Sosyal sorumluluk; toplumun genel çıkarlarının yararına hareket edilmesidir. Bunu bir kuruluş ya da bir birey olarak gerçekleştirmek mümkündür. Ülkemizde zaman zaman aydınların, bilim adamlarının, sanatçıların vs. sosyal sorumluluklarını yerine getirip getirmedikleri konusu tartışılmaktadır… Bu konu başta akademisyenler, din adamları, sanatçılar, üst düzey bürokratlar, zenginler dikkate alınarak mutlaka değerlendirilmelidir…

Angelina Jolie’nin Suriye sınırındaki sığınmacı kamplarını ziyaret etmesinden sonra “ülkemiz okumuş yazmışların (özel bir grup olarak sanatçı diye de okuyabilirsiniz) bu tür sosyal sorumluluklarda niçin yeterince yer almazlar” diye kendi kendime sorar; hatta eleştirirdim…

Ancak son günlerde Sayın Cumhurbaşkanımız ile bazı sanatçıların Suriye sınırında askerlerimize destek ziyaretleri sonrası yapılan tartışmalar bu düşüncelerimde/eleştirilerimde haklı olup olmadığım konusunda beni derin düşüncelere sevk etti…

İç savaş…

Üniversite üst yöneticisi olarak Suriye sınırındaki Kilis’te görev yapıyordum… 2011 yılı ortalarında Suriye’de “Arap Baharı” (kış diye okuyabilirsiniz) sonrası iç savaş başlamıştı… Suriye’deki iç savaştan kaçan yüzbinler sınırı geçerek ülkemize sığındı… Sığınmacıların yoğun olduğu yerlerden biri de ilimizdi…

Suriye’de iç savaşın başladığı yıllarda üniversite olarak sığınmacılar konusunda -ilk denilebilecek- 2 önemli çalışma/rapor hazırladık…

Bizler yeni bir üniversite kurmaya çalışırken, iç savaşın ve sonraki yıllarda şehre atılan roketlerin öğrenci ve personel üzerindeki tahribatını onarmak için geceyi gündüze katmış çalışıyorduk… Zaman zaman ünlü insanlarla öğrencilerimizi/personelimizi buluşturarak moral/motivasyonunu arttırmak ve böylece kamu düzenini, toplumsal birliği sürdürmek gayretindeydik…

Gel gör ki bu ünlü kişilere ulaşmak veya ulaşsanız dahi ikna etmek mümkün olmuyordu. Bizim 7/24 görev yaptığımız yere güvenlik, ulaşım vs. nedenler ile gelmek istemiyorlardı. Bazıları ise hemen yüklü bir faturayı hatırlatıyordu… Daha fazlasını şimdilik yazmayayım… Bu nedenle ünlülerin sosyal sorumlulukları konusunda bende hassasiyet gelişti…

Ya önemli makamdakiler? Bir iki istisna hariç benzer bir hal/tutum içerisindeydiler… YÖK başkanı Sayın Prof. Dr. Yekta Saraç roket atılırken üniversitemizi/şehrimizi ziyaret eden nadir kişilerden biridir…

O yıllarda kurulan sığınmacı kamplarına çok sayıda yabancı ziyaretçi de geliyordu… Bunlardan biri de Angelina Jolie idi…

Yıl 2012…

Ünlü aktris Angelina Jolie, BM Mülteciler Yüksek Komiserliği Özel Temsilcisi olarak Türkiye'ye sığınan Suriyelilerin kaldığı Öncüpınar'daki konteyner kentini ziyaret etti. Ziyaret sonrası Jolie şunları söylemişti: “Türkiye'nin büyük bir cömertlik göstererek böyle bir kamp kurdu. Hiçbir yerde bunun gibi bir kamp görmedim. Yaklaşık bir yıl önce de Türkiye'ye geldim, şimdi ondan on kat daha fazla sığınmacı var; çok minnettarız.”

Angelina Jolie, hayırsever çalışmalarıyla da tanınmakta; üç Altın Küre, iki Sinema Oyuncuları Derneği Ödülü ve bir de Oscar sahibidir… Sahi bizde kendini önemli gören (ekabirler) aydın, din adamı, yazar vs. hangi ödül ve eser sahibidir?

Git(me)mek mi!

Önceden, bilim insanları, aydınlar, yazarlar, gazeteciler, stratejistler, artisler/aktrisler, sanatçılar, akademisyenlere kerametiniz kendinizden menkul niçin bu yerleri ziyaret etmezsiniz diye eleştirirdim… Bu kesime Angelina Jolie gibi ünlü ve ödül sahibi de değilsiniz ama niçin fildişi kulelerinizden çıkmıyorsunuz demek isterdim…

Ancak son haftalarda sanatçıların sınırda askerlerimizi ziyareti sonrası ortaya çıkan tartışma/eleştiri beni şaşırttı… Bazı eleştirileri anlayışla karşılamakla birlikte, kafam karıştı, önceki eleştirilerimde haksız mıydım diye düşünmeye başladım…

Gitmek mi suç, gitmemek mi?

Son söz: “Niçin sosyal sorumlulukları yeterince yapmıyoruz” diye tartışmamız gerekirken; “Niçin gittiniz” diye tartışmakla doğru sonuca ulaşamayız…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Abdi Haksee 2018-04-12 06:31:22

sayın yazar niçin sosyal sorumlulukları yeterince yapmıyoruz” diye tartışmamız gerekirken düşüncenize katılıyorum. yazıda bazı eleştirileri anlayışla karşılamakla birlikte” diyerek kapalı bıraktığınız kısım eksik olmuş

Avatar
M.Selim Daniş 2018-04-12 09:11:32

Çok doğru bir yazı elinize kaleminize sağlık.

Avatar
Ayşe Asiltürk 2018-04-12 14:34:57

Yazıda üst düzey bürokratların sorumluluklarına kısmen değinilmiş. Anadoluyu, tozlu yolları, çamurlu sokakları bilmeyen o kadar bürokrat var ki? Asıl bunlar fildişi kulelerinde yaşıyorlar.

Avatar
Aziz Gül 2018-04-12 16:06:29

Hocam bu ülkede sözde aydınlarımız oldukça fazla fakat sorumluluk bilinci içinde olmadıklarını görüyoruz aydınların ve sanatçıların içinde mutlak sorumluluk sahibi olanlar var genel olarak çoğu sınıfta kalmakta toplumunun ön planında olan siyasetçi sanatçı bilim adamları kısaca aydın ve sorumluluk sahibi olan kişilerin duyarlı olmaları kendilerininde bu toplumunun bir ferdi olduğunu unutmayıp denizdeki geminin batması demek gemi içindeki insanlarında batması demektir