Geçenlerde Amerika Başkanı Trump’un başdanışmanı Türkiye ye gelerek Sayın İbrahim Kalınla görüşmesinden sonra hükümet sözcüsü sayın Bekir Bozdoğan’ın bu husustaki değerlendirmesi son derece anlamlı idi. Sayın Bozdağ “kimse bize nasihat vermeye kalkmasın eğer böyle olacaksa hiç gelmesinler” diyordu.

Aslında bu mesaj Türkiye’ye gelecek olan Amerika Dış İşleriBakanıTıllersonayönelikti. Eğer o da Trump’ındanışman gibi bir mesaj vereceksegelmesine hiçte gerek yoktu. Hükümet bu söylemiyle kararlı duruşunu açıkça ortaya koydu..

Bu görüşmenin birinci ayağı, Amerika Dış İşleri Bakanının sayın Reisicumhur Recep Tayyip Erdoğan’la üç buçuk saat, Dış İşleri Bakanı sayın Mevlut Çavuşoğlu’yla da iki buçuk saat görüşmede bulunması Amerika’nın Suriye topraklarında meydana getirdiği olumsuzluklar konuşuldu ancak, bunun arka planında  ise başta İncirlik ve Pirinçlik Üssü  ve bildiğimiz kadarıyla Amerika’nın otuz üç üs ve tesisinin Türkiye’de bulunmasıyla ilgili olarak bu görüşme ağırlık kazanmıştır diyebiliriz

Eğer iki devlet karşı karşıya gelecek olursa elbette her devlet elindeki kozları masaya yatırır ve meydana gelecek vahim sonuçları karşı tarafa söylemekten çekinmez.

Bu görüşmenin ikinci ayağı ise İsrail F-16 uçağının düşürülmesiyle ilgilidir. İran ve Rusya Suriye’nin batısına yerleştiklerinden İsrail’e komşu olmuşlardır. Özellikle İran’ın İsrail’e karşı tavrı İsrail ve Amerikaiçin zorluklarla dolu bir geleceğin zeminini meydanagetirecektir. Bu durum da İsrail artık güvende olmayacaktır.  Amerika’nın Ortadoğu’da en ileri karakolu olan İsrail’in böyle bir duruma düşmesi Amerika’nın bu bölgedeki politikasını alabildiğine zayıflatacaktır.

 Bir üçüncü husus AmerikaIrak, Türkiye, İran ve Rusya ile ya anlaşmak veya karşı karşıya kalmak zorundadır. Çünkü Suriye deki dengeler değişmiş,  Irak ve Türkiye’nin yanı sıra Rusya ve İran devreye girmiş, Amerika’nın PYD, DEAŞ gibi örgütlerin dışında devlet olarak müttefiki kalmamıştır.

Daha belki de bilmediğimiz birçok sebepten dolayıAmerika’yı büyük bir telaş sarmış. Bunun bertaraf edilmesiiçin Amerika tekrar yönünü Türkiye ye çevirirken, sert bir duvara tosladığının farkına varmakla Türkiye ye vermiş olduğu sözlerin arkasında durmasından başka artık hiçbir kozu kalmamıştır.

Ayrıca Afrin operasyonundan evvel AmerikaAfrin ile ilgilenmediğini söylese de, bunun inandırıcı olmadığı ve arka planının tamamen başka olduğu gün ışığına çıkmıştır. Afrin’de kazılan tüneller, PYD elindeki Amerika ve diğer ülkelerin silahlarıyla Türkiye’nin durdurulacağı hesap edilmiş ise de, bu hesabın da tutmadığı gerek PYD ve gerekse orada bulunan diğer örgütlerin alan kaybı göstermiştir. Aslında orada Türkiye ile çarpışan Amerika’nın ta kendisi olmuştur. 

Bütün bunları yan yana getirdiğimiz de Amerika’nın Vietnam savaşını kaybetmesinin belki bir benzeri ve daha şiddetlisi Suriye de olacaktır. Köşeye sıkışmış Amerika kendini zehirleyecek büyük bir akrebin kıskacına girmiş gibidir.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.