Her insan ilerlemek ister. Başarmak için bir yola girer. Mutlu olmayı hedefler. Bazen arzu ettiğini elde eder. Bazen karşısına engeller çıkar. Çare bulmaya çalışır. Çaba gösterir ama zaman uzar. Anlam arayışına koyulur. Düşünür, yorumlar ve bir sonuca varır.                                                                                                               

Hayata dair her eylemin arkasında bir kelime var. Her kelimeye farklı anlamlar yükleriz. Kelimelerin sırlı dünyasına yolculuk zamanı. Öteki anlamlar ne diyor?     

Yeniden başlamak: Gün doğuran güneşe özenme hali. Sabahın ilk ışıkları ile yola koyulma ve yolda olma durumu. 

Umut: Yenilginin karşısına dikilme hali. Karamsarlık ve dertlere rağmen ışığı kollama durumu.

Huzur: Mutluluk anlamına gelmeyebilir. Boşluk içinde yani ‘gaip’ olmadan ‘hazır’ olmaktır. Huzurlu kişinin kalbi mutmaindir.

Kanaat: Açgözlü bir dünyada ‘yeter’ diyebilme becerisidir. Önde gidenlere değil arkada kalanlara bakarak yaşama sanatıdır.

Başarı: Farklı başarı alanları var. En çok ilgi gören başarılar gözlenebilir olanlardır. Para, meslek ve akademik başarı gibi. Bunun yanında helal kazanç, güvenilir olmak ve iyilik yapmanın da başarı olarak anılması gerekir.  

Statü: Baş döndürür. Kumar gibidir, hep fazlası istenir. Ulaşılan son statü kulluktur. ‘Hiç’lik diyenler de vardır.

Dünya: Baş gözüyle görülen rüyadır. Suyu emen sünger gibi kalbin önünde bütün ulvi sevgileri tüketir.

Ölüm: İkinci hayata giriş anıdır. Nur ve nar adında iki kapı ile karşılaşılır. Üzerindeki hakkın bedelini ödeyenler nur kapısından selametle sonsuzluğa uzanırlar.

Kurtuluş: Hayatın ihmal edilen hedefidir. Hayattan kâm almak isteyenler bazen gam ile karşılaşır ve mahzun olurlar. Akıl sahipleri kâm ve gam arasında kendini kaybetmeden kurtuluşu gözler.

Tevbe: Adem Havva’nın yeryüzüne inerken karşılaştığı ilk kelime tevbedir. Yasak meyve pişmanlığı tevbe ile giderilip yeniden cennet yurduna dönüş sağlanır. Nefsin yüzü yasağa dönüktür, kalp ise tevbe ile kendine gelir.  

Şükran: Her ahval içinde şükür edilmelidir. Ancak şükredenler azınlıktadır. Hamd ise her kulun boynunda Mevla’ya olan bir vefadır.  

Saygınlık: İki saygınlık türü vardır. Saygın olmak için çalışmak ve özünde saygın olmak. Saygınlık yerine doğruluk yolunu seçenlere saygınlık Allah’tan gelir. Mekke’de kınanan elçisini Mirac’a çıkardığı gibi her yükseliş/izzet O’ndandır.

Özür dilemek: İnsan ilişkilerini onarır. Hata yapan kişinin çoğu zaman unutarak ihmal ettiği bir tutumdur. Kur’an’da geçen “Rabbimiz hata eder ve unutursak bizi sorumlu tutma” duasında hata işleyen ve hak sahibi için dersler vardır.

Teşekkür: İnsanlara özgü bir davranıştır. Yerinde ve zamanında yapıldığında insan ilişkilerini sağlamlaştırır. Teşekkür etmeyi ve özür dilemeyi ihmal eden kişinin kendine güven sorunu vardır.

Sabır: Kalbinde tevekkül duygusu olduğu halde ‘bekleme’ halidir. Kitaptan ve kulaktan dinleyerek sabır elde edilemez. Hayat okulundan öğrenilir.

Sınanma: Hayatın cilveleri ile gelir. Ferah ve hüzün veren her yaşantının ilettiği mesajlar var. Kalbi dünyevi hüzne ve neşeye kaptırmayanlar sınavlarını iyi verirler. Sınanan kişi kendini gerçekleştirme fırsatı elde eder.

Mana: Anlamın derinliğine yolculuk. Vardım dediğiniz odadan bir başka odaya geçiş. Görünen ve yaşanan her şeye dair bir mana vardır. Suretin yüzündeki maskenin ötesini algılama çabasıdır. Bu aşamaya geçenler  tatmin içinde olurlar.

Hikmet: ‘Rabbim eşyanın hakikatini göster.’ hadisinden anlaşılacağı üzere gözleri büyüleyen görüntünün ve algının ötesine talip olmaktır. Modern zamanlarda şekil ve görüntü ajitasyonu karşısında yitirilen bir değerdir.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.