05-10 Ağustos tarihleri arasında Afyonkarahisar/ Sandıklı’da ‘Anadolu Platformu’nun geleneksel Anadolu Buluşmalarının on üçüncüsü ‘’İslam Dünyası Birliktelik Modelleri ve Gelecek Perspektifi’’ üst başlığı ile gerçekleşti. Yurt içi ve yurt dışı ciddi katılımlarla verimli bir buluşma sağlandı. Ümmetin sorunları masaya yatırıldı. Yeniden diriliş yolları arandı.

‘’Mücadele Geleneğimiz ve Ümmet Gerçeğimiz’’ başlığı ile bir sunumda bulundum. O güzel ortama katkı sağlamaya çalıştım.

Tespitlerimin bir kısmını paylaşmak istiyorum:

Türkiye İslami hareketi türedi bir hareket değildir. Tarihi, kökleri, temelleri belli kadim bir yürüyüşün adıdır.

Bu hareket bir kuşak hareketi de değildir, şu fotoğrafta gösteriyor ki, üç kuşak bir aradayız… Kuşatıcı ve kapsayıcı olmak zorundayız… Kuşakları bir arada tutan; İnsicam, itidal, intizam, istişare, istikamet, istikrar ve ihlastır… Bu yürüyüşte eksen kaymasına, istikamet sapmasına duyarlı hiçbir mümin izin vermeyecektir… Islah ve uyarı İslami yapıların vazgeçilmezidir…

Kuşakçılık, hizipçilik, bölgecilik, şahısçılık gibi yanlışlar yapıların yozlaşması ve yok oluşunu hazırlar…

Eğrileri doğrultmak, doğruları desteklemek boynumuzun borcudur… Bizden beklenen sorunlarda taraf olmak değil, hakem ve hâkim olma misyonumuzla çözüme odaklanmaktır… Hareketin maslahatını bireysel hırslara feda etmemektir…

Bizi bir arada tutan ortak bağlarımız var ama kimseye bağımlı değiliz… Bağnazlığa asla prim veremeyiz… Bağımsız İslami mücadelemizde kararlı olmalıyız…

Herkesin bir adresi, bir aidiyeti olmalıdır, ancak tek adres biz değiliz…

İslam’a bütüncül yaklaşırız ama İslami hareketin bütününü biz temsil etmiyoruz… Evrensel İslami mücadelenin doğal bir parçasıyız… Parçacı ve parçalayıcı yaklaşımlardan uzak durmak zorundayız…

Yerliyiz ama yerel değiliz… Evrensel olanla yereli harmanlayıp anın vacibini idrak ve eda ederiz… Atiyi daha güzel inşa etmenin yolu da buradan geçer…

Hayatı ve Kitab’ı birlikte okuruz…

Şahısçılık daralmasına düşmeden, şahsiyetli kadroların birlikte yol almaya çalıştığı kolektif bir ruhu ve iradeyi temsil etmek durumundayız…

Gençlik çalışmasını önceler ve önemseriz, ancak İslami hareket bir sınıf hareketi değildir… Toplumun tüm katmanlarını ve kesimlerini hedefler…

Bizim davetimiz mutlak hakikate ve hidayetedir… Fanilere ve fırkalara değil…

Cemaat amaç değil araçtır… Önemli olan yaşamın anlam ve amacını yakalamaktır…

Biz isteriz ki, grupsal, yapısal kimliğimizle değil duruşumuzla bilinelim… Dava ve davetimizle tanınalım…

Bizim derdimiz, birbirimizin imtihanı olmadan birlikte bu imtihanı nasıl verebiliriz?

Kaygım o ki, ortak hedeflere, hedef kitleye odaklanmaz isek zamanla birbirimizi hedef seçeriz… Enerjimizi içte zayi etmiş oluruz…

Bizi İslam ve ümmetle dertlendiren, imanla izzetlendiren Rabbimize hamd ediyoruz…

Devamı bir başka yazıya… İnşallah…

              

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner623

banner624