Dünyada önemli tarımsal ürünlerden birisi de fıstıktır. FAO verilerine (2014) göre, dünya fıstık üretimi 850-900 bin ton civarındadır. Önemli üretici ülkeler (ton olarak) İran (415.000), ABD (233.146), Türkiye (80.000) ve Çin’dir (76.943). Türkiye’nin 2016’da üretimi 172 bin tondur. Türkiye fıstık üretiminin; %45’i Gaziantep’te, %28’i Şanlıurfa’da, %11’i Adıyaman’da, %3,9’u Siirt’te, %3,6’sı Kahramanmaraş’ta ve geriye kalan %8,5’i de diğer bazı illerimizde gerçekleştirilmektedir

UZUN VADELİ POLİTİKALAR VE AR-GE

Cumhuriyet döneminde fıstık üretimini geliştirmek amacıyla 1937 yılında “Fıstık İstasyonu” adıyla bir birim kurulmuştur. Yine modern fıstık yetiştiriciliğini tanıtmak amacıyla 1948 yılında Ceylanpınar Devlet Çiftliği’nde kapama fıstık bahçesi kurulmuştur. Fıstık İstasyonunda 1974 yılından fıstık üzerinde “araştırma” çalışmalarına başlanılmıştır. Günümüzde “Antepfıstığı Araştırma Enstitüsü” adıyla faaliyet gösteren bu kuruluşun yöneticiliğini akademik unvana sahip Dr. Nevzat Aslan yürütmektedir. Enstitünün görev alanı ülkemizde antepfıstığı yetiştirilen tüm alanlardır. Enstitüde Tekin (Siirt çeşidi özelliğinde) ve Barak yıldızı çeşitleri ile Atlı, Aygur, Öztürk ve Kaşka erkeği çeşitleri geliştirilmesi gibi önemli çalışmalar gerçekleştirilmiştir…

Ülkemizde fıstıkla ilgili kitaplarda ilk araştırmanın 1958/1959 yılında yapıldığını görmekteyiz. Bu çalışma ticari bir çeşit geliştirme ile ilgili değil, fıstığın döllenme biyolojisi ile ilgilidir. Bilginin değere dönüştürülmesinde ne kadar geç kalmışız…

Fıstığın anavatanı Orta Asya, İran ve Anadolu’dur. Fıstık; ABD’ye ilk kez 1890 yılında (bazı kaynaklara göre 1848) getirilmiş ve ABD’de 1935 yılında sonra da araştırmalar başlatılmıştır… ABD 1980 öncesi antepfıstığı ithal ederken; geniş tarım alanlarına geliştirdiği verimli çeşitlerle fıstık bahçeleri tesis ederek dünyanın en büyük üreticisi durumuna gelmiştir.

Uzun vadeli tarım politikalarının ve AR-GE’nin ne kadar önemli olduğuna dikkat edilmelidir. Ülkemizde, ABD’den 30-40 sonra araştırmaların başlaması da ilginçtir.

VAR YILI YOK YILI KADER DEĞİL

antepfıstığı üretimi verimli arazilerde sulu koşullarda yapılmaktadır. Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Çiftçi Kayıt Sistemine (2016) göre ülkemizde antepfıstığı üretiminin % 92’si kuru koşullarda yapılmaktadır. Ülkemizdeki fıstık alanları kurak iklimde bölgelerinde ve üstelik çorak arazilerdedir. Bu da fıstıkların aşılama çağına gelmesini ve verime başlamasını uzatmaktadır (gençlik kısırlığı). Fıstıklar genetik olarak bir yıl bol bir yıl az ürün (periyodisite) verme özelliğine sahiptir. Yağış, sulama ve bakım şartlarının yetersiz olması periyodisiteyi artırmaktadır. Çiftçiler bunu “var yılı yok yılı” olarak ifade etmektedir. Yetiştiricilik olumsuz şartlarda yapıldığından rekolte (yıllık üretim) yıldan yıla değişmektedir. Aslında iyi bakım yapmak ve uygun çeşitleri yetiştirmekle daha az ürün kaybı ile düzenli ürün almak mümkündür. Var yılı yok yılı kader değil sorun entansif fıstık yetiştiriciliğinin yapıl(a)mamasıdır…

REKOLTE VE FİYATLAR

Dünyada düzenli üretim yapılırken bizde iklime, özellikle de yağışa bağlı olan üretimimiz dalgalı bir seyir takip etmektedir. Bu nedenle perakende fiyatı üretimdeki dalgalanmadan etkilenmektedir.

2017 yılı antepfıstığı için yok; Siirt fıstığı için ise var yılıdır. Türkiye’nin fıstık üretim istatistikleri incelendiğinde yok/var yılında rekoltenin % 35-55 kadar artış/azalış gösterdiği görülecektir. 2016 yılı rekoltesi (170 bin) ton olduğu dikkate alındığında 2017 rekoltesinin 90-110 bin ton (bazı tahminler daha düşük) olacağı tahmin edilebilir…

Bir kg fıstığın maliyet ağaçtan alınan ürün miktarına göre değişmektedir. Üretici fıstık bahçelerini işleme, gübreleme vb. işleri sonraki yılları düşünerek yapmak zorundadır. Bu yıl ağaç başı verim kuru bahçelerde 1 kg kadar düşeceği (var yılında 5-15 kg’a kadar alınabilir) tahmin edilerek 1 kg fıstığın maliyeti 30 TL olarak hesaplamıştır. Sulanan bahçelerde maliyet 25 TL’ye düşebilir. Fıstık üretimini (arzının) azalması fiyatların yükselmesine neden olacaktır. Geçen yıl 14-15 TL civarında olan taze fıstığın şu günlerde 25 TL’den satılması kuru fıstık fiyatlarının hayli yüksek olacağının işaretidir. 2016-2017 sezonunda kuru fıstığın 45-50 TL satıldığı dikkate alındığında önümüzdeki aylarda fiyatların 70-75 TL’ye yükselmesine şaşırmamak gerekir. Artması beklenen fıstık fiyatları nedeniyle tüketiciler için ilgili makamlar gerekli tedbirleri almalıdır…

Son söz: Birçok alanda olduğu gibi fıstıkta da geç kalmışız… Ancak geç geç değildir…


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Hüsnü Anteplioğlu 2017-10-12 01:25:39

Fukara kesimin az tükettiği bir üründü fıstık. Bu yıl kilosu 80 TL olursa hiç tüketemezler. Fiyatların aşırı yükselmesine izin verilmemeli .

Avatar
Tek çare İ.G. 2017-10-12 12:41:00

Fıstık gibi bir yazı olmuş değerli hocam.Ağız tadı ile fıstıklı baklava yiyorduk bu fiyatlarıda fıstık olursa baklavayı bırakın fıstık yiyemez olacağız. Alternatif ürün olan cevizli baklavaya yöneleceğiz. Sayın yazarım ceviz fiyatları nolur? O da yüksekir ağzımızın tadı kaçar mı?
Bu fiyst yükselmelerinin etiklerini üretim ve tüketime etkileniri de yazın...

Avatar
prof.Avni Türk 2017-10-12 15:56:12

Tebrikler. Kamuoyunun dikkatini çeken bir yazı olmuş. Fıstık fiyatları yüksek olunca bezelye kullanıldığı iddia ediliyor. Bu yıl yok yılı ise fiyatlar mutlaka yükselecektir. Yetkilileri göreve davet ediyorum.

Avatar
Çiftçinin umudu ismail hoca 2017-10-12 17:21:59

Değerli yazar
Ben fıstık işi ile uğraşan bir çifticiyim. Fıstıktan kazandığım para ile 3 evladımı okutmaya çalışıyorum. Var yılında para yetiyor çok şükür yok yılında ise para yetmediğinden inşaatta işçi olarak çalışıyorum. Evlatlarımın karnını bu şekilde doyurmaya çalışıyorum. Birgün sizi köyümüzde ağırlamak isterim.benim gibi onlarca çiftçi sizin bilginize ihtiyacımız var. Lütfen bizi bilgilendirip fıstık gibi bir hayat yaşamamızı sağlayın. Sesimiz olduğunuz için Allah eazı olsun sizden.

Avatar
Ali Karpuz 2017-10-13 15:03:47

Bu yıl fıstık üreticisi yeterince ürün alamadı. Bu birkaç aya kalmaz tüketicileri de etkileyecektir. Güneydoğudaki durumu biliyorum. Birkaç yıla bir bu sorun yaşanmakta. “kader değil” sözünün dikkate alınması lazım. Çiftçiler bilinçlendirilmeli. Yetkililer ise sorumluluklarını yerine getirmeli