Geçtiğimiz hafta Balfour Deklarasyonu’nun 100. Yıldönümüydü.  O dönem İngiltere Dışişleri Bakanı olan Arthur James Balfour,  bugün olduğu gibi o gün de Siyonizmin önemli isimlerinden olan Baron Walter Rothschild'lere  (2 Kasım 1917) yazdığı mektupta Filistin topraklarında Yahudilere bir "vatan" kurulmasını vaat ediyordu. "Halksız vatana, vatansız halkı yerleştirme" söylemiyle Filistinlilerin vatanını işgal hazırlıkları yapılarak Filistin topraklarına büyük bir Yahudi göçü başlatıldı.

Sykes-Picot Antlaşması'yla  (ki İngiliz diplomat Sir Mark Sykes de önde gelen bir Siyonist idi) Osmanlı İmparatorluğu'nun topraklarını Fransa ile paylaşma sürecini başlatan İngiltere,  Osmanlı’nın bölgeden çekilmesinden sonra Siyonist İsrail’in kuruluşu için hazırlık yapmaya başladı da diyebiliriz. 1917 Yılında hazırlanan Deklarasyonda söylenilenler, 1948 de İsrail’in devlet ilanıyla gerçekleştirilmiş oldu.

İngiltere Başbakanı Theresa May’ın "İsrail devletinin kurulmasında sahip olduğumuz rolden dolayı gurur duyuyoruz ve kesinlikle deklarasyonun 100. yılını gururla kutlayacağız" açıklamasının ardından Deklarasyonu’nun 100. yıl kutlamalarına katılan Siyonist İsrail lideri Binyamin Netanyahu, BBC'de katıldığı programda  “Sorun, 100 yıldır Filistin liderliğinin herhangi bir sınırdaki Yahudi devletini tanımamaktaki ısrarcılığıdır.” Diyerek yüz yıllık katliam ve işgalin sebebini işgal ettikleri topraklarda yaşayan Müslümanların İsraili tanımaması olarak gösterebildi.

Irak’da milyonlarca Müslüman katleden Amerika’nın “Irak’a demokrasi ve özgürlük götürdük” sözünden farklı mı bu açıklama?  

Batı, sadece pratik uygulamamalarıyla değil, teorisiyle de kötüdür! Her türlü katliamı yağmayı tecavüzü sömürüyü yaptıktan sonra işgal ettikleri topraklardaki insanları bu işgali tanımadıkları için suçlayabilen insan görünümlü yaratıklara başka ne dememiz gerekir?

Geçtiğimiz hafta değinmiştik, Amerika PKK-PYD’ye devlet kurma planını adım adım uygulamaya koyuyor. Ortada Daeş maeş kalmadı –ki zaten kendi kullanışlı örgütleriydi- hala en sofistike takip ve imha araçları da dahil  silah sevkiyatını sürdüyor. 

Bölgeyi iyi bilen ve sahada yıllardır aktif olarak görev yapan gazeteci Yılmaz Bilgen’in ifadesiyle “Şu anda PKK’yı ne Apo ne de başka birisi değil, Amerika’nın sömürge valisi olan özel temsilcisi Brett Mcgurk yönetiyor.”   PKK’nın son saldırısı ve DEAŞ’ın saldırı girişimiyle görüldüğü gibi, Amerika, bir yandan DEAŞ’i diğer yandan da PKK’yı kullanarak Türkiye’de terör estirmek ve içerde yaşanacak karışıklıktan istifade edip PKK devleti kurma peşinde.

Suud kraliyet ailesindeki hesaplaşmalar ABD yanlısı veya karşısında olmak ile izah edilebilir mi henüz bilmiyorum ama Trump’un her halükarda sopayı gösterip haracını aldığı Suud yönetimindeki karışıklık, Lübnan Başbakanı Hariri’nin  istifası, uzun bir zamandır çevremizdeki ülkelere yaptığı askeri yığınaklar,  ABD ve Almanya’nın Yunanistan’da yaptığı askeri tatbikatı da  göz önünde tutarsak,  bölgede yapmak istedikleri yeni dizayn planlarını uygulama adımlarını atmaya başladıklarını görmemiz gerek.

Coğrafyamızda yaşanan en büyük sorun Haçlı emperyalistlerle Siyonist İsrail’in işgal ve sömürü politikalarıdır. Binlerce kilometre öteden gelip Müslüman Coğrafyayı yağmalayan, katliam üstüne katliam yapan, kendi topraklarındaki insanları sürgün eden ve bütün bu vahşetin üzerine çıkıp “sorun sizsiniz “ diyebilen aşağılık sömürgeci zihin yapısı...

Bu saatten sonra Türkiye olarak tabir caizse ağzımızla kuş tutsak geri dönüşü yok başlayan sürecin. Emperyalistler bölgeyi parça parça ederek kendi güdümlerinde devletçikler kurmak için savaş da dahil her yolu denemeye kararlı. İçimizden görünüp bu işgalcilerin piyonu olan zihniyeti iğdiş olmuş devşirmeleri tasfiye edip dik durursak, geldikleri gibi değil bedelini de ödeyerek gideceklerini de çok iyi biliyorlar.  Karşılarında eski Türkiye yok.

Devlet olarak her şeye hazır olmak, milleti de buna hazırlamak ve yolumuzda yürümek zorundayız. Allah vatana millete ve ümmete zeval vermesin….


Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.