Türkçe güzel, zengin, geniş, sempatik bir dildir. Kendine has uyumu bir karizması vardır. Gerçi buna karar vermem için diğer dillere de hâkim olmam gerekir ama yine de Türkçe’nin bir ayrıcalığı vardır.

 Diller bir toplumun geleneğini, kültürünü, yaşam tarzını yansıtır. Dil ve toplum birbirlerini tamamlayan bir bütündür. Alman yazar Schiller’in meşhur sözü geldi aklıma der ki; ‘Dil, bir ulusun aynasıdır, bu aynaya baktığımız zaman, orada kendimizin en gerçek yankısını buluruz.’ Bizim insanımız da normal topluluklara göre farklı olduğunu unutmamak gerekir. Bu yüzden birbirlerini tamamladıklarını düşünüyorum.

 Dillerin pozitif enerjisi, o ülkede yaşayan insanlara yansıyor. Nerede yaşarsak yaşayalım birbirlerini etkiliyorlar. Bahsettiğim gibi benim sevdiğim birçok dil var ama Türkçe benim için hepsinden ayrıdır, farklıdır. Bu kadar sevdiğim, övdüğüm, ayrı tuttuğum dilin hiç mi olumsuz tarafı yok veya canımı/mızı sıkan bir yanı yok mu sanıyorsunuz? Elbette var. Hem de öyle bir kötü taraf ki güzel bir temenniyi, isteği biranda değer kaybına uğratır, olumlu anlamların katili oluverir. Bu arada katiller, suçlular derken bağlaçlardan bahsediyorum.

 Bağlaçlarla başım /başımız gerçekten büyük belada. Kim buldu onları ya da bu anlama gelmesini kim akıl etti, kim icat etti bu anlamları? Bilmek isterdim. Çoğu bağlacın yabancı kökenli olduklarını biliyoruz: lakin fakat ama vb. bunları almak zorunda mıydık, Türkçede bu bağlaçların yerini tutacak sözcük ya da başka öğeler yok muydu? Vardır elbet ama sonuç olarak bunlar kullanılmış ve kullanılmaya da devam ediliyor.

 Mesela; ’Seni seviyorum ama’ Sen de haklısın ama fakat’ dediğimiz an da cümlenin anlamını bozuyor,  öldürüyoruz. Tabi sevdiğim bağlaçlar da vardır bunlardan biri de ‘İle’dir. İle benim için farklıdır onu diğerlerinden tenzih ediyorum.  ‘İle’ hariç diğerleri bir şeyle bağ kurma, güzel, anlamlı bir cümleyi bozmuyor. Olumlu, birlik ve beraberliği ifade eder, anlam kaybına uğratma olasılığını sıfıra indirir. Yani Leyla ile Mecnun’ dediğimizde arasında bir bağ, bütün oluşmuş oluyor.

 Kendisinden önceki cümleleri acımasızca öldüren "ama lakin fakat" bağlaçlarına müebbet hapis vermek için TDK’ya ricada bulunuyorum. Hayatımızda ‘ama’lar yerine ‘çayda çay olmuş, evde evmiş’ gibi bizi mutlu eden bağlaçların, güzelliklerin çıkması duasıyla Allah’a emanet olun

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.