Başta Avrupa olmak üzere Fetö mücadelesi yapmasaydı.

-       Amerika’nın hem FETÖ elebaşını kollayıp, hem türlü davalarla Türkiye’yi köşeye sıkıştırma girişimine kayıtsız kalsaydı. En nihayet Amerikan Konsolosluğu’ndaki FETÖ’cülere ‘kovuşturma’ yapılmasaydı.

Liste uzadıkça uzar. E, tüm bunları yapmasaydı, ne güzel gül gibi geçinir giderdik, he mi!

Peki, geriye ne kalırdı?

Bu sualin cevabını geçelim de, ya Türkiye’nin Cumhuriyet tarihi boyunca, kayıtsız kaldığı hâlde Amerika ve Batı ile sorunsuz dönemi olmuş mudur?

Osmanlı’nın son dönemlerinden itibaren sürekli ‘yenik ve ezik’ ruh halinde olanların siyaseti maalesef bizi asıl zorlayan mecburiyettir, ancak ‘dik durmakla’ hem bu ruh halini hem bu tasallutu kırabiliriz, yoksa Sevres’i bile bize çok görürler!

Ya bu durumda ‘Moronluk’ kimin hissesine düşer...

@yusufserce                          twitter.com/yusufserce


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.